"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1355 E., 2023/822 K.
DAVA TARİHİ : ...
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye Aile Mahkemesi
SAYISI : 2019/296 E., 2020/303 K.
Taraflar arasındaki karşılıklı olarak açılan boşanma davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve karşı davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiştir.
Kararın davalı erkek vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı erkek vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı kadın vekili dilekçesinde özetle; 26.10.202 tarihinde evlendiklerini, bu evliliklerinden ortak bir çocuklarının bulunduğunu, müvekkilin eşini severek evlendiğini, müvekkilin ailesine karşı aşağılayıcı söz ve davranışlarının çekilmez hale geldiğini, ailesine karşı saygı göstermediğini ve değer vermediğini, evlilik birliğinde alınacak olan kararları hiç sormadığını, evin geçimine hiç katkıda bulunmadığını, tüm bu nedenlerle ortak çocuk için aylık 500,00 TL tedbir nafakasına, sonrasında iştirak nafakası olarak devamına, davacı için aylık 1000,00 TL tedbir nafakasına, davanın kesinleşmesinden sonra yoksulluk nafakası olarak devamına, 100.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminata hükmedilerek boşanmalarına karar vermeleri talep ettiğini beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalı erkek vekili cevap ve karşı davaya dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde belirttiği iddiaların gerçek olmadığını, sebze üretimi ve ticareti yaptığını, işlerinin iyi gitmemesi nedeni ile kredi çekerek borçlandığını ve borçlarını ödemeye çalıştığını, bu nedenle evinden, eşinden ve çocuğundan uzakta Milas'ta sebze üretimi yaparak borç ödemeye çabaladığını, ara ara evine gelebildiğini, iddiaların tam tersine bütün çabasının ekonomik zorlukları bitirerek ailesine destek olmak istediğini, eşinin kadrolu olarak Devlet Su İşlerinde güvenlik görevlisi olarak işe başladığını, işe başladıktan sonra boşanma davası açtığını, davacının hiçbir iddiasını kabul etmediğini, gerçek olmadığını, haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının hakaret, aşağılama, evin geçimine katkı sağlamadığı, saygı ve değer göstermediği iddialarıyla dayalı evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayalı boşanma davası açıldığı görülmekle davacı tanıklarının davalının evi ve çocuğu ile ilgilenmediğini, davacıya geri kafalısın dediğini, bazen de hakaret ettiğini, hiç çalışmadığını ve katkısının bulunmadığını beyan ettikleri ve tanık anlatımlarının görgüye dayalı beyanlar olduğu görülmekle evlilik birliğinde gelinen noktaya davalı erkeğin duygusal şiddet ve ekonomik şiddet niteliğinde kusurlu davranışlarının bulunduğu ve davalının aksi durumu kanıtlayamayıp tam kusurlu olduğu, evlilik birliğinin devamına imkan kalmadığı görülmekle tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, baba ile kişisel ilişki kurulmasına, çocuk yararına kararın kesinleşmesinden itibaren aylık 300,00 TL iştirak nafakasının davalıdan tahsili ile velâyeten davacıya ödenmesine, davacı kadın yararına 10.000,00 TL maddî, 10.000,00 TL manevî tazminata karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı erkek vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı erkek vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın ispatlanamadığını, reddi gerektiğini, davacı tanığı ...'ın davacının kardeşi olduğunu, hükme esas alınabilecek nitelikte ifade vermediğini beyan ederek tüm yönlerinden istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ortak çocuğun istinaf başvuru sonrasında ergin olması nedeniyle velâyet ve iştirak nafakası konusu kalmadığından bu hususlarda karar verilmesine yer olmadığına, sair yönlerden ise kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı erkek vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki kanun yolu itirazlarını tekrar ederek, davanın kabulü, kusur belirlemesi, tanık beyanın esas alınmasını, maddî ve manevî tazminatlar yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın kabulü, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 190 ıncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Kanun’un 4 üncü ve 6 ncı maddeleri, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 169 uncu maddesi, 174 üncü maddesi. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı erkek vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...
...