Logo

19. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mah. Sıf.)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının usule ilişkin bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

- K A R A R -

Davacı vekili, davacının davalı bankada mevduat hesabının olduğunu, davacının maaşlarının bu hesaba yatırıldığını, davacı tarafından davalı bankadan bireysel bankacılık sözleşmesi gereğince alınan kredi kartı borcuna mahsuben maaş hesabına blokeler konularak bu borcun usulsüz olarak tahsil edilmeye çalışıldığını, bu nedenle davalı bankanın yaptığı usulsüz kesintilerin tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığını, davalı banka tarafından maaş hesabından yapılan kesintilerin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve davalı aleyhine %40’tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir

Davalı vekili, davacıyla aralarında imzalanan bireysel bankacılık sözleşmesi uyarınca verilen kredi kartının ödemelerinin zamanında yapılmadığını, sözleşmedeki rehin/mahsup hükmüne göre borcun asgari tutarının tahsil edilmeye çalışıldığını, sözleşme hükmünün davacı ile müzakere edilerek imzalandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece asliye hukuk mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonucu davanın kabulüne, icra takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2016/8526 esas 2017/3697 karar ve 11.05.2017 tarihli ilamıyla “Dava, kredi kartları üyelik sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3/1-k-j, 4/3, 73/1, 83/2 ve geçici 1. maddeleri uyarınca uyuşmazlığı çözmeye görevli mahkeme tüketici mahkemesidir. Yerel mahkemece Tüketici Mahkemesi sıfatıyla yargılamaya devam olunması gerekirken, Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla yargılamanın sonuçlandırılması doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.

Mahkemece usule ilişkin bozma ilamına uyularak tüketici mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonucu başkaca araştırma ve inceleme yapılmadan, davanın kabulüne, icra takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş olup, hüküm davalı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davalı banka savunmasında, davacının banka nezdindeki maaş hesabından davacının kredi kartından kaynaklanan borcunu mahsup ederken davacının imzaladığı sözleşmedeki rehin/mahsup haklarına dayandığını belirtmiştir. Mahkemece davalının bu savunması üzerine durulmadan, davalı bankanın sözleşme kapsamında haksız davranışının nasıl saptandığı, sözleşmelerin ilgili maddeleri de belirtilmek suretiyle açıklanmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece yapılması gereken iş; davalı banka kayıtları üzerinde uzman bilirkişiye inceleme yaptırıp, davacının davalı bankaya kredi kartı borcu bulunup bulunmadığı ve davalı bankanın yaptığı kesintilerin bu borcun tahsilini sağlayacak miktarda olup olmadığı ve sözleşmeyle davacının davalı bankaya hesap üzerinde böyle bir tasarruf hakkı verip vermediğini saptamaktan ibarettir. Bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 02.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***