Logo

2. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

...

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/353 E., 2023/362 K.

DAVA TARİHİ : 29.07.2021

KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bor 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi

SAYISI : 2021/390 E., 2022/828 K.

Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile boşanma ve fer'îlerine karar verilmiştir.

Kararın davalı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı kadın dava ve cevaba cevap dilekçesinde; davalının, kendisine ve çocuklara özen ve sevgi göstermediğini, soğuk davrandığını, terslediğini, aşağıladığını, küfür, hakaret ve tehdit ettiğini, maddî ihtiyaçları karşılamadığını, sürekli psikolojik ve fiziksel şiddet uyguladığını, davalının iddialarının asılsız olduğunu ve kabul etmediklerini, davalının davranışları sebebiyle evlilik birliğinin çekilmez hale geldiğini beyanla davanın kabulüne, davalı ile boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin kendisine bırakılmasına, çocuklar lehine ayrı ayrı aylık 500,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, kendisi lehine 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 100.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı erkek vekili davaya cevap ve ikinci cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçek olmadığını ve kabul etmediklerini, davacının annesinin tarafların evliliklerine müdahalede bulunduğunu, davacının ise annesinin etkisi ile hareket ettiğini, ortak evi terk ettiğini, müvekkilinin eşini ve çocuklarını çok sevdiğini ve boşanmak istemediğini beyanla davanın reddine, aksi halde ortak çocukların velâyetinin müvekkiline bırakılmasına, karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının, davacıya fiziksel şiddet uyguladığı ve psikolojik baskı yaptığı, davacıyı aşağıladığı, davacının ise telefonla uzun süre vakit geçirdiği ve ailesine ayırması gereken zamanı ayırmadığı, gerçekleşen olaylarda davalının ağır, davacının az kusurlu olduğu, tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı ve devamında bir yararın kalmadığının anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince tarafların boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin davacı anneye verilmesine, çocuklar ile davalı babası arasında kişisel ilişki kurulmasına, çocukları lehine ayrı ayrı aylık 300,00 TL tedbir, 400,00 TL iştirak nafakasına, davacı lehine aylık 600,00 TL tedbir, 1.000,00 TL yoksulluk nafakası ile 15.000,00TL maddî, 15.000,00 TL manevî tazminata karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı erkek vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı erkek vekili, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu beyanla; hükmün tamamı yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplanıp değerlendirildiği, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, boşanma davasının kabulü ile tarafların kusur derecelerinin belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığı, ortak çocukların yaşı itibariyle anne bakım ve şefkatine ihtiyacı olduğu ve alınan sosyal inceleme raporu gözetildiğinde çocukların velâyetlerinin anneye verilmesinin çocukların üstün yararına olduğundan velâyet düzenlemesinde isabetsizlik bulunmadığı, boşanma veya ayrılık davası açılınca geçici önlemlerin kendiliğinden alınması gerektiği, velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocukların giderlerine gücü oranında katılmak zorunda olduğu, davacı lehine tedbir, ortak çocuklar lehine tedbir ve iştirak nafakasına hükmedilmesinde, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği anlaşılan davacı lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmesinde, tarafların tespit edilen sosyal ve ekonomik durumları, nafakaların nitelikleri, günün ekonomik koşulları, davacı kadının ve ortak çocukların ihtiyaçları, hakkaniyet ilkesi birlikte değerlendirildiğinde hükmedilen nafakaların miktarlarında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen ve boşanmaya neden olaylar nedeniyle kişilik hakları saldırıya uğrayan davacı lehine, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusur dereceleri, paranın alım gücü ve beklenen menfaatlerin kapsamı, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları birlikte değerlendirildiğinde, maddî ve manevî tazminat takdir edilmesinde ve takdir edilen tazminatlarınn miktarında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesinin kararının usul ve esas yönünden kanuna uygun olduğu gerekçesi ile davalı erkek vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı erkek vekili, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu beyanla;hükmün tamamı yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacı kadın tarafından açılan boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte davalı erkekten kaynaklanan bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, kusur belirlemesinin yerinde olup olmadığı, velâyet düzenlemesinin yerinde olup olmadığı, ortak çocuklar lehine tedbir ve iştirak nafakası, davacı kadın lehine tedbir ve yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminat verilmesi şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, miktarlarının uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi, 6 ncı maddesi, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 169 uncu, 174 üncü ve 175 inci maddesi, 182 nci, 327 nci, 328 inci, 330 uncu maddesi; 6100 sayılı Kanun'un 190 ıncı maddesi, 194 üncü maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci ve 371 inci maddesi; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'nun 50 nci ve 51 inci maddesi

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen ..., tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı erkek vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***