"İçtihat Metni"
Davacı ... vekili Av. ... ile davalılar 1-... 2-... 3-... vekili Av. ... arasında görülen dava hakkında Çay Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 2017/194 esas, 2017/279 karar sayılı ve 18.07.2017 tarihli hükmün düzeltilerek onanmasına ilişkin Dairemizin 2017/4809 esas, 2019/2231 karar sayılı ve 03.04.2019 tarihli ilamına karşı davalılar vekilince süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalıların davacıya olan borçları nedeniyle bono keşide ettiklerini, bononun vade tarihi geçmesine rağmen ödemediklerini, davacı alacağının tahsili için davalılar aleyhinde genel haciz yoluyla takip başlatıldığını, davalıların borca itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, takibe konu bononun zamanaşımına uğradığını, davacıya borcun bulunmadığını, takibe konu senetteki imzaların kendilerine ait olmadığını savunarak, davanın reddini ve kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yargılama sonucunda, senet üzerindeki imzaların davalılar ...,...'in eli ürünü olduğunun belirlendiği, davalılardan ...'ün ise eli ürünü olup olmadığının kesin olarak tespit edilemediği, alacağı ispat yükümlülüğünün davacıda olduğu gerekçesiyle davanın ... ve ... yönünden kısmen kabulüne, davalı ... yönünden reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2017/4809 esas ve 2019/2231 karar ve 03.04.2019 tarihli ilamı ile “Davacı vekilinin davacı aleyhine hükmolunan maktu ve nispi vekalet ücretlerine ilişkin temyiz istemine gelince, dava konusu senette davacı lehtar davalılar ise keşideci sıfatı ile yer almaktadır. Bu durumda müşterek vekille temsil edilen davalılar yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalılar yönünden red sebeplerinin farklı olduğu gerekçesiyle vekalet ücretinin ayrı ayrı takdir edilmesi doğru olmamış ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi ve 5236 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 5236 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle değiştirilmeden önceki 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.” gerekçesiyle düzeltilerek onanmasına oy çokluğu ile karar verilmiştir.
Davalı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine dosyanın yeniden incelenmesi üzerine davanın davalılar ... ve ... yönünden kısmen ret sebebi işlemiş faizin talep edilemeyeceği ve davalı ... yönünden ret sebebi ise senette ona atfen atılan imzanın onun eli ürünü olmamasına dayalı olduğu, dava ret sebeplerinin davalılar yönünden farklılık arzettiği,hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin 3/2. maddesi gereğince yerel mahkemenin davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdirindeki uygulaması doğru olduğu ve hükmün bütünüyle onanması gerekirken düzeltilerek onanmasının doğru olmadığı anlaşıldığından davalılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2017/4809 esas ve 2019/2231 karar ve 03.04.2019 tarihli ilamının kaldırılarak yerel mahkeme kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2017/4809 esas, 2019/2231 karar ve 03.04.2019 tarihli ilamının kaldırılmasına, hükmün ONANMASINA, fazla yatırılan peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya, karar düzeltme peşin harcının istek halinde karar düzeltme isteyen davalılara iadesine, 10.06.2020 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(M)
KARŞI OY YAZISI
Dava konusu senette davacı lehtar davalılar ise keşideci konumundadırlar. Müşterek vekil ile temsil edilen davalılar yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden yerel mahkeme kararının düzeltilerek onanması doğru olup davalı vekilinin karar düzeltme isteminin reddi görüşünde olduğumdan saygıdeğer çoğunluğun görüşüne muhalifim.10.06.2019