Logo

2. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2020/93 E., 2022/1699 K.

KARAR : Başvurunun esastan reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 6. Aile Mahkemesi

SAYISI : 2018/636 E., 2019/1717 K.

Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüyle tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kadının, erkeği eş olarak görmediğini, erkeğe manevî olarak destek olmadığını, ortak çocukları da alarak evi terk ettiğini, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda kadının tam kusurlu olduğunu ileri sürerek 4721 sayılı Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı kadın cevap dilekçesinde özetle; erkeğin ilgisiz olduğunu, psikolojik şiddet uyguladığını, gerçek dışı ve hayal ürünü ithamlarının olduğunu, sapkın ve güven sarsıcı hareketlerde bulunduğunu, bu sebeple işine son verildiğini, uygunsuz filmler izlediğini, yıllar önce İstanbul'a çalışmaya gideceğini söyleyerek evden ayrıldığını, bir daha geri dönmediğini, ev giderleri ve çocukları ile ilgilenmediğini, borç yaptığını, ileri sürerek evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda erkeğin ağır kusurlu olduğunu ileri sürerek 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin anneye verilmesine, kadın yararına aylık 250,00 TL yoksulluk, her bir çocuk yararına da aylık 300,00 TL iştirak nafakası ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı erkeğin evi terk ettiği, 10 yıldır evin ve ortak çocukların ihtiyaçları ile ilgilenmediği, onları arayıp sormadığı, başka kadınlarla görüşerek güven sarsıcı harekette bulunduğu, kadının ise sürekli kavga ederek tartışma çıkardığı, böylece evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, ortak çocukların anne yanında yaşamaları, iradeleri ve babanın velâyet talebinin olmaması hususları dikkate alınarak velâyetlerinin anneye verilmesine, ortak çocuklardan her biri yararına aylık 200,00 TL tedbir ve aynı miktar üzerinden iştirak nafakasına hükmedilmesine, kadın yararına ise aylık 250,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı erkek vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ile aleyhine hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakası yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı kadın vekili istinaf dilekçesinde; erkeğin ağır kusurlu olarak kabul edilmesine rağmen kadın aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönlerden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu, hüküm fıkrasında 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına karar verildiği şeklinde karar oluşturulmuş ise de bu durumun maddî hata olarak kabulünün gerektiği, nitekim kısa kararda 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına karar verildiği, erkeğin davası kabul edildiğine göre kadın aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin isabetli olduğu gerekçesi ile tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kadın vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş, davacı erkek vekilinin harç ve masraf muhtırasının gereklerine uymaması nedeniyle davacı erkeğin temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı kadın vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince erkeğin ağır kusurlu bulunmasına ve kadın yararına boşanmanın fer'îlerine hükmetmesine rağmen kadın aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yönünden bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacı erkek tarafından açılan ve erkeğin ağır, kadının az kusurlu olması nedeniyle kabul edilen boşanma davası sonucunda yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin kadın aleyhine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un (6100 sayılı Kanun) 323 ve 326 ncı maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı kadın vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***