Logo

2. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı davalı erkeğin davasının reddine, davalı davacı kadının davasının kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması taraf vekillerince istenilmekle ; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 01.03.2022 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir..

Belli edilen günde temyiz eden davacı-davalı ... vekili Av. ... ve karşı taraf temyiz eden davalı-davacı ... vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 11:30'da Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Davacı davalı erkek vekili dava dilekçesinde özetle ; davalı davacı kadının haysiyetsiz, müvekkilini aşağılayıcı, küçük düşürücü bir yaşam sürdüğünü, anneye yakışamayacak bir biçimde yaşadığını, evlilik dışı yaşam biçiminin süreklilik arz ettiğini, davalı davacı kadının ahlak dışı yaşam biçiminin ispat edileceği iddia edilerek tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 163 üncü maddesi uyarınca boşanmalarına, müvekkili yararına 250.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

2. Davacı davalı erkek vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde özetle; asıl kusurun davalı davacı kadından kaynaklandığını, birleşen davadaki iddiaların kadının kendini kurtarmaya yönelik hayal ürünü iddialardan ibaret olduğunu, müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını belirterek birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3. Davacı davalı erkek vekili 15.04.2021 tarihli dilekçesi ile asıl davayı tamamıyla ıslah ettiklerini, davalı davacı kadının .... İsimli kişi ile ilişkisinin devam ettiğini, ahlak dışı davranışların yaşam tarzı haline geldiğini, fiili ayrılık döneminde de eylemlerinin temadi ettiğini, davalı davacı kadının yatak odası pozlarını ve fotoğraflarının yakın çevresine de gönderildiğini, davalı davacı kadın ile .... İsimli şahıs arasındaki yazışmaların da kadının ahlaksız hayatını ispat ettiğini, davalı davacı kadının ... isimli başka bir erkekle daha birlikte olduğunu, bu kişi ile otellerde kaldığını, para gönderdiğini belirterek ıslah dilekçesinin kabulü ile haysiyetsiz hayat sürmesi nedeni ile tarafların boşanmalarına, bu mümkün olmadığı takdirde evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile tarafların boşanmalarına karar verilmesini, müvekkili yararına yasal faizi ile birlikte 150.000,00 TL maddî, 250.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı davacı kadın vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; davalı davacı erkeğin müvekkilini başka kadınlarla aldattığını, kadın sığınma evlerinde yaşayan kadınların çaresizliğinden faydalanmaya çalıştığını, bu kadınlara ahlaka aykırı bir yaşam sürdüğünü, pornografik filmler izlediğini, davacı davalı erkeğin müvekkilinin erkek kardeşinin eşi ile dahi ilişki yaşadığını, fiziksel şiddet uyguladığını iddia ederek tarafların 4721 sayılı Kanun'un 163 üncü maddesi uyarınca olmazsa 166 ıncı maddesi birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin anneye verilmesine, ortak çocuklardan Erkin için aylık 4.000,00 TL, Dilan için 3.500,00 TL, Liyasu için 3.000,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına hükmedilmesini, müvekkili yararına aylık 4.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına hükmedilmesini, nafakalara yıllık enflasyon oranında artış uygulanmasını, müvekkili yararına 500.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

2. Davalı davacı kadın vekili asıl davaya cevap dilekçesinde özetle; davacı davalı erkeğin iddialarının asılsız olduğunu, daha önceden aynı iddialar kapsamında davacı davalı erkek tarafından dava açıldığını, bu davanın feragat ile son bulduğunu, eldeki davada öne sürme olanağının bulunmadığını, asıl haysiyetsiz sürenin davacı davalı erkek olduğunu, davacı davalı erkeğin davasının yasal koşulları taşımadığı gerekçesi ile asıl davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı davalı erkeğin davayı münhasıran haysiyetsiz hayat sürme boşanma davası olarak açtığı, dava dilekçesinde birliğin temelinden sarsıldığı nedeni ile boşanma talebinin bulunmadığı, davacının hukuki nedenlere yeni nedenler eklemesinin ıslah yolu ile mümkün olmadığı belirtilerek davacı davalı erkeğin ıslah talebinin reddine karar verildiği, davacı davalı erkek tarafından 4721 sayılı Kanun'un 163 üncü maddesi uyarınca açılan davada yer alan iddiaların, daha önceden davacı davalı erkek tarafından ... 2. Aile Mahkemesinin 2017/306 esas sayılı dosyası üzerinden öne sürüldüğü, bu davadan feragat edildiği, feragatten sonra tarafların bir süre birlikte yaşadığı, bu sebeple eylemlerin davacı davalı erkek tarafından affedildiği, en azından hoşgörü ile karşılandığı, davalı davacı kadına kusur olarak yüklenemeyeceği, buna karşın davacı davalı erkeğin sadakat yükümlülüğüne açıkça aykırı eylemlerde bulunduğu, farklı bayanlarla birliktelikler yaşadığı, bu durumun süreklilik arz ettiği, davacı davalı erkeğin kabul edilen eylemlerinin 4721 sayılı Kanun'un 163 üncü maddesi kapsamında haysiyetsiz hayat sürme olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesi ile evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında davacı davalı erkek tamamen kusurlu olduğu kadın yararına yoksulluk nafakası ve tazminat verilmesi koşullarının gerçekleştiği, belirtilerek davacı davalı erkeğin davasının ve davalı davacı kadının 4721 sayılı Kanun'un 163 üncü maddesine dayalı davasının reddine, davalı davacı kadının davasının 4721 sayılı Kanun'un 166 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca kabulü ile tarafların boşanmalarına, ortak çocuklar Dilan ve Liyasu'nun velâyetinin anneye verilmesine, çocuklar için aylık 1.500,00'er TL tedbir ve iştirak nafakasına, davalı davacı kadın yararına aylık 2.000,00 TL tedbir yoksulluk nafakasına, nafakalara yıllık ÜFE oranında artış uygulanmasına, ortak çocuk Erkin ergin olduğundan çocuk için hükmedilen 1.500,00 TL tedbir nafakasının ergin olduğu 19.02.2019 tarihi itibari ile kaldırılmasına, davalı davacı kadın yararına 250.000,00 TL manevî tazminata, davacı davalı erkeğin manevî tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacı-davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; 15.04.2021 tarihli dilekçeleri ile davalarını tamamıyla ıslah ettiklerini, mahkemece usul ve yasaya aykırı şekilde ıslah dilekçesinin reddine karar verildiğini, ıslah dilekçesinde yer alan vakıa, delil ve boşanma sebeplerinin değerlendirilerek hüküm kurulması gerektiğini, dosya kapsamı ile davalı davacı kadının kusurlu davranışlarının ispat edildiğini, davalarının kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davalı davacı kadının davasının kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, zira birliğin temelinden sarsılmasında davalı davacı kadının tamamıyla kusurlu olduğunu, davalı davacı kadının tanıklarının anlatımlarının hükme esas alınamayacağını, davalı davacı kadın yararına manevî tazminat koşullarının oluşmadığı gibi miktarın da fahiş olduğunu, ortak çocuklar ile kuruluna kişisel ilişkinin yetersiz olduğunu, davalı davacı kadın yararına nafakaya hükmedilemeyeceğini, nafaka miktarlarının çok yüksek olduğunu, nafakaların kaldırılması gerektiğini belirtilerek, ıslah dilekçesinin hükme esas alınmaması, reddedilen davası, kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen nafaka ve tazminatlar ile reddedilen tazminat talebi ve kişisel ilişki süresi yönünden İlk Derece Mahkemesinin kararının lehine kaldırılmasını talep ederek istinaf yoluna başvurmuştur.

2. Davalı davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamı ile davacı davalı erkeğin haysiyetsiz hayat sürdüğünün ispat edildiğini, özel sebebe dayalı boşanma davasının kabul edilmesi gerektiğini, nafaka tutarlarının son derece düşük olduğunu, manevî tazminat miktarının da kusur durumu ve tarafların ekonomik sosyal durumuna göre düşük olduğunu belirterek, reddedilen 4721 sayılı Kanun'un 163 üncü maddesi kapsamındaki davası, kusur durumu, nafaka ve tazminatların miktarı yönünden İlk Derece Mahkemesinin kararının lehine kaldırılmasını talep ederek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Taraf vekillerince Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddi kararının hatalı olduğunu belirterek istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacı davalı erkeğin ıslah dilekçesinin hükme esas alınıp alınmayacağı, tarafların boşanma davalarının kabulü koşullarının oluşup oluşmadığı, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında kusurun kimden kaynaklandığı, tarafların tazminat taleplerinin kabulü koşullarının oluşup oluşmadığı, davalı davacı kadın yararına hüküm altına alınan manevî tazminatın miktarı, davalı davacı kadın ve ortak çocuklar için nafaka koşullarının oluşup oluşmadığı, miktarı, ortak çocuklarla baba arasında kurulan kişisel ilişkinin süresi noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 176 ncı madesi, 177 nci maddesi, 180 inci maddesi, 369 uncu maddesi, 371 inci maddesi. 4721 sayılı Kanun'un 163 üncü madesi, 166 ncı maddesi, 169 uncu maddesi, 174 üncü maddesi, 175 inci maddesi, 182 inci, 323 üncü, 327 nci, 328 inci ve 330 uncu maddeleri,

3. Değerlendirme

Davacı davalı erkek vekili tarafından dava dilekçesi ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 163 üncü maddesi uyarınca boşanmalarına karar verilmesi talep edilmiş, tahkikat aşamasında 15.04.2021 tarihli dilekçe ile davacı davalı erkek vekili tarafından davanın tamamıyla ıslah edildiği bildirilerek tarafların 4721 sayılı Kanun'un 163 üncü maddesi uyarınca boşanmalarına, bu taleplerinin kabul edilmemesi durumunda anılan Kanun'un 166 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına ve müvekkili yararına yasal faizi ile birlikte 150.000,00 TL maddî, 250.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesi talep edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince erkeğin dava dilekçesinde 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında boşanma talebinin bulunmadığı, davacı davalı erkeğin hukuki nedenlere yeni nedenler eklemesinin ıslah yolu ile mümkün olmadığı gerekçesi ile ıslah dilekçesi nazara alınmadan hüküm kurulmuş ise de; boşanma davasında tarafların her biri yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir, dayandıkları vakıalarını, dava konusunu, sebebini, talep sonucunu değiştirebilirler. Bu kapsamda davacı davalı erkek vekili tarafından sunulan 15.04.2021 tarihli ıslah dilekçesi kapsamında dava sebebi, dayanılan vakıalar, buna dayanak deliller ve talep sonucu değerlendirilerek hüküm kurulması gerekirken, ıslah dilekçesi nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre yeniden hüküm kurulması zorunlu hale gelen taraflarca karşılıklı olarak açılan boşanma davalarına ve fer'î taleplere yönelik tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Duruşma için takdir olunan 8.400,00 TL. vekâlet ücretinin ...'ten alınıp Nazım'a verilmesine, 8.400,00 TL. vekâlet ücretinin de Nazım'dan alınıp ...'e verilmesine,

Peşin alınan harcın istek halinde yatıranlara iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***