"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasında uzun süredir devam eden alım-satım ilişkisi bulunduğunu, davacı şirketin, davalı şirketten 16.01.2012 tarihi itibariyle toplam 202.214,42 TL alacağı bulunduğunu ileri sürerek, şimdilik bu alacağının 70.000 TL'sinin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, 02/05/2014 tarihinde eksik harcı tamamlayarak dava değerini 202.214,42.-TL’ye çıkartmıştır.
Davalı vekili, davacının talep ettiği alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında imzalanan anlaşmalar çerçevesinde, davalı tarafından tanzim edilen faturalar ve mal iadeleri nedeniyle davalının davacı şirketten alacaklı olduğunu belirterek, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının 54.417,08 TL alacağı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 54.417,08.-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, bilirkişiden 1 asıl ve 4 tane ek rapor alınarak hüküm kurulmuş ise de hem bilirkişi kök raporu hemde ek raporları Yargıtay denetimine ve hüküm kurmaya elverişli değildir. Bu itibarla bu rapora istinaden hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Mahkemece yapılması gereken iş, dosyanın konusunda uzman bir bilirkişiye tevdi edilerek tarafların ticari defter ve kayıtları titiz bir şekilde incelettirilerek, taraf defterleri arasındaki farkın sebebi buldurularak, bu farkın irdelenerek sonuca gidilmesi gerekir. Bu bağlamda öncelikle davacının davalıya satıp teslim ettiği mal miktarı saptanmalıdır. Bu saptamada davacı mal satım faturalarının davalı defterlerinde kayıtlı olması veya kayıtlı olmayanların irsaliye ile teslim edildiğinin ispatı üzerinde durulmalıdır. Davalı tarafından borcun ödenmesi için davacıya yapılan ödemelerin davacı tarafından benimsenip kendi defterine kaydedilmemiş olanlar için davalının ödeme vasıtaları olarak kıymetli evrakla tahsil veya nakit ödemelerin yazılı belge ile ispatı aranmalıdır. Davalının sözleşme gereği davacıya kestiği hizmet bedeli v.s. faturaların ise davacı defterinde kayıtlı olmaması halinde, bu hizmetlerin davalı tarafından fiilen verildiğinin yazılı delille ispatı gerekir. Davalının mal iade faturalarının davacı defterinde kayıtlı olmayanlar için irsaliye ile teslim aranmalıdır. Davalı tarafından mal iade faturası düzenlenip davacının defterine kaydedildikten sonra, aynı konuda davacının iade faturası kesmesinin davalı tarafca benimsenmemesi halinde davacının borcunu eksiltmeyeceği üzerinde durulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre şimdilik taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harçların istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, 03/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.