Logo

19. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -

Davacı vekili, davalıların müvekkil bankaya olan borcundan dolayı icra takibi başlatıldığını, bu borcun muris ... ve müvekkil banka arasında akdedilen kredi sözleşmesinden doğan bir borç olduğunu, murisin ölümü ile kefil ...'a ve mirasçıları ... ve ...'a intikal ettiğini ancak davalıların borca itiraz ettiğini, bu nedenle icra dosyasına yapılan itirazların iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, davalıların % 40 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili; muris ... kredi kullanırken ölümüne sebep olan kanser hastalığını aynı zamanda ... Emeklilik A.Ş. acenteliğini yapan davacı bankaya bildirdiğini ancak borçlu ... ölümü ile riziko edilen borcun hayat sigortasından tahsil edilmesi gerekirken ... ve Emeklilik A.Ş'nin kredi öncesinden gelen kanser hastalığının teminat dışı olduğunu bildirerek borcu karşılamadığını, kaldı ki müteveffanın çoklu organ yetmezliğinden öldüğünü, bu nedenle davanın ... ve Emeklilik A.Ş.'ye ihbar edilmesine, açılan davanın reddedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, murisin beyan ettiği kanser hastalığının hayat sigortası kapsamında kalmadığı, davalıların mirasçı ve müteselsil kefil sıfatı ile murisin borcundan sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına, ihbar olunan ... ve Emeklilik A.Ş tarafından yapılan bir davaya katılma ve müdahale talebi bulunmadığından ihbar olunan hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava taraflar arasında düzenlenen tüketici kredisi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemidir. Sözleşmenin düzenlendiği 21.05.2013 tarihinde yürürlükte olan 4077 sayılı Kanunun 3/e maddesine göre tüketici, “Bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi” ifade etmekte olup, davanın tarafının tüketici olması nedeniyle uyuşmazlığın bu yasa kapsamında bulunmasına göre, aynı Kanunun 23.maddesi uyarınca 4077 sayılı Kanunun uygulanması ile ilgili her türlü uyuşmazlığın Tüketici Mahkemelerinde bakılacağı öngörüldüğünden Tüketici Mahkemesi görevlidir. Mahkemelerin görevinin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınması gerekir. Bu nedenle Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu gözetilmeden anılan kanun hükmüne aykırı şekilde genel mahkeme tarafından hüküm verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 29/04/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***