Logo

2. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi

SAYISI : 2023/387 E., 2023/767 K.

KARAR : Bozmaya uyularak hüküm kurma

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen karşılıklı boşanma davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin esastan ret kararının ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve tazminatlar yönlerinden bozulmasına, kararın bozma kapsamı dışında kalan bölümlerinin kadının sair temyiz itirazlarının reddi ile onanmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve karşı davada kesinleşen yönlerden hüküm kurulmasına yer olmadığına, kadın yararına tazminatlara karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı erke vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı dava dilekçesinde; davalının Irak vatandaşı olduğunu, görücü usulü evlendiklerini, davalının ailesinin yanına giderken ev eşyalarının bir kısmını ailesine götürdüğünü, davalının kendi ve ev temizliğini yapmadığını, hijyenik olmadığını, ütü ve yemekte yapmadığını, ilişki sonrası gusül abdesti almadığını, davalının misafirlere surat asıp istemediği gibi kendisini akrabalarından kıskandığını, çocuk istemediğini ve ev halini ailesiyle paylaştığını, annesine "Sen şeytansın, sen şerefsizsin" şeklinde sözlerle hakaret ettiğini, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını iddia ederek boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekesinde; davacı tarafın iddialarının gerçek dışı olduğunu, müvekkili kötülemeye çalışıldığını, müvekkile müstakil bir ev sağlanmadığını ve davacının ailesine hizmet ettirildiğini, gücünün üzerinde işlerde çalıştırıldığını, davacının annesi tarafından sürekli psikolojik baskı ve müdahale yapıldığını, davacının güven sarsıcı davranışları olduğunu, alkol kullandığını, davacının psikolojik ve fiziki şiddet uyguladığını, hakaret, kötü muamele ve onur kırıcı davranışta bulunduğunu, sebepsiz evi terke zorladığını, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını beyanla, davacının davasının reddi ile karşı davanın kabulüne, tarafların boşanmalarına, müvekkili lehine 1.500,00 TL tedbir-yoksulluk nafakasına, 200.000,00 TL maddî, 200.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 11.11.2020 tarihli ve 2019/201 Esas, 2020/526 Karar sayılı kararıyla; davalı-karşı davacı kadının evlililik birliğinde temizliğe uymadığı, kadına düşen ev işlerini yapmadığı, misafirlere kötü davrandığı, bu nedenlerle evlilik birliğine yakışmayan davranışları olduğu, kadının rızası olmadan erkek tarafından kendi ailesiyle aynı evde yaşamaya zorlandığı anlaşılmakla, boşanmaya neden olan olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları gerekçesi ile asıl davanın kabulüne, karşı davanın kısmen kabulüne, asıl ve karşı davada 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince tarafların boşanmalarına, davalı-karşı davacı kadın yararına aylık 500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasının davacı-karşı davalı erkekten alınarak davalı-karşı davacı kadına ödenmesine, fazlaya ilişkin talepler ile davalı-karşı davacı kadının tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı-karşı davacı vekili, kararın kaldırılmasını talep ederek asıl davanın reddi ile karşı davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 15.09.2022 tarihli ve 2021/196 Esas, 2022/1638 Karar sayılı kararıyla; davaların esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplanıp değerlendirildiği, delillerin takdirinde yanlışlık yapılmadığı, usulü işlemlerin kanuna uygun olarak yerine getirildiği, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, tarafların boşanmaya sebep olan olaylardaki kusur tespitine ilişkin yapılan değerlendirmede, boşanmaya neden olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olmaları nedeniyle davalı-karşı davacı kadının maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddedilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı-karşı davacı vekili, kusur belirlemesi, tazminatlar, vekâlet ücreti yönünden temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 08.02.2023 tarihli, 2022/9942 Esas, 2023/485 Karar sayılı kararı ile; tarafların eşit kusurlu olduğuna ilişkin tespitin hatalı olduğu, erkeğin kadına şiddet uyguladığı, erkeğin annesinin kadına hakaret ettiği, evlilik birliğine müdahalede bulunduğu, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda erkeğin ağır, kadının ise az kusurlu olduğu, kadın yararına maddî ve manevî tazminatlara hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk derece Mahkemesi kararının kusur tespiti ve tazminatlar yönünden kadın yararına bozulmasına, kararın bozma kapsamı dışındaki bölümlerinin kadının sair temyiz itirazlarının reddi ile onanmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kararın maddî ve manevî tazminatlar yönünden bozulduğu, boşanma ve tazminatlar dışındaki fer'î talepler yönünden kararın kesinleştiği, erkeğin kadının rızası olmadan ailesiyle kadını aynı evde yaşamaya zorladığı, erkeğin kusurlu olduğu gerekçesiyle asıl ve karşı davada kesinleşen hususlarda karar verilmesine yer olmadığına, kadın yararına 15.000,00TL maddî ve 15.000,00TL manevî tazminata karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı-karşı davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde; erkeğin kusurlu bulunmasıyla kadın yararına hükmedilen tazminatların haksız olduğunu, karşı davanın reddi gerektiğini belirterek karşı davanın kabulü, kusur belirlemesi, hükmedilen tazminatlar yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, bozma ilamına uygun hüküm kurulup kurulmadığı, kadın yararına hükmedilen tazminatların miktarı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 174 üncü maddeleri. 6100 sayılı Kanunun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmadığı gibi bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak oluşturan yönlerin de yeniden incelenmesinin hukuken mümkün olmadığı ve özellikle Mahkemece taraflara yüklenen kusurların yanında bozma ilamı ile erkeğe yüklenen "kadına şiddet uygulama, erkeğin annesinin kadına hakaret etmesi ve evlilik birliğine müdahalede bulunması"şeklindeki kusurlara göre erkeğin ağır, kadının ise az kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davacı kadın vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***