"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, faturaya dayalı alacağın tahsili için giriştiği icra takibine davalının itiraz ettiğini, takibin durduğunu, davacı ile davalı arasında geçmişe dayalı ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişkiye göre aracının malı teslim aldığı, müşteriye teslim ettiği, parayı da alarak mal sahibine iade ettiğini, davacı tarafından sözleşmeye konu malların bu örf ve adete uygun olarak aracı vasıtası ile davalıya teslim edilmesine rağmen davalının fatura borçlarını ödemediği gibi kendisine teslim edilen fatura içeriğine süresi içinde itiraz etmediğini, icra takibine yapılan itirazın zaman kazanmaya yönelik haksız bir itiraz olduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalıdan olan alacağının tespiti ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında alım satım akdi bulunmadığını, davalının pazarlamacı olarak tabir edilen aracı firmalardan alışveriş yaptığını davacı ile doğrudan alışveriş yapmadığını, davalıya teslim edilen bir fatura ve mal olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, taraflar arasındaki husumetin ticari alım satım ilişkisinden kaynaklandığı, davaya konu fatura ve sevk irsaliyelerinde teslim edilen malların aracılar vasıtasıyla davalıya adresinde teslim edildiği, genel yetki kuralının aksini geçerli gösteren bir durum bulunmadığı gerekçesiyle dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, karar kesinleştiğinde ve süresi içinde talep edilmesi halinde dosyanın davalı ikametgahı olan yetkili Simav Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2015/13235 Esas, 2016/4415 Karar sayılı, 10/03/2016 tarihli ilamı ile “Taraflar arasında geçmişe dayalı ticari ilişkinin varlığı anlaşılmakta olup, yerleşim yerinde ifa edilir. Bu nedenle davacının alacağı para alacağıdır. TBK'nın 89/1 maddesi uyarınca para borçları alacaklının ödeme zamanındaki davacının ikametgahı mahkemeleri de yetkili olacağından mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama neticesinde, mal tesliminin sevk irsaliyesi içeriğinde açıkça görüleceği üzere aracı durumundaki kişiye yapıldığı, davalı tarafça açıkça kabul edilmeyen fatura konusu malların aracı tarafından davalıya teslim edildiği olgusunun ispatlanamadığı, teslim edilse dahi bu konudaki alacağın muhatabının aracı olup, davacının da alacağını aracıdan talep etmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 04.02.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.