"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar vek. Av. ...'in geldiği, karşı taraftan kimsenin gelmediği görülmüş olmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan davalılar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, 63.300,00 TL bedelli senede dayalı olarak başlatılan icra takibinde davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu senede dayalı olarak yapılan takibe itiraz üzerine açılan itiraz iptali davasında mahkemenin davacının senet nedeniyle borçlu olduğuna karar verdiğini ve kararın kesinleştiğini, kesin hüküm nedeniyle davanın reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne yönelik verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 25/11/2015 tarihli ve 2014/20200-2015/15567 E.-K. sayılı kararı ile "davaya konu senetle ilgili ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yukarıda belirtilen ve kesinleşen 28.11.2012 tarihli ve 2012/201 E.-2012/292 K. sayılı kararında, eldeki dava konusu senetten dolayı davacının borçlu olduğuna karar verildiğine göre söz konusu karar bu dosyada HMK'nın 303. maddesi anlamında kesin hüküm teşkil etmektedir. O halde mahkemece işin esasına girilmeksizin dava şartı olarak kabul edilen kesin hüküm sebebiyle HMK'nın 114/1-i ve 115. maddeleri uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. " gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu senetle ilgili ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 28/11/2012 tarihli ve 2012/201 ve 2012/292 E.-K. sayılı kararında, eldeki dava konusu senetten dolayı davacının borçlu olduğuna karar verildiği, söz konusu kararın bu dosyada HMK'nın 303. maddesi anlamında kesin hüküm teşkil etttiği gerekçesiyle HMK'nın 114/1-i ve 115. maddeleri uyarınca davanın reddine, Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 4.329,72 TL harçtan peşin alınan 1.109,10 TL'nin mahsubu ile kalan 3.220,62 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına ve davalılar yararına 7.313,00 TL vekalet ücretine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Mahkemece, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş olmasına göre davacı aleyhine maktu red harcına hükmedilerek, kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına AAÜT'nin 7/2 maddesinin "Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur." hükmü uyarınca 1.980,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirse de bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi ve 5236 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın 5236 sayılı Kanunun 16. maddesiyle değiştirilmeden önceki 438/7 maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle hüküm fıkrasının 2. maddesi tamamen hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine; "2. Alınması gereken 31,40 TL maktu karar ve ilam harcının peşin harçtan mahsubu ile bakiye 1.077,70 TL'nin talep halinde davacıya iadesine," sözcük ve rakamlarının yazılmasına, yine hüküm fıkrasının 4. maddesindeki "7.313,00" rakamları hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine "1.980,00" rakamları yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 12/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.