Logo

19. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -

Davacı vekili, davacı ile davalı arasındaki kredi kartı sözleşmesinden kaynaklanan alacağını tahsil için başlattığı icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı kredi kartı üyelik sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olmadığını belirterek, davanın reddini ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan talep edebileceği toplam alacak miktarının 36.945,28 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı bankadan alınıp kullanılan kredi kartı borcundan kaynaklanmaktadır.

5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 44/2. maddesine göre; "Kart çıkaran kuruluşlarca açılacak davalarda 1086 sayılı HUMK.'nun görevine yetkiye ilişkin hükümleri uygulanır." Bu yasal düzenleme karşısında, 01.10.2011 tarihine kadar olan dönemde bankalarca kredi kartı hamilleri aleyhine açılan ve istisnalar dışında kalan davalarda görevli mahkeme, dava değerine göre genel mahkemeler sıfatıyla sulh veya asliye hukuk, bu tarihten sonraki davalarda ise 6100 sayılı HMK’nun 2/1. maddesi uyarınca dava değerine bakılmaksızın asliye hukuk mahkemesidir.

28.11.2013 tarihli ve 28835 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra oluşacak banka kredi kartı uyuşmazlıklarında ise görevli mahkeme, anılan Kanunun 3/1-k-l,4/3,73/1,83/2 ve geçici 1. maddelerinde yer alan hükümler çerçevesinde belirlenmelidir.

Mahkemece, açıklanan görev hükümlerinin yorumunda yanılgıya düşülerek somut olayda 23/01/2014 tarihinde davanın açıldığı dikkate alındığında asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gözetilmeden işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 15/04/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***