Logo

2. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/1314 E., 2023/1934 K.

KARAR : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 1. Aile Mahkemesi

SAYISI : 2019/920 E., 2021/555 K.

Taraflar arasındaki Boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalıerkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı kadın vekili dava ve cevaba cevap dilekçelerinde özetle; erkeğin psikolojik ve fiziksel şiddet uyguladığını, erkeğin kadının annesi ve ablası ile kavga ettiğini, bu tartışmaları kadına ve ortak çocuklara yansıttığını, huzursuzluk çıkarttığını, hakaret ettiğini, sorumluluklarını yerine getirmediğini, hiçbir işi beğenmediğini, çalıştığı işleri kötülediğini, düzenli bir iş hayatının olmadığını, kadının geçirdiği rahatsızlık nedeniyle 75 gün hastanede kaldığı sürede erkeğin arada sırada uğradığını, kadının annesine “sen kızına bak, ölürse senin kızın, senin evine ateş düşer” dediğini, taburcu olduktan sonra da dışlandığını, bakıma muhtaç olmasına rağmen ziyaret dahi etmediğini, hastane kontrollerinde destek olmadığını, tedavisinin bittiğini gelip kendisini almasını söylediğinde ise işi olduğu için gelemeyeceğini söylediğini, erkeğin kadına eksik olduğunu, kendisini istemediğini, sürekli olarak rahatsızlıkları ve tedavileriyle uğraşamayacağını söylediğini, ortak çocuklarla görüştürmediğini iddia ederek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesi uyarınca tarafların boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin anneye verilmesine, aylık 500,00'er TL tedbir nafakasına, kararın kesinleşmesi halinde nafakasının iştirak nafakası olarak davamına, 20.000,00 TL maddî tazminat ile 100.000,00 TL manevî tazminatın erkekten alınarak kadına verilemesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı erkek vekili cevap dilekçesinde özetle; iddiaların asılsız olduğunu, boşanma davasının açılmasından yaklaşık bir yıl kadar önce taraflar arasındaki tüm bağların tamamen koptuğunu, kadının 2017 yılına kadar ilaçlarını kullanmadığını, erkeğe kullandığını söylediğini, kadının yoğun bakımda kaldığını, yoğun bakımda kaldığında hasta yanında kalınmadığını, servise çıktığında da kadınların kaldığı bölümde erkek olarak kalamadığını, eşiyle sürekli ilgilendiğini, eşinin yanında olduğunu, ailesinin de etkisi ile soğuk davranmaya başladığını, taburcu olacağı zaman da annesinin kendisine daha iyi bakacağını söyleyerek eve kendisinin dönmediğini, eve dönmesini istemesine rağmen kadının annesinin evine gitmek istediğini, yürümeye başladıktan sonra da kendisinin eve dönmek istemediğini, almaya giden erkeğe çocuklarının yanında hakarete ettiğini, kadının hastalığına rağmen çalışmaya başladığını, işine verdiği önemi çocuklarına vermediğini savunarak davanın reddine, ortak çocukların velâyetinin babaya verilmesine, 100.000,00 TL manevî tazminatın kadından alınarak erkeğe verilmesine karar verilmesini talep etmiştir .

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile erkeğin eşi hastalandığında ilgilenmediği, arayıp sormadığı, maddî destekte bulunmadığı, kadına, annesine ve sülalesine hakaret ettiği, kadının erkeğe kadınlık yapamayacağını, sağılığının el vermeyeceğini söyleyerek eve dönmediği, şeker ilaçlarını almayı 2015 yılında bıraktığı bu nedenle hastalığının ilerlemesi ve çocuklarıyla ilgilenmediği, belirlenen kusurlu davranışlarla evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında erkeğin ağır kusurlu, kadının hafif kusurlu olduğu, sosyal inceleme raporu, ortak çocukların yaşları, istekleri ve ihtiyaçları gereği velâyetlerinin düzenlendiği gerekçesi ile davanın kabulü ile 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesi uyarınca tarafların boşanmalarına, Ortak çocuk ...ın velâyetinin babaya verilmesine, anne ile kişisel ilişki kurulmasına, ortak çocuk ... 'in velâyetinin anneye verilmesine, baba ile kişisel ilişki kurulmasına, ortak çocuk ... için aylık 300,00 TL tedbir nafakasına, aylık 420,00 TL tedbir nafakasına, ortak çocuk ... için 31.03.2021 tarihine kadar aylık 300,00 TL tedbir nafakasına, 15.000,00 TL maddî tazminat ile 30.000,00 TL manevî tazminatın erkekten alınarak kadına verilmesine, erkeğin manevî tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına süresinde davalı erkek vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmün ortak çocuk ... 'in velâyeti, iştirak nafakası, kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen maddî tazminat ve manevî tazminat bakımından kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir .

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğuna ilişkin kusur belirlemesinde ve maddî vakıa tespitinde ve kadın yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilmesinde bir usulsüzlük görülmediği, sosyal inceleme raporu, çocukların mahkemedeki beyan ve istekleri, kadının ilçe merkezinde annesi ve kardeşi ile, davalı erkeğin ise ilçeye bağlı köyde ailesinin eviyle aynı avluda bulunan ayrı bir evde yaşadığı, her iki ebeveynin de ailelerinin sosyal desteğine sahip oldukları, tarafların aynı ilçe sınırları içinde yaşamalarına, ...'in yargılama süresince anne yanında yaşadığının anlaşılmasına, annenin önceki rahatsızlığıyla ilgili şikayetinin bulunmamasına, velâyeti kullanmasında çocuğu üstün yararına aykırı olacak sakıncalı bir durumunun varlığının ispat edilememiş olmasına, uzman görüşünün de velâyetinin anneye verilmesinin uygun olacağı yönünde bulunmasına göre mahkemece çocuklardan ...'in velâyetinin anneye verilmesinde isabetsizlik görülmediği, kadının incir işletmesinde asgari ücretle çalıştığı, annesine ait evde yaşadığı, mal varlığı bulunmadığı, davalı erkeğin gündelik işlerde işçi olarak çalıştığı, 1.000,00 TL geliri olduğu, kendi evinde oturduğu, adına kayıtlı traktör bulunduğu, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, günün ekonomik koşulları, 2009 doğumlu ortak çocuk ...'in yaşına uyumlu ihtiyaçları, eğitim giderleri, paranın satın alma gücü ve hakkaniyet ilkesi gereği yararına iştirak nafakasına hükmedilmesinde ve takdir edilen nafaka miktarında usul ve yasaya aykırılık görülmediği gerekçesi ile erkeğin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir .

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı erkek temyiz dilekçesinde özetle; hükmün kusur belirlemesi, velâyet, iştirak nafakası, aleyhine hükmedilen maddî tazminat ve manevî tazminat bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir .

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, taraflarca açılan boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte bulunan geçimsizlikte kusurun kimden kaynaklandığı, maddî tazminat, manevî tazminat, velâyet düzenlemesi ve iştirak nafakası noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi, 6 ncı maddesi, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 1825 nci maddesi, 330 uncu maddesi, 336 ncı maddesi. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu, 370 inci ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı erkek vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

31.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***