"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
SAYISI : 2023/477 E., 2023/735 K.
DAVA TÜRÜ : Aile Konutu Üzerinde Mülkiyet Hakkı Tanınması ve Katılma Alacağı
Taraflar arasındaki davanın bozma sonrası yapılan muhakemesi sonunda Mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekili ve dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, Mahkemece bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ve bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin hukuken mümkün bulunmadığı anlaşılmakla; dahili davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekilinin katılma alacağına işletilen faizin başlangıç tarihi yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; somut olayda, Mahkemenin 22.06.2021 tarihli kararı ile hükmedilen katılma alacağı yönünden hükmün alacak miktarından miras payı oranı yönünden mükerrer tenzil yapılması ve davalıların sorumluluğu yönünden bozulmasına karar verildiği, diğer yönlerden temyiz itirazlarının reddine karar karar verildiği, bozma sonrası Mahkemenin 10.10.2023 tarihli kararında önceki karar tarihi itibariyle tasfiyenin gerçekleştiği ve faiz başlangıç tarihi yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğu gözden kaçırılarak karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı lehine hükmedilen alacak, artık değere katılma alacağı niteliğinde olup 4721 sayılı Kanun'un 239 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında “… aksine anlaşma yoksa tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına ve değer artış payına faiz yürütülür. …” hüküm uyarınca katılma alacağına tasfiye tarihi olan önceki karar tarihinden (22.06.2021) itibaren faiz yürütülmesi gerekir. O halde, Mahkemece, hükmedilen katılma alacağı yönünden tasfiyenin Mahkemenin önceki karar tarihi itibari ile gerçekleştiği gözetilerek faizin 22.06.2022 tarihinden itibaren yürütülmesine karar verilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek karar verilmesi hatalı olmuş ve bozmayı gerektirmiştir.
Ne var ki belirtilen yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile, Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (2) nolu bendinde yer alan “... karar tarihi olan 10.10.2023 ...” ibaresinin çıkarılarak yerine “... 22.06.2022 ...” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2. Dahili davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden dahili davalı ...'a yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.