"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/251 E., 2024/728 K.
KARAR : Bozma ilamına uyularak hüküm kurulması
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen boşanma davalarında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının tazminatların miktarı yönlerinden kısmen bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; maddî ve manevî tazminatlara karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-davalı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı-davalı kadın vekili dava ve birleşen davaya cevap dilekçesinde; erkeğin sürekli şiddet uyguladığını, türlü eziyetler ettiğini, sadakat yükümlülüğüne uymadığını, telefonunun şifresini değiştirdiğini, telefonunu yanından ayırmadığını, sürekli hakaret ettiğini, aşağıladığını, saygısızlık yaptığını, bağırdığını, ilgi göstermediğini, iletişim kurmadığını, erkeğin ailesinin evliliğe müdahale ettiğini, bağımsız konut temin etmediğini, aşırı sinirli ve agresif bir yapıya sahip olduğunu, sürekli seni sevmiyorum istemiyorum, defol tarzında konuşmalar yaptığını, kadının ailesini sürekli tehdit ettiğini, erkeğin ve ailesinin kadının ailesine sürekli hakaret ettiğini, erkeğin müvekkilini tek başına markete bile göndermediğini, kadının telefonunun sık sık alınarak kendisine verilmediğini, ailesi ile görüşmesinin kısıtlandığını, ailesinin eve gelmesinin yasaklandığını, erkeğin sürekli alkol kullandığını, eve geç geldiğini, sık sık evi terk ettiğini, sosyal ortamlardan ve etkinliklerden uzak tuttuğunu iddia ederek 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesi gereğince tarafların boşanmalarına, kadın yararına aylık 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakalarına, 100.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı-davalı kadın vekili birleşen dava dilekçesinde; boşanma davası devam ederken erkeğin başka bir kadınla birlikte yaşamaya başladığını ve o kadından da çocuğu olduğunu, zina yaptığını iddia ederek 4721 sayılı Kanun'un 161 inci maddesi gereğince tarafların boşanmalarına, aylık 1.500,00 TL tedbir-yoksulluk nafakasına, 200.000,00 TL maddî, 200.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı-davacı erkek vekili cevap ve birleşen dava dilekçesinde; asıl davanın reddini istemiş, kadının sadakat yükümlülüğünü yerine getirmediğini, birleşen davanın kabulü ile 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesi gereğince tarafların boşanmalarına, erkek yararına 150.000,00 TL maddî, 50.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
A. İlk Derece Mahkemesinin Birinci Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 30.06.2020 tarih ve 2018/741 Esas, 2020/263 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleşen davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi ile boşanmalarına, kadın yararına aylık 250,00 TL tedbir, 350,00 TL yoksulluk nafakasına, 11.000,00 TL maddî, 10.000,00 TL manevî tazminata karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Gönderme Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, birleşen davanın kabulü, kadın yararına verilen maddî - manevî tazminat ve tedbir - yoksulluk nafaka miktarı; davalı-davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, kadın yararına tedbir - yoksulluk nafakası ve maddî - manevî tazminat verilmesi, erkek yararına maddî - manevî tazminat verilmemesi yönlerinden istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin 26.05.2021 tarih ve 2020/1259 Esas, 2021/910 Karar sayılı kararı ile taraflarca, karşılıklı davaların kabulünün istinaf edildiği, bu nedenle boşanma yönünden verilen kararın kesinleşmediği, davacı-davalı ... tarafından davalı-davacı ... aleyhine Konya 2. Aile Mahkemesi'nin 2021/289 Esas sayılı dosya ile zina nedenine dayalı 30.04.2021 tarihinde boşanma davasının açıldığı, davacı-davalı vekilinin dosyalarının birleştirilmesini talep ettiği, bu nedenle kusur durumunun birlikte değerlendirilmesi açısından davaların birleştirilerek görülmesi gerektiği, ayrıca tanık ....'nın, erkeğin başka kadınla cinsel içerikli mesajlaştığını kendisine gösterdiğini beyan ettiği, ancak bu mesaj içerikleriyle ilgili ayrıntılı beyanının alınmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
C. İlk Derece Mahkemesinin Son Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 01.02.2022 tarihli kararı ile erkeğin cinsel içerikli yazışmalar yaptığı, bu şekilde sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı, zina eyleminin sabit olduğu, küfür ettiği, şiddet uyguladığı, kadını tek başına ailesinin evine göndermediği, ailesiyle görüşmesinde sıkıntı çıkardığı, zaman zaman eve geç saatlerde ve alkollü olarak geldiği, kadının ise güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu, boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğu, tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alındığında, boşanma davasının açılmasıyla ayrı yaşama hakkına haiz olan ve boşanmakla yoksulluğa düşeceği kanaatine varılan kadın yararına tedbir ve yoksulluk nafakasına, mevcut ve beklenen menfaatleri boşanma yüzünden haleldar olan ve ayrıca boşanmaya sebebiyet veren olaylar sonucu kişisel hakları ve menfaatleri saldırıya uğrayan kadın yararına, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya sebebiyet veren olaylardaki kusur durumu, kadının yaşı ve yeniden evlenme şansı, evlilik birliğinin süresi ve hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerektiği, ağır kusurlu erkeğin tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile kadın tarafından açılan asıl davanın 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesi, kadın tarafından açılan birleşen davanın 161 inci maddesi, erkek tarafından açılan birleşen davanın 166 ncı maddesi gereğince ayrı ayrı kabulüne, tarafların boşanmalarına, kadın yararına aylık 400,00 TL tedbir, toptan 15.000,00 TL yoksulluk nafakasına, kadın yararına 18.000,00 TL maddî, 17.000,00 TL manevî tazminata, erkeğin tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına davacı-davalı kadın vekili, erkek tarafından açılan birleşen davanın kabulü, kusur belirlemesi, tazminat ve nafakaların miktarı yönlerinden, davalı-davacı erkek vekili, kadın tarafından açılan asıl ve birleşen davanın kabulü, kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar ve kendi tazminat taleplerinin reddi yönlerinden istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 08.02.2023 tarihli, 2022/977 Esas , 2023/314 Karar sayılı kararıyla; kadının sadece Yılmaz ile güven sarstığı, Volkan ile görüşmesinin evlenmeden önce olduğu, Mahkemece taraflara yüklenen diğer kusurlu davranışların sabit olduğu asıl ve birleşen davaların kabulünün doğru olduğu, kadın yararına hükmedilen yoksulluk nafakası ile tazminatların miktarının az olduğu, erkeğin tazminat taleplerinin reddinin doğru olduğu gerekçesi ile kadının kusur belirlemesi, maddî ve manevî tazminat ile yoksulluk nafakasının miktarına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) inci alt bendi gereğince istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle kadın yararına toptan 20.000,00 TL yoksulluk nafakasına, 20.000,00 TL maddî ve 20.000,00 TL manevî tazminata, erkeğin tüm, kadının diğer istinaf taleplerinin ise 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı- davalı kadın vekili, erkek tarafından açılan birleşen davanın kabulü, kusur belirlemesi, tedbir- yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminatların miktarları yönlerinden temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 05.12.2023 tarihli kararı ile tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davacı-davalı kadın yararına hükmolunan maddî ve manevî tazminat az olduğundan bahisle hükmün bozulmasına, sair yönlerden hükmün onanmasına
karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamına uyulmasına karar verilerek tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına 60.000,00TL maddî, 60.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-davalı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı- davalı kadın vekili; erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, maddî ve manevî tazminatlar ile tedbir ve yoksulluk nafakalarının miktarı usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, karşılıklı boşanma davası olup, uyuşmazlık kadın yararına hükmedilen tazminat miktarlarının tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına, dosya kapsamına, bozmanın amacına ve hakkaniyete uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun'un 4 üncü, 174 üncü, maddesi. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci ve 51 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının tarafından bozmaya uygun inceleme ve araştırma yapılmış olduğu kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmadığı gibi bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak oluşturan yönlerin de yeniden incelenmesinin hukuken mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı-davalı kadın vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ...'ye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.