"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1945 E., 2023/41 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Nevşehir Aile Mahkemesi
SAYISI : 2022/142 E., 2022/933 K.
Taraflar arasındaki evliliğin nispi butlanla iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı mirasçısı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile hükmün kaldırılarak hukuki nitelendirmenin doğru yapılarak sonucu uyarınca karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Gönderme kararı sonrasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı mirasçısı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı mirasçısı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kadının evlenme iradesi ile evlilik yapmadığını, nikahtan sonra ortak eve gelmediğini, verdiği hediyeleri alıp gittiğini, dolandırıcılıktan suç duyurusunda bulunduğunu, irade yanılgısı olduğunu iddia ederek 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 149 uncu maddesi gereğince davasının kabulüne evliliğin iptaline, 10.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2.Davacı mirasçısı ... vekilinin 13.10.2017 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; davacı asılın vefaat ettiğini, davacı evliliğin iptali davası açmış ise de kadının evlilik birliğinin sorumluluklarını yerine getirmediğini, birlikte yaşamaktan kaçındığını, hastalığında ilgilenmediğini bunların ise boşanma sebebi olacağını ileri sürerek davayı boşanma davası olarak ıslah ettiklerini, davalarının kabulüne, tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iddiaların asılsız olduğunu, nikahtan sonra bir süre birlikte yaşadıklarını, erkeğin evi terk ettiğini, hakkında asılsız suçlamalarda bulunduğunu, kanunda belirtilen butlan sebeplerinin olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini, kadın yararına aylık 750,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile kadın yararına 50.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
A. İlk Derece Mahkemesi’nin Birinci Kararı
İlk Derece Mahkemesi’nin 16.05.2019 tarih ve 2016/986 Esas, 2019/426 Karar sayılı kararı ile tarafların nikahtan sonra davalının evine gittikleri, yaklaşık 10 gün kadar orada birlikte yaşadıkları, davacının birlikte yaşamaya başlanılan evden ayrıldığı ve hemen akabinde davalı hakkında şikayette bulunduğu, bir daha bir araya gelmediği ve 1.5 ay sonra da işbu davayı açtığı, kendisine dava açılan davalı kadın ayrı yaşamakta haklı olduğu, davacının dava açtıktan 2-3 ay sonra hastalandığı ve hastaneye yattığı, o dönemde evlenmenin iptali istemli açılan davanın devam ettiği ve davalı kadına bu dönemde eşine bakma sorumluluğu yüklenemeyeceği, davalının evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olacak nitelikte kusurlu olduğu ispatlanamadığı gerekçesi ile 4721 sayılı Kanun’un 181 inci maddesi gereğince davalının kusurlu olduğunun tespitine yönelik davanın reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi’nin Gönderme Kararı
1.İlk Derece Mahkemesi’nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı mirasçısı ... vekili kararın tümü yönünden istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
2. Bölge Adliye Mahkemesi’nin 13.01.2022 tarih ve 2019/2069 Esas, 2022/64 Karar sayılı kararı ile davacı (müteveffa) ..., 09.12.2016 tarihli dava dilekçesi ile evlenmenin nisbi butlan ile iptali istemli dava açtığı, yargılamanın devamı sırasında 07.08.2017 tarihinde vefat ettiği, ... mirasçılarından ... 13.10.2017 havale tarihli dilekçesi ile mevcut davayı boşanma davası olarak ıslah ettiği, İlk Derece Mahkemesince bu ıslah dilekçesi dikkate alınarak eldeki davaya 4721 sayılı Kanun’un 181 inci maddesinin ikinci fıkrasına dayalı olarak devam edilerek aynı kanun maddesi gereğince dava sonuçlandırıldığı; 4721 sayılı Kanun’un 181 inci maddesinin ikinci fıkrası boşanma davası devam ederken, ölen eşin mirasçılarından birisinin davaya devam etmesi ve diğer eşin kusurunun ispatlanması halinde uygulanacağı amir hükmünü içerdiği; madde metninden de açıkça anlaşıldığı üzere; 4721 sayılı Kanun’un 181 inci maddesinin ikinci fıkrasının söz konusu olabilmesi için açılmış olan bir boşanma davasının bulunması gerektiği, evliliğin iptali davası sırasında ölen eşin mirasçılarının davaya 181 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kusur tespiti olarak devam etmeleri mümkün olmadığı gibi, mirasçıların evliliğin iptali davasını ıslah ile kusur belirlemesine dönüştürmelerine de olanak bulunmadığı; 4721 sayılı Kanun’un 159 uncu maddesi gereğince, mirasçıların evlenmenin butlanı davasını sürdürmelerinin ise mümkün olduğu, gerçekleşen bu duruma göre; mirasçılardan ...’un 13.10.2017 havale tarihli dilekçesinin, 4721 sayılı Kanun’un 159 uncumaddesi gereğince evlenmenin butlanı davasını sürdürme talebi olarak kabul edilerek, davaya evlenmenin nisbi butlan ile iptali davası olarak devam edilip, delillerin bu çerçevede değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile kararın kaldırmasına, belirtilen eksiklikler giderilmek üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
C.İlk Derece Mahkemesi’nin Son Kararı
İlk Derece Mahkemesi’nin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi’nin gönderme kararında da belirtildiği üzere davanın evlenmenin nispi butlan ile iptaline ilişkin olduğu, mirasçılardan ...’un 13.10.2017 havale tarihli dilekçesinin, 4721 sayılı Kanun’un 159 uncu maddesi gereğince evlenmenin butlanı davasını sürdürme talebi olarak kabul edilmesi gerektiği; nisbi butlanla evliliğin iptali davalarında irade sakatlığı hâllerini; yanılma, aldatma ve korkutma madde kenar başlıkları altında sınırlı olarak sayıldığı, 4721 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesine göre yanılmanın; dilekte yanılma, kişide yanılma ve nitelikte yanılma hali olarak belirlendiği; 4721 sayılı Kanun’un 150 inci maddesine göre kişinin aldatılma sonucu evlenme iradesinde sakatlık yaratıldığı iddiasıyla evlenmenin iptalini isteyebileceği, anılan maddeye göre aldatmanın (sonucunda kişi eğer ki bilseydi, asla evlenmeyecek olması hâlinin) nisbi butlan sebebi oluşturabilmesi için; kişi, ya birinci fıkrada açıklandığı şekilde “Eşinin namus ve onuru hakkında doğrudan doğruya onun tarafından veya onun bilgisi altında bir başkası tarafından aldatılarak evlenmeye razı,...” olduğu veya ikinci fıkrada yapılan düzenlemeyle “Davacının veya altsoyunun sağlığı için ağır tehlike oluşturan bir hastalık kendisinden,...” gizlenmesi nedeniyle evlendiği iddialarından birisine dayanılması gerektiği ve kişinin iddiasını ispatlaması gerektiği, açıklanan bu iki durum dışında “aldatma eylemi” subjektif açıdan ne kadar önemli olursa olsun, iptal sebebi olmasının mümkün olamayacağı, somut olayda evlenmenin nispi butlanını gerektirir durumların gerçekleşmediği, irade sakatlığına ilişkin tanık beyanlarının görgüye dayalı ve somut beyanlar olmadığı, başkaca delillerle de bu hususun ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi’nin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı mirasçısı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davacı mirasçısı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, davanın kabulü gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek delillerin toplanıp değerlendirildiği, delillerin takdirinde yanlışlık yapılmadığı, usulü işlemlerin kanununa uygun olarak yerine getirildiği, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, bu itibarla verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacı mirasçı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesi’nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı mirasçısı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı mirasçısı ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; davalının nikah kıyıldıktan sonra, dışarıda bekleyen taksiye binerek evi terk ettiğini, bir daha da ortakk konuta gelmeyerek, davacı eş ile ne manevî anlamda, ne maddî anlamda ne de cinsel anlamda karı- koca ilişkisi içerisinde bulunmadığını, merhum davacı ile davalı arasındaki ciddi yaş farkı da bu evliliğin maddî amaç ve çıkarla yapıldığının göstergesi olduğunu, merhum davacının hastanede yattığı dönemde de hiçbir şekilde tedavisi ile ilgilenmediğini, ziyaret dahi gelmediğini, davamızı boşanma yönünde ıslah ettiklerini ve bu ıslah doğrultusunda tanık dinlettiklerini, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi, davayı evliliğin iptali yönünden değerlendirerek hatalı karar verdiğini, dinlenen tanıkların beyanlarını hiçbir şekilde dikkate alınmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı erkek tarafından açılan evliliğin nispi butlanla iptali davasında iptal edilebilme şartlarının oluşup oluşmadığı ile , davanın reddine karar verilmesinin hatalı olup olmadığı ile iptal davasında davacının ölümü sonrasında mirasçıların ıslah ile davayı boşanma davasına çevirip çeviremeyecekleri noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun'un 149 uncu, 150 nci maddesi, 159 uncu maddesi, 6100 sayılı Kanun’un 352 nci madde, 353 üncü madde, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 inci maddesi ile 371 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen ..., tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı mirasçısı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.