"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1159 E., 2022/1961 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Batı 1. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2020/283 E., 2022/23 K.
Taraflar arasındaki ziynet alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava ve cevaba cevap dilekçesinde özetle; ; tarafların ... 15. Aile Mahkemesi'nin 2020/93 Esas 2020/98 karar sayılı dosyası kapsamında düzenlenen protokol ile boşandıklarını, düğün sırasında takılan bilezikler ve çeyrek altınların davacıya verilmediğini, bileziklerin araba değiştirileceği, çeyrek altınların da düğün borçlarına harcanılacağı bahsiyle iade edilmek üzere davalı tarafından harcandığını, düğün esnasında takılan takılarda davalının da payı olduğu söylenerek iade edilmediği, 46.020,00 TL değerinde çeyrek altın ve 84.016,00 TL değerinde bilezik olmak üzere toplam 130.036,00 TL ziynet alacağının, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap ve ikinci cevap dilekçesinde özetle; davacının anlaşmalı boşanma protokolünde oynama yaptığını, düğün sonrası altınların yönetiminin her zaman davacıda olduğunu, ziynetleri iş yerinde sakladığını, bir kısmını da babasına verdiğini, kendisine verdiği kısım için 15.000,00 TL olarak anlaştıklarını ve protokole yazdıklarını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tanıklarından D. Ş ve D. A. ziynetlerin davalı tarafından davacıdan alındığını beyan ettikleri, davalı tarafından kadının ziynetleri bir daha iade edilmemek üzere verdiği hususu somut olayda ispat edilemediği, takılan takıların davalı tarafta kaldığının kabulü ile bilirkişi tarafından düzenlenen raporlar hükme esas alındığı, (her ne kadar bilirkişi düğünde takılan ve tespit edilen 19 adet 22 ayar bilezik üzerinden hesap yapmış ise de; davacı vekilinin açıklama dilekçesinde düğünde takılan 19 adet bileziğin yerine her biri yaklaşık 22,5 gramdan 9 adet bilezik alındığını ve 2 bileziğin davalının da muvafakatı ile davacının ailesine verildiğini iddia ettiği ve bu iddiası tanık Davut'un beyanı ile de sübuta erdiğinden mahkemece bilezikler yönünden her biri 22,5 gram olmak üzere 7 adet bilezik üzerinden talebin kabulüne karar verilmiştir.) 7 adet her biri 22,5 gram bilezik 68.040 TL,1 adet yarım altın 1.514,00 TL, 56 adet çeyrek altın 42.392,00 TL ziynet bedeli olan toplam 111.946,00 TL' nan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; protokolde ziynetlerin de dahil edildiği, kendi imzaladığı ile Mahkemeye sunulan arasında fark olduğunu, altında bulunan imzanın kendisine ait olmadığını, altınların kadının uhdesinde kaldığını, talep edilenden fazlasına karar verildiğini, evlilik içinde alınan ziynetin edinilmiş mal olduğunu, iadeye konu edilemeyeceğini, davanın reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılması talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen davacı tanıklarının, bileziklerin araba alımı nedeniyle, altınların ise borçlar nedeniyle bozdurulduğunu beyan ettikleri, davalı tanıklarının esasa etki eder mahiyette bilgi ve görgüleri bulunmadığı, anlaşmalı boşanma davasında kadının ziynet alacağından vazgeçmediği, taraflar arasında anlaşmalı boşanma davasında belirlenen 15.000,00 TL'nin maddî tazminata ilişkin olduğu, bu durumda ispat külfetini üzerinde bulunduran davacı kadının ziynet eşyalarının kendisinden alındığını ve iade edilmediğini ispatladığı, davalı tarafça ise ziynet eşyalarının iade edilmemek üzere verildiğinin ispatlanamadığı dikkate alındığında, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukukî değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; protokolde ziynetlerinde dahil edildiği, kendi imzaladığı ile mahkemeye sunulan arasında fark olduğunu, altında bulunan imzanın kendisine ait olmadığını, altınların kadının uhdesinde kaldığını, talep edilenden fazlasına karar verildiğini, evlilik içinde alınan ziynetin edinilmiş mal olduğunu, iadeye konu edilemeyeceğini, yemin delilinin hatırlatılmasına karşın kullanılmadığını bu nedenle davanı reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tarafından açılan ziynet alacağı davasında davanın kabulü koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, davacının yemin teklif etme hakkını kullanmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 190 ıncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1 inci, 2 nci 6 ncı, 220 nci, 222 nci, 226 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen ..., tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.