Logo

2. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/494 E., 2023/614 K.

KARAR : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kars Aile Mahkemesi

SAYISI : 2021/533 E., 2021/557 K.

Taraflar arasındaki ziynet alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı taraf vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; kadın eşe ait ziynet ve çeyiz eşyalarının aynen iadesi, bu da mümkün değilse bedelinin kadın eşe ödenmesi talep ve dava edilmiştir.

II. CEVAP

Davalı erkek vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ve mal varlığı haklarına ilişkin davalarda dava konusu değerinin dava dilekçesinde gösterilmesinin zorunlu olduğunu, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun (492 sayılı Kanun) 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına göre değer tayini mümkün olan hallerde dava dilekçelerinde değer gösterilmesinin mecburi olduğunu, gösterilmeyen hallerde bu durumun davacıya tespit ettirileceğini, tespitten kaçınma halinde dava dilekçesinin muameleye konulmayacağını, davacı tarafa dosya ana dosyadan tefrik edilmeden önce ana dosyada dava konusu değerini belirlemesi için kesin süre verildiğini, gerekli ihtaratların yapıldığını, verilen süreye rağmen dava konusu değerinin belirlenmediğini belirterek davacı tarafından davalı hakkında açılan davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 119 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile 492 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince dava dilekçesinin reddine ve davalı yararına maktu vekâlet ücretine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı kadın vekili, hükmün usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, hükmün tamamı yönünden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre usul ve kanuna uygun olması gerekçesi ile 6100 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı kadın vekili, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, Mahkemece ara kararında davalı tarafa süre verilmiş olduğunu, sehven iş bu dosyada davacı olması nedeniyle ara karar gereğinin yerine getirilemediğini, dava dilekçesi içeriğinde eşyaların aynen iadesinin talep edildiğini, miktarları da belirtildiğini, yasada davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin belirtildiğini, hukuki noksanlıklar yüzünden dava dilekçesinin reddi halinde davalı yararına vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek hükmün tamamı yönlerinden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, dava dilekçesinin reddi ve davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun'un 119 uncu, 323 üncü, 326 ncı, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 inci ve 371 inci maddeleri. 492 sayılı Kanun 16 ncı maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı kadın vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***