Logo

19. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Kozan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davası hakkında Kozan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen davanın reddine yönelik 06.10.2016 gün ve 2015/307 E.-2016/1157 K. sayılı hükmün istinaf kanun yolu incelemesi sonunda Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi tarafından verilen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik kararın davacı vekilince süresi içinde temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

- KARAR -

Davacı vekili, davalı tarafından davacı hakkında icra takibi yapıldığını ancak davacının davalıya böyle bir borcu bulunmadığını, takip konusu 06.12.2011 tanzim 30.06.2012 vade tarihli 100.000 TL bedelli bononun davacı ile davalı arasında yapılan 06.12.2011 düzenleme tarihli protokolden dolayı, protokolün 3. maddesinde belirtildiği gibi ciro edilemez ve devir edilemez kaydıyla teminat senedi olarak davalıya verildiğini, bu nedenle davalıya borcunun bulunmadığını belirterek borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, dava dilekçesinde yer alan tüm beyan, iddia ve buna bağlı taleplerinin haksız olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde bahsettiği protokoldeki imzanın davalıya ait olmadığını, davalının senet aslından davalıya nakden borç para verildiğinin anlaşıldığını, davacının senet bedelini ödemediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince, her ne kadar davacı dava dilekçesine ekli protokole bağlı olarak davalı tarafa borçlu olmadığının tespitini talep etmiş ise de, davacı aleyhine yürütülen takibin kambiyo senedine dayalı bir takip olması hasebi ile bunun aksinin ancak aynı güçte yazılı delil ile ispatının mümkün olduğu, halbuki davacının dayandığı ve tüm iddialarına temel yaptığı protokolde yer alan imzanın davalıya ait olmadığı, bu suret ile illetten mücerret olan kambiyo senedine dayalı olarak borçlu olmadığını usulüne uygun delillerle ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştıur.

Bölge Adliye Mahkemesince, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, özellikle davacının delil olarak sunduğu protokol altındaki imzanın davalıya ait olmadığının Adli Tıp Kurumu raporu ile sabit olmasına, davaya konu bononun teminat senedi olarak verildiğinin yasal delillerle ispatlanamamasına göre davacının yerinde görülmeyen tüm istinaf itirazlarının reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara, kararın maddi hukuka ve muhakeme hukukuna uygun olmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nin 10.03.2017 gün, 2017/146 E.-2017/152 sayılı hükmünün ONANMASINA, dosyanın Kozan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 06/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***