Logo

2. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1963 E., 2023/3006 K.

KARAR : Başvurunun kısmen kabulü ile gerekçenin düzeltilmesi

İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 8. Aile Mahkemesi

SAYISI : 2021/585 E., 2022/341 K.

Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince her iki davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün gerekçesinin düzeltilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı- davacı kadın vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı-davalı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ilk eşinin öldüğünü, ortak çocuğu emanet etmek gayesi ile evlenmek istediğini, tarafların 2020 yılında evlendiklerini, davalının vajinusmus rahatsızlığının olduğunu, davalının davacının oğluna psikolojik ve fiziksel şiddet uyguladığını, peynir

yapımında kullanılan sopa ile küçüğün sırtına vurduğunu, davalının uzun süreli olarak babasının evine yatılı olarak gittiğini 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, 20.000,00 TL maddî, 20.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı-davacı kadın vekili, cevap-karşı dava dilekçesinde özetle; davacının sürekli telefonla ilgilendiğini, davalıyı babasının evine bıraktığını, on gün arayıp sormadığını, davacının davalının cinsel organının bulunmadığı söylentisini yaydığını, davalının rapor aldığını, rapor ile son derece normal bir anatomik yapıya sahip olduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine davacının vajinusmus olduğu söylentisini yaydığını, davacının önceki evliliğinden olan çocuğu davalının kendi çocuğu gibi benimsediğini, psikolojik veya fiziksel şiddet uygulamadığını, aksine davacının çocuğa karşı kötü davranışlarına engel olduğunu 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, 3.000,00 TL yoksulluk nafakasına, 150.000,00 TL maddî, 200.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davalı kadının davacının çocuğuna şiddet uyguladığı, davacı erkeğin karşı davacı kadın hakkında, düzenlenen raporda cinsel organının olağan, fiziken normal kadın olduğu bildirilmiş olmasına karşın kadının çevresine cinsel organının bulunmadığı biçiminde anlatımlarda bulunarak kişilik haklarına zarar verdiği, kadına ters ilişki biçiminde cinsel şiddet uyguladığı her iki tarafın da eşit kusurlu oldukları gerekçesiyle asıl boşanma davasının ve kadının birleşen davanın kabulü ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, davalı-karşı davacı kadın yararına aylık 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, nafakanın her yıl ÜFE oranında arttırılmasına, davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacının maddî ve manevî tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1-Davalı- davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde; kusur, reddedilen tazminat talepleri ile nafaka miktarı yönünden istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

2-Davacı- davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde; kusur, reddedilen maddî ve manevî tazminat talebi ile kadın yararına hükmedilen nafakaya yönünden istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece, "...2020 yılında evlenen ve ortak çocukları bulunmayan taraflardan kadının, davacının çocuğuna şiddet uyguladığı, davacı erkeğin, kadın hakkında, düzenlenen raporda cinsel organının olağan, fiziken normal kadın olduğu bildirilmiş olmasına karşın kadının çevresine cinsel organının bulunmadığı biçiminde anlatımlarda bulunarak kişilik haklarına zarar verdiği, kadına ters ilişki biçiminde cinsel şiddet uyguladığı..." gerekçesi taraflar eşit kusurlu kabul edilerek eşlerin boşanma davasının kabulüne karar verilmiş ise de sözkonusu tespit ve değelendirmelerin dosya kapsamında sunulan delillerle uyumlu olmadığı kanaatine varıldığı, mahkemece; erkeğe izafe edilen " kadına ters ilişki biçiminde cinsel şiddet uyguladığı" yönündeki kusurun ispat edilemediği, tanık beyanının davalı-davacı kadından duyum niteliğinde olduğu, gerçekleşen bu durum karşısında evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına yol açan olaylarda tarafların yine de eşit kusurlu olduğundan kusura ilişkin gerekçesinin HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yukarıdaki şekilde düzeltilmesine, erkeğin sair, kadının tüm hususlara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı -davacı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı-davacı kadın vekili temyiz dilekçesinde; yerel Mahkeme tarafından belirlenen kusur durumlarının hatalı olduğunu, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında kadın eşin kusurlu olduğunu belirterek kusur tespiti, tazminatların reddi, nafakaların miktarı yönünden temyiz kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; kusur tespiti, delillerin takdirinde hata edilip edilmediği, tazminatlar, nafakalar, noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Kanun’un 166ıncı maddesi, 174 üncü maddesi, 175 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-davacı kadın vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***