"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/168 E., 2021/392 K.
DAVACI-DAVALI : ... vekili Av. ...
DAVALI-DAVACI : ...
DAVA TARİHİ : 18.03.2013
KARAR : Ret
Taraflar arasındaki davacı-davalı kadın tarafından açılan nafaka ve davalı-davacı erkek tarafından açılan birleşen boşanma davasından dolayı bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, Mahkemece asıl dava ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı-davacı erkek tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı-davalı kadın vekili dava dilekçesinde; erkeğin kadını haksız yere evden kovduğunu, kadın aleyhine boşanma davası açtığını, açmış olduğu boşanma davasının Mahkemenin 2011/238 Esas ve 2012/190 Karar sayılı ilamı ile reddedildiğini, kararın 25.02.2013 tarihinde kesinleştiğini, o tarihte çocuklarının yatılı okulda olması nedeniyle kadın lehine aylık 250,00 TL tedbir nafakası takdir edilmiş olduğunu, mevcut açılmış bir nafaka davası olmadığı için karar kesinleşinceye kadar devam ettiğini ileri sürerek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 169 uncu maddesi uyarınca ayrı yaşamada haklı olan kadın için aylık 700,00 TL, ortak çocuklardan her biri için de 300,00 TL tedbir nafakası verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı-davacı cevap dilekçesiyle, erkek tarafından Bünyan Asliye Hukuk Mahkemesinde 2013/55 Esas numarası ile açılan boşanma davası ile eldeki davanın birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı-davacı erkek birleşen dava dilekçesinde; davacı-davalı kadının kusurlu davranışları nedeniyle evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını iddia ederek 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına ve ortak çocukların velâyetinin babaya verilmesini talep ve dava etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
İlk derece Mahkemesinin 25.02.2015 tarihli ve 2013/42 Esas ve 2015/61 Karar sayılı kararıyla, davacı-davalı erkeğin daha önce Bünyan Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi nezdinde boşanma davası açtığı, böylelikle kadının ayrı yaşamada haklı olduğu, tarafların 2011 yılından beri ayrı yaşadıkları, dinlenen tanık beyanları ile evlilik birliğinin temelinden sarsıldığının sabit olduğundan bahisle asıl ve birleşen davanın kabulüyle asıl dava için kadın lehine aylık 300,00 TL tedbir nafakası ödenmesine, birleşen dava açısından ise 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin babaya verilmesine, müşterek çocuklarla anneleri arasında kişisel ilişki tesisine, kadın yararına 3.000,00 TL maddî, 3.000,00 TL manevî tazminat ödenmesine, erkeğin tazminat taleplerinin ise reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı-davalı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 16.10.2017 tarihli, 2016/5791 Esas, 2017/11102 Karar sayılı ilamıyla, davacı-davalı kadının temyiz isteminin reddiyle hükmün onanmasına karar verilmiş, Dairenin onama kararına karşı davacı-davalı karar düzeltme yoluna başvurmuştur.
2. Dairenin 07.03.2019 tarihli 2018/3325 Esas ve 2019/2425 Karar sayılı ilamıyla davacı-davalı kadının tedbir nafakasının miktarına yönelik karar düzeltme başvurusunun reddine, boşanma davasına yönelik karar düzeltme isteğinin ise kabulüyle İlk Derece Mahkemesi tarafından erkeğin boşanma davasının kabulüne karar verildiği halde boşanmaya neden olacak olaylarda tarafların kusuruna ilişkin bir gerekçe bulunmaması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararının erkeğin kabul edilen boşanma davası yönünden bozulmasına, boşanmanın ferilerine yönelik olarak yapılan sair temyiz itirazlarının ise incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
B. İkinci Bozma Kararı
1. Bozmaya uyan Mahkemece, davalı-davacı erkeğin, eşini yakınlarının evine bıraktığı, eşini istemediği, çocukları, eşi ve evi ile yeterince ilgilenmediği, zaman zaman başka bir kadınla bir araya geldiği, eşine şiddet uyguladığı, eşine hakaret ettiği, davacı-davalı kadının ise akrabalarının önünde eşine hakaret ettiği, sevgisini belli etmediği, böylelikle evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda erkeğin ağır, kadının ise az kusurlu olduğundan bahisle, kadının asıl davasında verilen hüküm Yargıtayca onandığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, erkeğin birleşen davasının kabulüyle 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, çocuklar ... olduğundan velâyetleri konusunda karar verilmesine yer olmadığına, kadın yararına 3.000,00 TL maddî, 3.000,00 TL manevî tazminat ödenmesine, erkeğin tazminat taleplerinin ise reddine karar verilmiş, bu karara karşı süresi içerisinde davacı-davalı kadın vekili tarafından boşanma davasına yönelik temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
2. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 31.05.2021 tarihli ve 2021/2637 Esas ve 2021/4181 Karar sayılı ilamıyla, davalı-davacı erkek tanıklarının sözlerinin evlilik birliğinin temelinden sarsılması durumunu kabule elverişli olmayan beyanlardan ibaret olduğu, bir kısım tanık beyanlarının ise sebep ve saiki açılanamayan soyut anlatımlardan ve eski tarihli olayların izahından ibaret olduğunu, böylelikle erkeğin boşanma davasının reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı bulunduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, asıl dava ile ilgili verilen hüküm hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen boşanma davasının ise reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-davacı erkek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı-davacı erkek temyiz dilekçesiyle, tarafların 2011 yılından beri ayrı yaşadıkları, evlilik birliğinde toplumsal ve bireysel fayda kalmadığını ileri sürerek asıl davanın reddine ve birleşen davanın kabulüne karar verilmek üzere kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, erkeğin birleşen boşanma davasının reddinin yerinde olup olmadığı, bozma ilamı uyarınca karar verilip verilmediği, bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşen yönlere ilişkin itirazlarının incelenip incelenemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 169 uncu maddesi. 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, Mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ve kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin hukuken mümkün bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı-davacı erkeğin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
İşbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.