Logo

2. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

...

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2020/2503 E., 2022/1464 K.

KARAR : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Anadolu 4. Aile Mahkemesi

SAYISI : 2012/641 E., 2020/288 K.

Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince ... erkek vekili tarafından açılan davanın reddine,davalı-davacı kadın vekili tarafından açılan davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine karar verilmiştir.

Kararın davacı- davalı erkek vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı - davalı erkek vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

... erkek vekili dava dilekçesinde özetle; davalının sürekli olarak müvekkiline ağza alınmayacak şekilde hakaretler ettiğini, sadaktsiz davrandığını evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 161 inci maddesi uyarınca tarafların boşanmalarına müşterek çocuğun velâyetinin davacı- davalı erkeğe verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı-davacı kadın vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde belirtilen iddiaların gerçek dışı olduğunu, erkeğin birlik görevlerini yerine getirmediğini, uyarıcı maddeler kullandığını, erkeğin, müvekkiline karşı psikolojik ve fiziksel şiddet uyguladığını, iddia edilen hususların müvekkilinin gurur ve onurunu kırdığını, belirterek asıl davanın reddine, karşı davalarının kabulü ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 165 inci maddesi uyarınca tarafların boşanmalarına müşterek çocukların velâyetinin müvekkiline verilmesine, müşterek çocuklar için ayrı ayrı aylık 500,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına ,müvekkili lehine 1.000,00 TL tedbir- yoksulluk nafakasına, 10.000,00 TL maddî, 50.000,00 TL manevî tazminata dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, erkeğin, eşi ve çocukları ile yeterince ilgilenmediği,eşine karşı hakaret içerikli söylemlerde bulunduğu ,kadını başkalarıyla ilişkisi olduğu söylemiyle suçladığı, keza müşterek çocuk ... Faruk'un başkasından olduğu düşüncesi ile dna testi yaptırmak suretiyle güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu sürekli tartışma çıkartarak eşine küfürler ettiği, yedi yıldan bu yana ve halen tarafların ayrı oldukları bu nedenle erkeğin tam kusurlu olduğu, davalı-davacı kadın vekili tarafından açılan karşı davanın kabulü ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, ortak çocuk ... ...'nın ise uzman raporu, anne yanında kalıyor olması ve kalma isteği, alıştığı sosyal ve eğitim çevresi, yaşı nazara alınmakla velayetinin annesine verilmesi yüksek yararına olduğu gerekçesi ile ortak çocuk ... ...'nın velâyet hakkının anneye verilmesine, velâyeti anneye verilen müşterek çocuk ... ... ile baba arasında kişisel ilişki tesisine, müşterek çocuk ... ... lehine aylık 300,00 TL tedbir, 500,00 TL iştirak nafakasına, ... yargılama aşamasında reşit olmakla velâyeti hakkında karar verilmesine yer olmadığına şartları oluşmakla davalı-davacı kadın lehine aylık 300,00 TL tedbir - yoksulluk nafakasına, davalı- davacı kadın lehine 10.000,00 TL maddî, 30.000,00 TL manevî tazminata, erkeğin 4721 sayılı Kanun'un 161 inci ve 166 ncı maddeleri uyarınca açtığı asıl davaların ise; ... erkek tanığı tarafların geçimsizliği ve davalı-davacı kadının sadakatsiz davranışlarda bulunduğu yönünde görgüye dayalı bilgisi olmadığına, davalı-davacı kadın tanıkları ise ... erkeğin sürekli tartışma çıkarttığını, davalı-davacı kadını başkalarıyla ilişkisi olduğu söylemiyle suçladığı, ... erkeğin sürekli tartışma çıkartarak eşine küfürler ettiğini, eşi ve çocukları ile ilgilenmediğini, yedi yıldan bu yana ve halen tarafların ayrı olduklarını beyan etmiş olduğu, iddia sahibi iddiasını ispatla yükümlü olduğu, toplanan delillerden ... erkeğin evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında davalı-davacı kadının kusurlu hareketlerinin sebebiyet verdiğini ispat edemediği, ... erkeğin tanık anlatımları görgüden uzak soyut ifadelerden ibaret olup tüm dosya kapsamı ve davalı-davacı kadının tanık anlatımlarından evlilik birliğinin çekilmez hal aldığı, buna ... erkeğin sebebiyet verdiği anlaşıldığından hiç kimse kendi kusuruna dayanarak hak talebinde bulunamayacağı gerekçesi ile reddine, kadının 4721 sayılı Kanun'un 165 inci maddesine dayandırılan boşanma davasının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı ... erkek vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı- davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; hem asıl hem de karşı dava yönünden Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, velâyet ile telefon görüşmelerinin tespitine ilişkin bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, eksik inceleme yapıldığını, kusur tespitinin doğru olmadığını, kadının davasındaki iddialarını ispatlayamadığını, nafaka ve tazminat miktarlarının çok yüksek olduğunu, bu nedenlerle Mahkeme kararının kaldırılmasını talep ederek asıl davanın reddi ile karşı davanın kabulüne yönelik olarak istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle ... erkek vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde ... erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı- davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; hem asıl hem de karşı dava yönünden mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, velâyet ile telefon görüşmelerinin tespitine ilişkin bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, eksik inceleme yapıldığını, kusur tespitinin doğru olmadığını, kadının davasındaki iddialarını ispatlayamadığını, nafaka ve tazminat miktarlarının çok yüksek olduğunu, bu nedenlerle Mahkeme kararının asıl davanın reddi ile karşı davanın kabulü yönünden hatalı olduğu belirtilerek temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; kadının boşanma davası şartlarının oluşup oluşmadığı, kusur tespiti,delillerin takdirinde hata edilip edilmediği, tazminatlar, nafakalar, velâyet düzenlemesinin çocuğun üstün yararına uygun olup olmadığı, eksik inceleme bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesi,174 üncü maddesi, 175 inci maddesi,182 inci maddesi, 330 uncu maddesi, 336 ncı maddesi. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen ..., tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı- davalı erkek vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***