"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini, davalı her ne kadar icra takibe konu faturalardaki malların kendisi tarafından değil de önce yetkilendirdiği ancak sonradan azlettiği temsilcisinin satın aldığını belirtse de azledilen şahsın davalının oğlu olduğunu ve azilden sonra da işyerinde iş yeri sahibi gibi hareket etmeye devam ettiğini, davacının bu azilnameden haberinin olmasının düşünülemeyeceğini, kendisine herhangi bir tebligat yapılmadığını, davacının iyiniyetle davalıya mal vermeye devam ettiğini, alacağının hukuken geçerli bir sebebe dayandığını belirterek itirazın iptaline ve icra inkara tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının davalıya sattığını iddia ettiği malları aslında davalının azlettiği temsilcisi ... ile bu kişi ile birlikte hareket eden ...’ya verdiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucu, davacı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde mali müşavir vasıtasıyla rapor alınması için talimat yazıldığı, usulüne uygun tebligata rağmen talimat mahkemesince verilen sürede davacı tarafın ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, sonraki celsede davacı vekilinin mahkemeden eksik hususların tamamlanması için süre talep ettiği, tebligatın usulüne uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin ek süre talebinin reddedildiği, davanın tanıkla ispatı mümkün olmadığından tanık dinlenmediği, dava dilekçesinde yemin deliline açıkça dayanılmadığı anlaşıldığından davacıya yemin delili hatırlatılmadığı gerekçeleri ile davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davalının davacıyla olan bu ticari ilişkisini kendisini temsil hususunda yetki verdiği oğlu aracılığıyla sürdürdüğü konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Davalı, dava konusu takibin dayanağı olan faturalardaki malları oğlunun teslim aldığını ancak oğlunu daha önce vekillikten azlettiğini mal tesliminin azilden sonra olduğunu bu nedenle davacının bu malların bedelini kendisinden isteyemeyeceğini belirterek takibe itiraz etmiş ve davada kendisini bu şekilde savunmuştur. Davalı, vekilini azlettiğini davacıya bildirdiğini ispat etmedikçe davacının önceki ilişki bağlamında davalının yetkilisi olarak vekiline yaptığı teslimden sorumludur. Dosya içerisinde yapılan tahkikatta bu azilnamenin davacıya bildirilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece bu olgular dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekirken davanın yazılı gerekçe ile reddedilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 14/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.