Logo

19. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

- K A R A R -

Davacı vekili, davalı tarafından davacı hakkında başlatılan icra takibine konu senetteki imzanın davacıya ait olmadığını belirterek, takibin ve takibe konu senedin iptaline, davalı aleyhine %40 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, Genel Kredi Sözleşmesi ve İşletme Kart Taahhütnamesi'ne istinaden kullandırılan kredi borcu geri ödemelerinin zamanında yapılmaması nedeniyle dava konusu senede dayalı olarak bakiye borç miktarı üzerinden davacı aleyhine takip başlatıldığını, senetteki imzanın davacıya ait olduğunu savunarak davanın reddine, davacı aleyhine %40 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, senetteki imzanın davacıya ait olmadığı gerekçesiyle davacının borçlu olmadığının tespitine, tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı ve davacı vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 2015/8428 esas ve 2016/1118 karar sayılı ve 29/01/2016 tarihli ilamı ile "Davacı icra takibine konulan ve bedeli 100.000 TL olan bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiş olup, dava İİK'nın 72. maddesine dayalı menfi tespit davasıdır. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi uyarınca karar ve ilam harcının 1/4'ü peşin alınır. Aynı Kanun'un 32. maddesi gereğince yatırılması gereken harç alınmadan ya da eksik yatırılan harç tamamlatılmadan yargılamaya devam edilemez. Mahkemece anılan yasa hükümleri gözetilmeden maktu peşin harç alınarak yargılama yapılması usul ve yasaya aykırıdır. 3)Takipte talep edilen miktar 11.000 TL olup, imza sahte çıktığı ve takip alacaklısı ile takip borçlusu arasında keşideci lehtar ilişkisi bulunduğundan, davalı takibinde haksız ve kötüniyetli kabul edilerek davacı yararına tazminata hükmedilmesi gerekirken, bu yönün de gözetilmemiş olması isabetsizdir.” gerekçesiyle bozulmuştur.

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının eksik harçla açtığı davanın harcının tamamlandığı, davacının 100.000,00 TL bedelli bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, takipte talep edilen miktarın 11.000,00 TL olduğu, 11.000,00 TL üzerinden takibe konulan senetteki imzanın sahte çıktığı ve takip alacaklısı ile takip borçlusu arasında keşideci lehtar ilişkisi bulunduğundan davalının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu gerekçesiyle 11.000,00 TL üzerinden davacı yararına %20 oranında kötü niyet tazminatına, davacının takibe konu senetten dolayı davalıya borçlu olmadığına ve takibin iptaline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

2- Dava, 100.000 TL bedelli bono nedeniyle menfi tespit davası olup dava kabul edilmiştir. Bu nedenle alınması gerekli nisbi karar harcı 6.831,00 TL'dir. Davacı 21.15 TL başvuru harcı ve bozmadan sonra 1.520,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.541,15 TL harç yatırmıştır. 6.831,00 TL nisbi karar harcından davacının yatırdığı peşin harç indirildikten sonra geriye kalan 5.289,85 TL harcın davalıdan tahsili gerekir. Mahkemece hüküm fıkrasının 3. bendinde harç bu şekilde hesaplanmamış ve yanlış hüküm kurulmuştur. Bu husus re’sen bozma sebebidir. Ancak hükmün bu şekilde bozulması halinde yeni bir yargılama yapılması gerekmeyeceğinden hüküm fıkrasının “3-Peşin alınan 1.541,15 TL harçtan alınması gereken 781,00 TL harcın mahsubu ile arta kalan 760,15 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,” şeklindeki 3. bendinin hüküm fıkrasından tamamen çıkarılarak yerine “3- Bu karar nedeniyle alınması gereken 6.831,00 TL nisbi karar harcından 1.541,15 TL peşin harç indirilerek geriye kalan 5.289,85 TL harcın davalıdan tahsiline,” fıkrasının eklenmesine, hükmün bu şekilde düzeltilmesine ve düzeltilmiş şekliyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının (3) nolu bendinin hüküm fıkrasından tamamen çıkarılarak yerine (3) nolu bent olarak “3- Bu karar nedeniyle alınması gereken 6.831,00 TL nisbi karar harcından 1.541,15 TL peşin harç indirilerek geriye kalan 5.289,85 TL harcın davalıdan tahsiline” bendinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 25/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***