"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1345 E., 2022/1817 K.
KARAR : Başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çeşme Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
SAYISI : 2020/397 E., 2021/229 K.
Taraflar arasındaki yargılamanın yenilenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 25.06.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacı ... vekili Avukat ... ve karşı taraf davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin müteveffa ...'den alacaklı olduğunu, 31.07.1997 tarihinde 30 yıl süreli ortaklık ve kiralama sözleşmesi imzaladıklarını, karşılığında yaklaşık 5.000.000 USD alacaklı olduğunu, 03.06.2014 tarihinde Kartal 23.Noterliği'nin 8676 Yevmiye Numarası ile ihtarname gönderildiğini, borcun ödenmesinin istenildiğini, aksi halde hukuki yollara müracaat edileceğinin bildirildiğini, ödeme ihtarının gönderilmesinden bir hafta sonra 10.06.2014 tarihinde davalı ... Başak Arel ile borçlu eşi ...'in anlaşmalı olarak boşandıklarını, protokole göre ...'in tüm mal varlığını hayatın olağan akışına ve mal rejimine aykırı bir şekilde davalı eşi ...'e verildiğini, davalı ve müteveffa eşinin mal kaçırma saikiyle anlaşmalı boşanma yaptıklarını, tarafların boşandıktan sonra kesintisiz bir şekilde yaşamaya devam ettiklerinin, 2020 yılı Ağustos ayında bunu bizzat gidip gören kişiden öğrenildiğini, müvekkilinin bu hileli davranışı öğrenikten hemen sonra işbu davayı açtığını, ayrıca davalı aleyhine muvazaa sebebine dayalı tapu iptali ve tescil davası açtığını, bu durumda HMK'nın 376.maddesi uyarınca boşanma hükmünün iptalinin gerektiğini belirterek, Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesinin Aile Mahkemesi sıfatıyla verdiği 2014/323 Esas, 2014/319 Karar sayılı hükmünün iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının eldeki davayı açamayacağını, davanın esasına dahi girilmeksizin davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2014/323E. 2014/319K. Sayılı kararı ile davalı ... ile dava dışı müteveffa ...'in 10.06.2014 tarihinde anlaşmalı olarak boşandıkları, hükmün 10.06.2014 tarihinde kesinleştiği, eldeki dosyada davacı tarafından HMK 376. maddesi kapsamında 07.09.2020 tarihinde yargılamanın iadesi davası ikame edildiği, Davacısı Organik Gıda A.Ş. ve iş bu dosya davacısı ..., davalısı ... olan 2015/225E. 2020/49K. sayılı dosyasında; mahkememizin 2014/323E. 2014/319K. sayılı dosyasında davalıya devredilen taşınmazları da kapsayan taşınmazlar açısından önalım hakkından kaynaklanan tapu iptal ve tescil davası ikame edildiği, 2015/225E. 2020/49K. sayılı dosyasının gerekçeli kararında "taraflar arasında Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/798 Esas-2016/58 Karar sayılı ilamı ile dava konusu taşınmazların dava dışı ... tarafından eski eşi ...'den boşanma karşılığında temliki yapılan 60 tane parselin davalıya güvenerek ve inanarak ... isimli kişiye devretmek zorunda kaldığını" ibaresinin mevcut olduğu, gerekçeli kararın davacı ... vekiline 16.03.2020 tarihinde tebliğ edildiği Mahkememizin 2015/798E. 2016/58K. sayılı dosyada iş bu dosya davalısı Başak tarafından vefat eden eski eşi ...'den boşanırken boşanma karşılığında kendisine temliki yapılan 60 parselin davalılara temliki nedeniyle tapu iptal ve tescil davası ikame edildiği, iş bu dosya davacısı ... tarafından 2015/798E. 2016/56K. sayılı dosyasında asli müdahale talebinde bulunulduğu, "Davacı vekilinin Mahkememize vermiş olduğu 13.03.2015 tarihli dava dilekçesini kısaca özetle; Müvekkilinin bir süre önce vefat eden eski eşi ...'den boşanırken boşanma karşılığında temliki yapılan aşağıda dökümü yapılan yaklaşık 60 tane tapu parselinden oluşan çiftliğin, eski eşin beklenmedik bir şekilde anı ölümü üzerine, kendisini yanlış yönlendiren bir takım kişilerin telkinleri üzerine ve çeşitli saiklerle davalılara güvenerek, inanarak, 26/11/2014 günü ... isimli kişiye tapuda değerinin kalbekat altında 120.000,00 TL'ye satış bedeliyle satış yapmış gibi göstermek zorunda kaldığını" ibaresinin mevcut olduğu gerekçeli kararın 12.04.2016 tarihinde ... vekiline tebliğ edildiği, HMK 377/1-b hükmü ile yargılamanın iadesi talebinde bulunabilmek için alacaklı veya davalı yerine geçenlerin karardan usulen haberdar olduğu tarihten itibaren üç ay ve her hâlde iade talebine konu olan hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıllık hak düşürücü sürenin belirlenmiş olduğu, yukarıda sayılan mahkememe kararlarının tebliğ tarihleri olan 16.03.2020 ile 12.04.2016 tarihleri usulen öğrenme tarihi olarak baz alındığında iş bu davanın ikame tarihi olan 07.09.2020 tarihinde 3 aylık hak düşürücü sürenin dolmuş olduğu, hak düşürücü sürenin karardan usulen haberdar olunan günden itibaren başlayacağı kanaatine varılarak davanın açıldığı tarih itibariyle 3 aylık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmün tamamı yönünden İlk Derece Mahkemesinin kararının lehine kaldırılmasını talep ederek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun yasanın 375. maddesinde yargılamanın iadesi sebepleri, 376. maddesinde 3. kişilerin hükmün iptalini talep etme hakları ve 377. maddesinde ise yargılamanın iadesi süreleri düzenlenmiş, süreleri düzenleyen HMK 377/1-b-e maddelerine göre; "alacaklı veya alacaklı yerine geçenlerin karardan usulden haberdar olduğu tarihten itibaren üç ay ve her halde iade talebine konu olan hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır" ibarelerine yer verilmiştir. O halde, yasa koyucu 3. kişiler tarafından açılacak yargılamanın iadesi davalarının başlangıç tarihlerini diğerlerinden ayrık tutmuş, hak düşürücü sürenin başlangıcını "karardan usulen haberdar olunduğu tarih" olarak belirlemiştir. Hak düşürücü süre mahkemece re'sen gözetilmesi gereken dava şartlarındandır. Bu durumda mahkemece davanın, 3 aylık hak düşürücü süre dolduktan sonra açıldığı gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle reddetmesinde ve red gerekçesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir" gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. "
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükmün tamamı yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C.Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık yargılamanın yenilenmesi koşullarını oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 190 ıncı ve 194 üncü maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Duruşma için takdir olunan 28.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.