Logo

19. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ile davalı vek. Av. ...'in geldiği görülmüş olmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan taraf vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- KARAR -

Davacı vekili, taraflar arasında 390.000 ton taş kömürü satışı hususunda anlaşmaya varılmasına rağmen davalının malı teslim etmemesi nedeniyle davacının daha yüksek fiyatla başka firmalardan kömür temin etmek zorunda kaldığından zarara uğradığını ileri sürerek 500.000 USD'nin davalıdan USD'ye uygulanan en yüksek banka mevduat faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın davalının ikametgahı ABD'nin ... kentinde açılması gerektiğinden yetki itirazı olduğunu, davacı tarafından tahkime başvurulduğunu ve açılmış bir tahkim davası olduğundan derdestlik itirazının bulunduğunu, MÖHUK'un 24. maddesi uyarınca CİF satışlarda satıcının sorumluluğu malın yüklenmesi ile sona erdiğinden malın yükleneceği Avustralya hukukunun uygulanması gerektiğini, taraflar arasında sözleşme kurulmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davacı tarafından tahkime başvurulduğundan açılmış bir tahkim davası bulunduğu gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen karar, Dairemizin 12/07/2012 ve 2012/1263-2012/11638 E.-K. sayılı ilamı ile "Dosya içeriğine göre dava dilekçesini davalının 04.04.2007 tarihinde tebliğ ettiği anlaşılmakta olup, davalı vekili 25.05.2007 tarihli dilekçesi ile yetki ve derdestlik ilk itirazlarını ileri sürmüştür. Mahkemece yetki ilk itirazının cevap süresi içinde ileri sürülmediği gerekçesi ile reddedip diğer ilk itirazın kabulü çelişkili karar niteliğindedir. Aynı dilekçe ile ileri sürülen yetki itirazı süresi içinde ileri sürülmediği için reddedildiğinden derdestlik ilk itirazının da süresi içinde ileri sürülmediğinden reddi ile esasa girilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle bozulmuştur.

Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; dosya kapsamında yer alan belgelerden davalının kabul beyanı ile sözleşme ilişkisinin kurulduğu, davacı tarafından çekilen 26/04/2004 tarihli ihtar ile davalıya 7 günlük süre verilerek sipariş edilen kömürün teslim edilip edilmeyeceğinin bildirilmesi aksi halde taahhütlerinden vazgeçmiş sayılarak uğranılan zararın dava yoluyla talep edileceğinin ihtar edildiği, davalının siparişleri yerine getirmediğinden davacının dava dışı üçüncü kişilerden davalı ile aralarında kararlaştırılan bedelden daha yüksek bir bedel ile kömür aldığı ve bu nedenle uğramış olduğu zararın 12.012.772,37USD olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve taleple bağlı kalınarak 500.000USD'nin dava tarihi itibariyle işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle taraflar arasında ifası kararlaştırılan kömür vasıf ve niteliklerinin ihale şartnamesinde açıklanan kömür olduğunun kabulünden yola çıkılarak hüküm kurulmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda Ukrayna ve ABD firmalarından daha yüksek bedelle satın alınan kömür fiyat farkı baz alınmış ise de bu malın birebir şartnamedeki açıklanan malın muadili olup olmadığı hususunda denetime elverişli bir mütalaaya rastlanmamaktadır. Mahkemece uyuşmazlık konusu sektörden de uzmanlığı bulunan bir bilirkişinin mevcut heyete dahil edilerek ya da yeniden oluşturulacak bir bilirkişi heyetine sektörel bilirkişi de eklenerek davalının, zarar oluşmadığı şeklindeki itirazlarını karşılayacak şekilde bir rapor alınarak varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna istinaden yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 22/01/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***