"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1453 E., 2023/1493 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile esas hakkında hüküm kurma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 5. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2020/999 E., 2022/835 K.
Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, tarafların boşanmalarına karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; davalının davacıya şiddet ve eziyet gösterdiğini, evlilik boyunca sistematik olarak fiziksel, psikolojik, ekonomik şiddet uyguladığını, eziyet ve rencide ettiğini, davalı ve ailesinin kadına tehdit ve hakaretlerde bulunduklarını, köle gibi davrandıklarını, annesi ve kız kardeşinin evliliğe sürekli müdahale ettiğini, kadının ortak konutta kayınvalidesi ile birlikte yaşadığını, erkeğin şehir dışına çalışmaya gittiğinde kadınla hiç iletişim kurmadığını, bunun yerine annesi ve ablasıyla konuştuğunu, kadına hakaret edip aşağıladığını, "ben seni sevmiyorum, sen benim gönlümün eşi değilsin" dediğini, defalarca kadını evin dışına atıp kapıyı kilitlediğini, fiziksel şiddeti alışkanlık haline getirdiğini, bu durumu ailesine anlatmaması için kadını tehdit ettiğini, davalının annesinin ve ablasının da kadının evden dışarı çıkmasına izin vermediğini, davalının market alışverişi için bile evlilik süresi boyunca kadına tek kuruş para vermediğini, ekonomik şiddet uyguladığını, annesinden korktuğundan kadının yanına bile oturmadığını, kadınla aynı yatakta uyumadan önce annesinden izin aldığını, çoğu zaman kadınla uyumadığını, annesiyle uyuduğunu, müşterek çocuğun doğumundan sonra başka kadınlarla görüşmeye başladığını, hem davalının hem de annesinin fiziksel şiddet uyguladıklarını, kadının ailesinin kadına aldığı telefonu kasıtlı olarak bozduğunu, kadının ailesi hakkında olumsuz konuşarak rencide ettiğini, kadın hasta olduğunda hastaneye gitmesine izin vermediğini, kadının ailesi ile görüşmesini istemediğini, 03.05.2020 tarihinde fiziksel şiddet uyguladığını, hakaret ve tehdit ettiğini, tarafların dört, beş aydır fiilen ayrı yaşadıklarını beyanla, tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin annesine verilmesine, ortak çocuk lehine aylık 750,00 TL tedbir-iştirak, davacı kadın lehine aylık 2.000,00 TL tedbir-yoksulluk nafakasına, nafakaların gelecek yıllarda ÜFE/TÜFE oranında arttırılmasına ve davacı kadın lehine yasal faiziyle birlikte 75.000,00 TL maddî 125.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı erkek usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen cevap dilekçesi vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; fiziksel, sözlü, ekonomik, cinsel ve psikolojik şiddet eylemleri ile güven sarsıcı davranışlar nedeniyle davalı erkeğin boşanmada tam kusurlu olduğu; davacı kadına izafe edilebilecek sübut bulan bir kusurun mevcut olmadığı, davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin annesine verilmesine, ortak çocuk ile baba arasında kişisel ilişki kurulmasına, müşterek çocuk lehine 11.12.2020 tarihli ara kararla takdir edilen aylık 250,00 TL tedbir nafakasının iş bu karar tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aylık 700,00 TL'ye yükseltilmesine, kararın kesinleşmesinden sonra iştirak nafakası olarak devamına, davacı kadın lehine 11.12.2020 tarihli ara kararla takdir edilen aylık 300,00 TL tedbir nafakasının iş bu karar tarihinden itibaren aylık 800,00 TL'ye arttırılmasına, kararın kesinleşmesinden sonra yoksulluk nafakası olarak devamına, iştirak ve yoksulluk nafakalarının kararın kesinleşmesinden bir yıl sonra başlamak üzere TÜFE oranında arttırılmasına ve davacı kadın lehine 25.000,00 TL maddî 25.000,00 TL manevî tazminata karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı kadın lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminat miktarları ile hükmedilen yoksulluk ve iştirak nafakası miktarlarının az olduğunu beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının tazminat ve nafaka miktarları yönünden kaldırılması, talepleri gibi karar verilmesi istemi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
2.Davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; kusurlu davranışların kadından kaynaklandığını, kusur değerlendirmesini kabul etmediklerini, ortak çocuğun velâyetinin davalı babaya verilmesi gerektiğini, hükmedilen iştirak ve yoksulluk nafakası miktarlarının fazla olduğunu, TÜFE arttırımına karar verilmesinin hakkaniyete uygun olmadığını, kadın lehine tazminat koşullarının oluşmadığını, hükmedilen miktarların fazla olduğunu beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, evlilik süresi, paranın alım gücü ve davalı erkeğin kusurlu davranışlarının davacı kadının kişilik haklarına saldırının niteliği dikkate alındığında, davacı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat az olduğu, kadının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kadın lehine aylık 1.500,00 TL yoksulluk nafakası ile yasal faiziyle birlikte 50.000,00 TL maddî ve 50.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı kadın vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı kadın lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminat miktarları ile hükmedilen yoksulluk ve iştirak nafakası miktarlarının az olduğunu beyanla, talepleri gibi karar verilmesi istemi ile temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
2.Davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; kusurlu davranışların kadından kaynaklandığını, kusur değerlendirmesini kabul etmediklerini, ortak çocuğun velâyetinin davalı babaya verilmesi gerektiğini, hükmedilen iştirak ve yoksulluk nafakası miktarlarının fazla olduğunu, TÜFE arttırımına karar verilmesinin hakkaniyete uygun olmadığını, kadın lehine tazminat koşullarının oluşmadığını, hükmedilen miktarların fazla olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesi istemiyle temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık davanın kabulü, kusur tespit, velayet, tazminat ve nafakalar noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190 ve 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; 4721 sayılı Kanunu’nun 6 ıncı maddesi, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası,174, 175, 176, 6098 sayılı Kanunun 50 ve 51 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Adli yardımdan yararlanması sebebi ile başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının Saime'ye yükletilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden İlhan'a yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.