Logo

2. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1571 E., 2023/1310 K.

KARAR : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 20. Aile Mahkemesi

SAYISI : 2020/1225 E., 2022/441 K.

Taraflar arasındaki protokolden kaynaklanan alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin annesi ile davalının anlaşmalı olarak boşandıklarını ve boşanma kararının kesinleştiğini, protokolde belirtilen dava konusu taşınmazların davacılara devrinin taahhüt edildiğini, ancak devredilmemesi halinde piyasa rayiç bedelinin ödeneceğinin kararlaştırıldığını, boşanma protokolünde Ankara ili ... ilçesi 43142 ada 4 parsel numaralı ... mahallesi 1930. Sokak ... Sitesi 8 kat, 35 nolu bağımsız bölümün dava tarihindeki değerinin tespit edilerek müvekkillerinden ...'ya değerinin ödenmesine, Ankara ili, ... ilçesi, 5052 ada 5 parsel 2. kat, 17 nolu bağımsız bölümün ise dava tarihindeki değerinin tespit edilerek müvekkillerinden ...'ya bedelinin yasal faizi ile birlikte ödenmesine şeklinde davacıların annesinin ve davalının anlaştığını, davalının protokol gereklerini yerine getirmediğini iddia ederek; dava açılmak zorunda kalındığını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

2.Davacılar vekilinin 25.04.2022 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Ankara İli ... İlçesi 5052 ada 5 parsel 2. Kat 17. numaralı bağımsız bölüm için 5.000,00 TL olan dava değerinni 180.000,00 TL'ye, Ankara İli ... İlçesi ... Mahallesi 43142 ada 4 parsel numaralı 7.134,00 m2 yüzölçümlü 15 katlı betonarme mesken ve arsasaı nitelikli ana taşınmazda, 8. Kat 35. Bağımsız ölüm için dava değerinin 300.000 TL olarak ıslah ettiklerini beyan etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iş bu davaya dayanak hükümlerine göre, müvekkilinin söz konusu taşınmazları boşanma kararının kesinleşmesinden 30 ay sonra devredeceğini taahhüt ettiğini, muacceliyet şartı oluşmadığından davacıların iş bu davayı derdest etme haklarının bulunmadığını, dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

1.Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.11.2019 tarih ve 2019/241 Esas, 2019/614 Karar sayılı ilamı ile; görevli mahkemenin Aile mahkemeleri olduğu gerekçesiyle; görevsizlik kararı verilmiş, karar Ankara Bam 1. Hukuk Dairesinin 22.06.2020 tarih 2020/484 Esas 2020/1049 Karar sayılı ilamı kesinleşmiştir.

2.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Ankara 8. Aile Mahkemesinin 2017/437 Esas 2017/512 Karar sayılı ilamı ile dava konusu taşınmazların kararın kesinleşmesinden itibaren otuz ay içinde davacılara devredilmemesi halinde piyasa rayiç bedelinin davalı tarafından davacılara ödeneceği hususunda anlaştıklarını ancak davalının dava konusu taşınmazları 17.07.2018 tarihinde üçüncü kişiye sattığı, taraflar arasındaki protokol hükümlerinin dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle; davanın kabulü ile; Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 5052 Ada, 5 parsel nolu arsa nitelikli ana taşınmazda 2. Kat 17 numaralı bağımsız bölüm mesken nitelikli taşınmazın satış tarihi itibariyle 180.000,00 TL'nin işleyecek yasal faizi ile davacı ...'ya ödenmesine, Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 43142 Ada, 4 parsel nolu 15 katlı betonarme mesken ve arsası nitelikli ana taşınmazda 8. Kat 35 numaralı bağımsız bölüm konut nitelikli taşınmazın satış tarihi itibariyle 300.000,00 TL'nin işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı ...'ya ödenmesine, protokolden kaynaklanan alacak davası olduğundan maktu harç ve kendisini vekil ile temsil ettiren davacılar lehine karar tarihinde yürürlükte olan tarife gereğince maktu vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; boşanma protokolünde taşınmazların 30 ay sonra devredileceğinin yazıldığı, dava tarihi itibariyle 30 ayın geçmediğini muacceliyet şartının gerçekleşmediğini, davacıların bu davayı açmakta hukuki yararlarının mevcut olmadığını, taşınmazların icra-i satış sonrası devredilmek zorunda kalındığını, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, taşınmazların değerlerinin çok yüksek hesaplandığını belirterek davanın kabulü yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesi istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazları tekrarlayarak davanın kabulü yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, alacak davasının anlaşmalı boşanma protokolünden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davalı yönünden davanın kabulü koşullarının oluşup oluşmadığı, taşınmazların değerlerinin tespitinin doğru değerlendirilip değerlendirilmediği noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

4721 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi, 166 ncı maddesinin üçüncü fıkrası, 716 ncı maddesi. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190 ncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***