"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2920 E., 2022/2410 K.
KARAR : Başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kısmen kaldırılarak kaldırılan yönlerden yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 2. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2018/126 E., 2022/280 K.
Taraflar arasındaki değer artış payı ve katılma alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kısmen kaldırılarak kaldırılan yönlerden yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı kadın dava dilekçesinde; davalı adına evlilik birliği için alınan taşınmaz nedeniyle taşınmazın tapu kaydının iptali ile yarı hissesinin adına tescilini talep ve dava etmiştir.
2. Davacı kadın 01.11.2017 tarihli dilekçesinde; taşınmazın edinilmesinde ziynet eşyalarının kullanıldığını ileri sürmüştür.
3. Davacı kadın 23.11.2017 tarihli dilekçesinde; taşınmazın değerinin 10.000,00 TL olduğunu açıklamıştır.
4. Davacı kadın vekili 12.02.2018 tarihli dilekçesinde; dava dışı taşınmazın müvekkilinin ziynet eşyaları ile alındığını, işbu taşınmazın satılarak tasfiye konusu taşınmazın satın alındığını belirterek; müvekkilinin katkı payı ve katılma alacağının verilmesini talep etmiştir.
5. Davacı kadın vekili 21.06.2018 tarihli dilekçesinde; taşınmazın edinilmesinde kullanılan ziynet eşyalarının 7 adet Cumhuriyet altını, 3 adet 22 ayar bilezik, 3 adet yüzük ve hediyelik altın çerçeveli küpe olduğunu açıklamıştır.
6. Davacı kadın vekili 10.03.2022 tarihli dilekçesinde; 31.10.2021 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda müvekkilinin katılma alacağının 100.615,00 TL, müvekkilinin taşınmaza vermiş olduğu ziynet bedelinin de 19.588,00 TL olduğunu açıklayarak alacak miktarını toplam 120.203,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı erkek cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı erkek vekili 15.01.2018 tarihli dilekçesinde; taşınmazın müvekkilinin evlenmeden önceki birikimleri ile satın aldığı taşınmazın satışından elde edilen para ile satın alındığını savunmuştur.
3. Davalı erkek vekili 21.01.2019 tarihli dilekçesinde; taşınmazın müvekkilinin 2004 yılında aldığı işinden ayrılırken aldığı 3.948,00 TL ile dava dışı taşınmazın satışından elde edilen 8.050,00 TL ile alındığını açıklamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. Dava, boşanma davası ile birlikte açılmış olup boşanma dava dosyasından 22.12.2017 tarihinde ayrılmasına karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava dışı 580 ada 32 parsel sayılı taşınmazın davalı adına 02.04.2001 tarihinde satın alındığı, 25.04.2006 tarihinde satıldığı, işbu taşınmazın satış tarihinden iki yıl sonra tafsiye konusu taşınmaz satın alındığından aradaki sürenin uzunluğu nazara alınarak tafsiye konusu taşınmazın ediniminde davalının kişisel malı olan dava dışı taşınmazın satış bedelinin kullanılmadığı, davacının ve tanıkların davacının ziynetlerinin dava dışı taşınmaz alınırken kullanıldığını beyan ettikleri, dava dışı taşınmaz da evlilik birliğinde satılıp bedeli karine gereği taraflarca evlilik birliğinde kullanıldığından tasfiye konusu taşınmazın ediniminde ziynetlerin kullanılmadığı; taşınmazın güncel değerinin 325.390,80 TL olduğu, davacının yarı oranında 162.645,00 TL katılma alacağı bulunduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile, davacının 1050 ada 541 parsel sayılı taşınmaz yönünden davacının 162.645,40 TL katılma alacağı bulunduğuna, taleple bağlı kalınarak 100.615,00 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline; değer artış payı alacağı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı erkek vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde; tasfiye konusu taşınmazın edinilmesine davacının katkısının olmadığını, taşınmazın dava dışı müvekkilinin dava dışı taşınmazının satışından elde edilen para ile iş yerinden aldığı para ile alındığını, dava dışı taşınmaza davacının ziynet eşyalarıyla katkısının olmadığını belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava dışı taşınmazın satışından elde edilen paranın tasfiye konusu taşınmazın edinilmesinde kullanıldığının davacının kabulünde olduğu, bu nedenle tasfiye konusu taşınmaz alınırken dava dışı taşınmazın satışından elde edilen paranın kullanıldığının kabul edilmesi gerektiği; 2004 yılında iş yerinden ayrılırken alınan tazminatın da kullanıldığını iddiasının dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında ileri sürülmediği; davacının tanık beyanlarıyla dava dışı taşınmazın edinilmesine ziynet eşyalarının kullanıldığını ispat edemediği, davacının yemin delilinin de olmadığı, bu nedenle dava dışı taşınmaz alınırken davacıya ait ziynet eşyalarının kullanıldığı iddiasının ispatlanamadığı, davacının değer artış payı alacağı talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu; buna göre dava dışı taşınmazın 8.050,00 TL'ye satıldığı, tasfiye konusu taşınmazın 43.657,11 TL'ye alındığı, davalının kişisel malından yaptığı katkı oranının 0,184 olduğu, tasfiye konusu taşınmazın muhtemel karar tarihindeki değeri olan 325.390,80 TL ile çarpıldığında davalının denkleştirme alacağının 59.871,90 TL olduğu, bu miktar taşınmazın muhtemel karar tarihindeki değerinden düşüldükten sonra kalan miktarın yarısı olan 132.759,45 TL'nin davacının katılma alacağı olacağı olduğu gerekçesiyle; başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün (1) nolu bendi kaldırılarak (1) nolu bent yerine geçmek üzere yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüyle 1050 ada 541 parsel sayılı taşınmaz yönünden davacının 132.759,45 TL katılma alacağı olduğunun tespiti ile taleple bağlı kalınarak 100.615,00 TL katılma alacağının İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi olan 25.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde; tasfiye konusu taşınmazın edinilmesinde dava dışı taşınmazın satışından elde edilen para ile müvekkilinin iş yerinden aldığı para dışında para kullanılmadığını, işçilik alacağının hesaplamada dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, davacının taşınmazın edinilmesine katkısının olmadığını belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kişisel mal savunması ve ispatı noktasında toplanmaktadır. Dava, değer artış payı ve katılma alacağı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 26 ncı maddesi, 33 üncü maddesi, 190 ıncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi, 179 uncu maddesi, 202 nci maddesi, 219 uncu maddesi, 222 nci maddesi, 225 inci maddesinin ikinci fıkrası, 227 nci maddesi, 229 uncu maddesi, 230 uncu maddesi, 231 inci maddesi, 235 inci maddesinin birinci fıkrası, 236 ıncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı erkek vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.