Logo

2. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/340 E., 2023/425 K.

KARAR : Başvurunun kısmen kabulü ile esas hakkında yeniden hüküm kurma

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Aile Mahkemesi

SAYISI : 2019/1127 E., 2021/22 K.

Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'îlere karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün ilgili bölümlerini kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı kadın vekili dava dilekçesinde; erkeğin aile birliğinin kendisine yüklediği sorumluluklardan uzak kaldığını, aralıklı olarak alkol aldığını, alkollü olduğu zamanlarda herhangi bir konuyu tartışmaya dönüştürdüğünü, hakaretler ettiğini, fiziksel şiddet uyguladığını, bunlardan dolayı aralarındaki sevgi ve saygı bağının sona erdiğini ileri sürerek tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği boşanmalarına, ortak çocukların velâyetlerinin tarafına verilmesine, ortak çocukların her biri adına aylık ayrı ayrı 750,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, kadın için aylık 750,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 20.000,00 TL maddî ve 30.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı erkek cevap dilekçesinde; kadının kendisini ve çocukları evden kovduğunu, tartışma çıkaranın kadın olduğunu, aile düzenini bozduğunu, hakaretler ettiğini, maddî taleplerle sıkıntı çıkardığını, ortak çocuklara karşı yükümlülüklerinden kaçındığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların birbirlerine karşı sevgi ve saygılarının bittiği, aralarında fikir uyuşmazlığının olduğu, tarafların birbirlerine karşı birlik görevlerini yerine getirmedikleri, sürekli aralarında kavgalar yaşandığı, erkeğin evin geçimi konusunda zafiyet gösterdiği, güven sarsıcı hareketlerinin olduğu, kadının ise erkeği evden kovduğu, hakaret ettiği, evlilik birliğinin sona ermesinde tarafların eşit kusurlu olduğu, kadının çalıştığı, düzenli ve sürekli bir geliri olduğu, boşanma yüzünden yoksulluğa düşmeyeceği gerekçesiyle tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği boşanmalarına, ortak çocukların velâyetlerinin anneye verilmesine, ortak çocuklar için ayrı ayrı aylık 450,00 TL iştirak nafakasına, kadının yoksulluk ve tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin düzenli bir işi olmadığını, pandemi nedeniyle temizliğe gidemediğini, yarım gün okul servisinde görevli olduğunu ancak bir yıldır işsiz kaldığını, yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ağır kusurlu olanın erkek olduğunu, eşit kusur tespitini kabul etmediklerini, maddî ve manevî tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin işsiz kalması nedeniyle hükmedilen aylık 450,00 TL iştirak nafakasının günün ekonomik koşullarında değersiz kaldığını belirterek kusur belirlemesi, iştirak nafakasının miktarı yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminat talebinin reddi yönlerinden istinaf başvurusunda bulunmuştur.

2.Davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde; ortak çocuklar için hükmedilen iştirak nafakası miktarının çok yüksek olduğunu belirterek bu kısım yönünden istinaf başvurusunda bulunmuş, kadının istinaf dilekçesine cevabında ise ağır kusurlu kadının nafaka ve tazminata hak kazanamayacağını, iştirak nafakalarının miktarının fazla olduğunu tekrarla beyan etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; erkeğin sadece iştirak nafakasının miktarı yönünden istinaf talebinde bulunduğu, kusur yönünden istinaf talebinde bulunmadığı, erkeğin İlk Derece Mahkemesince tespit edilen kusurlarının kesinleştiği, sonuç olarak, erkeğin evlilik birliğindeki görevlerini yerine getirmediği, evin geçimi konusunda zafiyet gösterdiği, güven sarsıcı hareketlerinin olduğu, kadının ise erkeği evden kovduğu, hakaret ettiği böylelikle evlilik birliğinin sona ermesinde kadının az, erkeğin ağır kusurlu olduğu, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, ortak çocukların ihtiyaçları karşısında ortak çocuklar lehine iştirak nafakasına karar verilmesi yerinde olduğu gibi, miktarları da hakkaniyete uygun olduğu, kadının gündelik işlerde çalıştığı, düzenli bir işi ve gelirinin bulunmadığı, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusur dereceleri, kadının boşanma ile mevcut ve beklenen menfaatlerinin zedelenmesi, kişilik haklarının ihlal edilmesi karşısında kadın lehine maddî ve manevî tazminata karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kadının kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası ve tazminatlar yönlerinden istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin ilgili bentlerinin kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle karar gerekçesinin kadının az, erkeğin ağır kusurlu olduğu şeklinde düzeltilmesine, kadın için aylık 500,00 TL yoksulluk nafakası ile 20.000,00 TL maddî ve 20.000,00 TL manevî tazminata karar verilmiş, erkeğin tüm, kadının sair istinaf taleplerinin ise esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı erkek vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde; kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası, iştirak nafakasının miktarı ile tazminatlar yönlerinden kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, açılan boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, kadın yararına hükmedilen nafaka ve tazminat ile iştirak nafakasının miktarı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Kanun’un 4 üncü, 6 ncı maddesi, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 175 inci maddesi, 182 nci ve 330 uncu maddesi. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine ve özellikle 11.11.2005 doğumlu ortak çocuk ...'nin temyiz inceleme tarihi itibariyle ergin olduğunun, yine her ne kadar erkek vekili temyiz dilekçesinde kadın için hükmedilen manevi tazminat miktarı yönünden talebin aşılarak karar verildiğini iddia etmiş ise de; kadının dilekçeler aşamasında 20.000,00 TL maddî ve 30.000,00 TL manevî tazminat talebinde bulunduğunun, istinaf dilekçesindeki beyanının maddî hata niteliğinde olup bu yöne ilişkin feragatinin söz konusu olmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı erkek vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***