Logo

2. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi

SAYISI : 2023/516 E., 2024/99 K.

KARAR : Bozmaya uyularak hüküm kurma

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen boşanma davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Samsun Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararının ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi yönünden bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı kadın vekili dava ve cevaba cevap dilekçesinde özetle; erkeğin ve erkeğin ailesinin kadını aşağıladığını, erkeğin kadına fiziksel ve ekonomik şiddet uyguladığını, hakaret ettiğini, başka kadınlarla görüşerek sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığını iddia ederek davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, kadın yararına aylık 750,00 TL tedbir-yoksulluk nafakasına, nafakanın her yıl TEFE oranında arttırılmasına, karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 25.000,00 TL maddî, 50.000,00 TL manevî tazminata, mal rejimi tasfiyesi davasının kabulüne karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı erkek vekili cevap ve ikinci cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddiaların doğru olmadığını, kadının erkeği hor gördüğünü, aşağıladığını, kadının çocukları ihmal ettiğini, yaklaşık dört yıldır yataklarını ayırdıklarını, erkeğin kazandığı parayı dahi kadına verdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 24.05.2022 tarihli ve 2019/463 Esas, 2022/266 Karar sayılı kararıyla; yargılama sırasında tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılması için emniyet müdürlüğüne müzekkere yazıldığı, gelen sosyal ekonomik durum araştırma formundan ve yapılan tebligatlardan tarafların hala aynı adreste ikamet ettiği, kadın tanığı Şerife Sağdıç'ın "davalının bunca işkencelerine rağmen bize karşı sürekli davalıyı savundu, hali hazırda birlikte yaşamaya devam etmektedirler" şeklinde beyanda bulunduğu, boşanmaya karar verilebilmesi için evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olması gerektiği, eşlerin boşanma davası devam ederken birlikte yaşamaya devam etmelerinin evlilik birliğinin temelinden sarsılmadığını ortak hayatın sürdürülmesinin fiilen mümkün olduğunu gösterdiği, Yargıtay içtihadına göre de eşlerin boşanma davası devam ederken birlikte tatile gitmesi ya da aynı evde yaşamaya devam etmeleri birbirini zımnen affettikleri veya evlilik birliğinin temelinden sarsılmadığı anlamına geldiği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı kadın vekili, davanın reddine dair kararının kaldırılması ve taleplerinin kabulüne karar verilmesi yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 30.12.2022tarihli ve 2022/3149 Esas, 2022/3966 Karar sayılı kararıyla; dava dosyası içeriğine, dosyadaki yazılara göre İlk Derece Mahkemesi kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir aykırılığın bulunmadığı, davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin dava dosyası içinde bulunduğu, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesi ile kadın vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı kadın vekili, davanın reddine dair kararının kaldırılması talebiyle temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 21.11.2023 tarihli 2023/2692 Esas, 2023/5463 Karar sayılı kararı ile erkeğin kadına fiziksel şiddet uyguladığı, kadına hakaret ettiği ve kadını aşağıladığının anlaşıldığı, tarafların aynı evde yaşadıklarına dair vakıanın ispatlanamadığı, erkeğin son dört yıldır kadının odaları ayırdığı iddiası dikkate alındığında tarafların aynı evde yaşama nedeniyle birbirlerini affettiklerinin sabit olmadığı, taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizliğin mevcut olduğu, erkeğin tam kusurlu olduğu, kadının davayı açmakta haklı olduğu, kadının davasının kabulü gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; erkeğin kadına fiziksel şiddet uyguladığı, hakaret edip aşağıladığı, erkeğin tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, kadın yararına hükmedilen aylık 500,00TL tedbir nafakasının bu karar tarihi itibariyle 750,00TL 'ye çıkarılmasına ve nafakanın yoksulluk nafakası olarak devamına, nafakanın her yıl ÜFE oranında artırılmasına, yasal faizi ile birlikte 25.000,00TL maddî ve 50.000,00TL manevî tazminata, kadının mal rejimi talebinin tefrikine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesini yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde; erkeğin kusurunun bulunmadığını, kadının kusurlu olduğunu, hükmedilen nafaka ve tazminatların haksız olduğunu belirterek davanın kabulü, kusur belirlemesi, hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakası ile tazminatlar yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, bozma ilamına uygun karar verilip verilmediği, kadın yararına hükmedilen nafakalar ve tazminatların dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olup olmadığı ve miktarları noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi, 174 üncü maddesi, 175 inci maddesi. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddeleri. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmadığı gibi bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak oluşturan yönlerin de yeniden incelenmesinin hukuken mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davalı erkek vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***