"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
SAYISI : 2022/691 E., 2022/863 K.
DAVA TARİHİ : 20.03.2019
KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen boşanma davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi esastan ret kararının ortadan kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının hükmedilmeyen tedbir nafakaları yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; kadın ve müşterek çocuk lehine tedbir nafakasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili ile gereği gibi ilgilenmediğini, müvekkiline ve ailesine karşı onur kırıcı davranışlar sergilediğini, davalının müvekkiline karşı hırçın agresif tavırlar sergileyerek onu gerek ev içerisinde gerekse dışarıda üçüncü kişilerin içerisinde aşağılayarak sürekli huzursuzluk çıkarttığını, davalının ailesi ile görüşmediğini, sosyal medya üzerinden hakaret ettiğini, kız kardeşinin geç gelmesi nedeni ile düğüne giderken davalının tartışma çıkardığını, son olaydan sonra müvekkilinin, davalının artık düzelmeyeceğini düşünerek evden ayrılıp babasının evine gittiğini, o tarihten buyana tarafların ayrı yaşadıklarını, evlilik birliğinin devamı davalıdan kaynaklanan nedenlerle müvekkili için çekilmez bir hal aldığını belirterek tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği boşanmalarına, müvekkili yararına 20.000,00 TL maddî ve 20.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kadın vekili cevap dilekçesinde özetle; iddiaların asılsız olduğunu, davacının son yıllarda sebepsiz bahanelerle sürekli huzursuzluk çıkarmaya başladığını, birlik görevlerini ihmal ettiği, kadına hakaretler ettiğini, güven sarsıcı davranışları olduğu, evi terk ettiği, müvekkilinin boşanmak istemediğini belirterek davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise lehine 100.000,00 TL maddî ve 150.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.01.2021 tarihli ve 2019/215 Esas, 2021/29 Karar sayılı kararıyla; tarafların tartıştıkları, kadının erkeğin ailesi ile görüşmediği, her ne kadar hakaret etmiş ise de evlilik birliğinin devam ettiği, düğüne giderken de kendilerine almaya gelen aracın geç gelmesi nedeni ile tartışma çıkardığı, kocanın dışarı çıkmasına izin vermediği, ancak davacının da hobilerine düşkün olduğu, kadına çirkinsin dediği, mahallelerindeki erkekle karşılaştıklarında senin layığın bu dediği, davalı kadına sinkaflı küfürler ettiği, yalnız başına tatile gittiği, anlaşıldığından tarafların sürekli kavga ettikleri taraflar arasında geçimsizlik olduğu, davalı kadının bu kusurlu davranışları yanında davacı erkeğin de kusurlu davranışları olduğu, taraflar arasında yaşanan olumsuz olaylar nedeniyle evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı, ortak hayatın çekilmez hale geldiği, bu aşamadan sonra da tarafların bir araya gelerek evlilik birliğini sürdürmelerinin imkansız olduğu bu haliyle boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin kadına nazaran ağır kusurlu, kadının az da olsa kusurunun bulunduğu gerekçesiyle erkeğin davasının kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesi gereği boşanmalarına, velâyeti anneye verilmesine, babayla kişisel ilişki tesisine, kadının tazminat taleplerinin kabulü ile kadın lehine 17.000,00 TL maddî ve 15.000,00 TL manevî tazminata, erkeğin tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 08.03.2022 tarihli ve 2021/955 Esas, 2022/498 Karar sayılı kararıyla; tarafların İlk Derece Mahkemesince kabul edilen kusurlarının gerçekleştiği, davacının boşanmaya neden olan olaylarda ağır, davalının az kusurlu olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir aykırılığın bulunmadığı, delillerin değerlendirilmesinde, kanunun olaya uygulanmasında, gerekçede ve kusur belirlemesinde hata edilmediği, tarafların boşanmaya neden olan olaylardaki kusur dereceleri, tarafların evlilik süresi, tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, kişilik haklarına yapılan saldırı ile boşanma yüzünden zedelenen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamı, paranın alım gücü, günün ekonomik koşullarına göre İlk Derece Mahkemesince davalı kadın için takdir edilen tazminat miktarının hakkaniyete uygun olduğu, dilekçe aşamasında davalı tarafından telefon kayıtlarına delil olarak dayanılmadığı, nafaka hakkında talep olmaması nedeniyle bu konuda hüküm kurulmamasında herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı gerekçesiyle tarafların istinaf taleplerinin esastan reddine karar vermiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 05.07.2022 tarihli ve 2022/4819 Esas, 2022/6758 Karar sayılı kararıyla davalı kadının kendisi ve ortak çocuk ... lehine tedbir nafakasına hükmedilmemiş olmasını istinaf ve temyiz kanun yolu başvurularına konu yaptığı, dosya kapsamındaki sosyal ve ekonomik durum araştırmasına göre, kadının işi ve gelirinin bulunmadığı, kadının dava dilekçesinde ortak çocuğun masraflarını karşılamakta güçlük çektiğini belirttiği, Bölge Adliye Mahkemesi kararında kadının tedbir nafakası talebi bulunmadığı belirtilmişse de boşanma veya ayrılık davası açılınca hakimin, davanın devamı süresince, gerekli olan özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, malların yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden almak zorunda olduğu, o halde 4721 sayılı Kanun'un 185 inci ve 186 ıncı maddelerinin üçüncü fıkraları uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı kadın ve ortak çocuk ... yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi kararının ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının kadın ve ortak çocuk lehine hükmedilmeyen tedbir nafakaları yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kadının çalışmadığı, ev hanımı olduğu, müşterek çocuğun anne yanında kaldığı, 4721 sayılı Kanun'un 169 uncu maddesi gereğince davalı kadın ve müşterek çocuk ... lehine eldeki davanın dava tarihi olan 20.03.2019 dan itibaren geçerli olmak üzere aylık takdiren ayrı ayrı 1.200,00 TL tedbir nafakasının boşanma ilamının kesinleştiği tarih olan 05.07.2022 tarihine kadar dönem için geçerli olmak üzere ... 3. Aile Mahkemesi 2018/996 Esas ve 2019/190 Karar sayılı ilamı ile takdir edilen nafaka ile tahsilde tekerrür olmamak üzere davacı erkekten alınarak davalı kadına ödenmesine, boşanma ve fer'îleri yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesini yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı erkek vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından tarafların sosyal ve ekonomik durumları göz önünde bulundurulmadan davacı kadın ve müşterek çocuk yararına fahiş miktarda nafaka takdir edildiğini belirterek kararı tedbir nafakaları yönünden temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı kadın ve müşterek çocuk lehine hükmedilen tedbir nafakalarının miktarı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 169 uncu, 185 inci ve 186 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukuken mümkün bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı erkek vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.