"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/548 E., 2022/513 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2021/197 E., 2021/802 K.
Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı erkek tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge adliye mahkemesi kararı davacı erkek tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle ; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.06.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir..
Belli edilen günde 13.06.2023 gününde taraflardan kimsenin gelmemiş olduğu belirlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı erkek dava dilekçesinde özetle; davalı kadın ile ruhen ve fikren anlaşamadıklarını, örf ve adetlerinin birbirine uymadığını, davalı kadının kendisini sürekli aşağıladığını, hakaret ettiğini, küçük düşürdüğünü, 6 yıl hapis yattıktan sonra memleketi ...'a gitmek istediğini, davalı kadının kendisi ile gelmeyi kabul etmediğini, pandemi nedeni ile iş bulamadığını, ...'de iş bulamadığını, eşinin de gelmemesi nedeni ile artık bir araya gelerek evlilik birliğini sürdüremeyeceklerini iddia ederek, tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesi birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına karar verilmesini, ortak çocukların velayetinin annesine verilmesini talep talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kadın cevap dilekçesinde özetle; açılan boşanma davasına bir diyeceğinin olmadığını, kendisinin de boşanmak istediğini, buna karşı dava dilekçesinde yer alan iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacı erkeğin sorumsuz olduğunu, başka bir kadınla yaşadığını, ortak çocuk ile ilgilenmediğini iddia ederek, ortak çocuğun velayetinin kendisine verilmesini, ortak çocuk için aylık 1.500,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına hükmedilmesini, kendisi için yasal faizi ile birlikte 50.000,00 maddi ve 50.000,00 manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tanıklarının geçimsizliğe ilişkin görgüye dayalı bilgilerinin olmadığı, tanıkların yalnızca tarafların 5 yıldır ayrı yaşadığını beyan ettiği, ayrı yaşamanın sebebinin ne olduğu, kimden kaynaklandığı hususunun dosya kapsamından anlaşılmadığı, davacının iddia ettiği vakaları ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı erkek tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı erkek istinaf dilekçesinde özetle; davalı eşi ile 7 yıllık evlilik hayatının yalnızca 1 yılını birlikte geçirdiklerini, diğer 6 yıl boyunca kendisinin cezaevinde olduğunu, davalının kendisini bir eş olarak kabul etmediğini, hakaret ettiğini, aşağıladığını, evlilik birliğinin çekilmez hal aldığını, davalı kadının cevap dilekçesinde boşanmayı kabul ettiğini, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirtilerek, hükmün tamamı yönünden İlk Derece Mahkemesinin kararının lehine kaldırılmasını talep ederek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı erkek tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı erkek temyiz dilekçesinde özetle; 7 yıldır evli olduğu kişinin yalan söyleme hastalığı, ailesi ile birlikte herkesi maddi ve manevi olarak sömürmesi nedeniyle davayı açtığını, davalı kadının altınların geri verilmesi hususunda talepte bulunduğunu ancak altınları paraya çevirdiğini beyan etmediğini, çocuğu kendisine karşı kullandığını, çocuğu ile görüşemediğini, davalıdan asıl ayrılma sebebinin patronu olan kişinin kredi kartından para çalması olduğunu bu hususun davalının patronu tarafından kendisine söylendiğini, bu olaydan sonra davalıdan tamamen tiksindiğini, pis, yalancı, hırsız ve iftiracı bir insanla evli kalmak istemediğini belirterek, hükmün tamamı yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı erkeğin boşanma davasının kabulü koşullarının oluşup oluşmadığı, usulüne uygun şekilde gösterilen delillerle davacı erkeğin iddialarını ispatlayıp ispatlayamadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi, 166 ncı maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190 ıncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen ..., tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı erkek tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Adli yardımdan yararlanması sebebi ile başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.