Logo

2. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1473 E., 2023/2100 K.

KARAR : Kısmen kabul ile yeniden esas hakkında hüküm verilmesi

İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 2. Aile Mahkemesi

SAYISI : 2021/456 E., 2023/143 K.

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince her iki davanın da kabulüne, tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı-davalı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin eşinin desteğini ve ilgisini hiçbir zaman görmediğini, davalının evlilik hayatını tamamen kendi zevk ve isteklerine göre şekillendirdiğini, sürekli küs olarak yaşadığını, haftalarca sürdüğünü, en ufak bir şeyde kapıyı çekip çıktığını, ailesinin yanına giderek hanede yaşananları en ufak ayrıntısına kadar anlattığını, ailesinin müvekkiline cephe almalarına neden olduğunu, evde bulunduğu kısa sürelerde de sürekli telefonu ile ilgilendiğini, dokunmasına izin vermediğini, şifreli olduğunu, sabah çok erken çıkıp gece geç saatte eve geldiğini, evi otel olarak kullandığını, parasını müvekkilinden gizlediğini, evin ihtiyaçlarına cevap vermediğini, ekonomik ve psikolojik şiddet uyguladığını, sürekli öfke nöbetleri geçirdiğini, çocuklar konusunda hiç yardımcı olmadığını, sürekli il dışına çıktığını, arkadaşlarıyla tatile çıktığını, müvekkilinin evden ayrılmak durumunda kaldığını, psikolojik baskı ve şiddet uyguladıklarını, davalının evlilik boyunca müvekkiline ağır hakaretlerde bulunduğunu, davalının müvekkilinden habersiz bir sürü borcunun ve kredilerinin bulunduğunu, icra takibinde olduğunu, alacaklılar ile müvekkilini muhatap ettiğini ileri sürerek davanın kabulüne, tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun ( 4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, ortak çocukların velayetinin anneye bırakılmasına, ortak çocuklar yararına ayrı ayrı aylık 2.000,00 TL tedbir ve iştirak, kadın yararına 1.500,00 TL tedbir ve yoksulluk, 100.000 TL maddî, 100.000 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı-davacı erkek vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; kadının alınan eşyaları yetersiz bulduğunu, sürekli yeni şeyler istediğini, zaten zor durumda olan müvekkilini daha da zor duruma sokmaya çalıştığını, bunu bilinçli olarak yaptığını, müvekkilinin 2 yılın sonunda borçlarını ödeyemeyecek giderlerini karşılayamayacak duruma gelince evi satmak durumunda kaldığını, sürekli olarak aşağıladığını, sürekli olarak kavga ve huzursuzluk çıkardığını, evdeki eşyalara zarar vermeye başladığını, maddî ve psikolojik olarak müvekkilini yıprattığını, sinkaflı küfürler ve hakaretler ettiğini, ev işlerini dahi yapmamaya başladığını, psikolojik olarak müvekkilini yıprattığını, aralarında yaşanan sorunlar nedeni ile davacının kardeşinin ve eniştesinin geldiğini, geldiklerinde evliliği sürdürmek istemediğini söylediğini, ortak çocukları da alarak kardeşi ve eniştesi ile birlikte gittiğini, bu tarihten itibaren dönmediğini, sürekli müvekkilini tahrik ederek tartışmaya çekmek istediğini belirterek, asıl davanın reddi ile karşı davanın kabulüne, tarafların 4721 sayılı Kanunun 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin babaya bırakılmasına, 100.000 TL maddî, 100.000 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile erkeğin işini bitirmesine rağmen eve geç geldiği, sürekli telefonla ilgilendiği, kadına hakaret ettiği, epilepsi hastalığını evlilik öncesinde ve sonrasında gizlediği, son ortak çocuğa hamilelik haberini aldığında ilgisiz kaldığı ve "sadece nüfusuma alırım" dediği, dava öncesinde fiili ayrılık döneminde kadınla ve çocuklarla maddi ve manevi yönden ilgilenmediği, davacı kadını borçlandırıp ödemediği, gelir ve giderlerine ilişkin ekonomik durumunu kadından gizlediği, kadına ihtiyaçlar için talepte bulunduğunda para vermediği, evlilik birliği fiilen devam ederken de çocuklarla ilgilenmediği, kadının ise erkeğe hakaret ettiği, "yarım adam oldun, sakat kaldın" şeklinde aşağıladığı, erkeğin borçlanmasına sebebiyet verdiği, erkeğin yaptıklarını ve aldıklarını beğenmediği ve fazlasını istediği belirterek boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin kadına nispeten ağır kusurlu olduğu, gerekçesi ile her iki davanın da kabulüne, tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, ortak çocuk ..., ... ve ...'in velâyetlerinin davacı annelerine verilmesine, velâyetleri annelerine verilen ortak çocuklar ... ve ... ile davalı babaları arasında kişisel ilişki kurulmasına, velâyetleri annelerine bırakılan ortak çocuklar ... ve ... yararına 25.08.2022 tarihli ara kararıyla hükmedilen aylık ayrı ayrı 450,00'şer TL tedbir nafakasının ve ortak çocuk ... yararına hükmedilen aylık 350,00 TL tedbir nafakasının boşanma hükmünün kesinleşmesine kadar aynen devamına, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren ortak çocuklar ... ve ... yararına ayrı ayrı 650,00'şer TL ve ortak çocuk ... yararına aylık 500,00 TL iştirak nafakasının babadan alınarak velâyeten snneye verilmesine, kadının tedbir nafakası talebinin reddine, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren aylık 400,00 TL yoksulluk nafakası ödenmesine, kadın yararına 50.000,00 TL maddî ve 50.000,00 TL manevî tazminata, erkeğin tazminat taleplerinin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacı-davalı kadın vekili, hükmün usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, erkeğin davası, kusur , nafaka ve tazminatların miktarı, tedbir nafakasının reddi yönünden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı-davacı erkek vekili; hükmün usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, kadının davası ve ekleri, kusur belirlemesi, tazminat isteklerinin reddi yönünden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece belirlenen kusurlar yanında erkeğin kadına küstüğü, telefonuna şifre koyduğu ve kadının fikirlerini önemsemediği, bu vakıalarında erkeğe kusur olarak yüklenmesi gerektiği, kadının düzenli gelirinin bulunduğu ve boşanmakla yoksulluğa düşmeyeceği gerekçesi ile istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin ilgili bentlerinin kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle çocuklar yararına ayrı ayrı aylık 1.000,00 TL iştirak nafakası, kadın yararına 500,00 TL tedbir nafakası, kadının yoksulluk nafakasının reddine karar verilmiş, tarafların sair istinaf taleplerinin ise esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davacı-davalı kadın vekili, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, erkeğin davası, kusur, nafaka ve tazminatların miktarı, yoksulluk nafakasının reddi yönlerinden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı-davacı erkek vekili, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, kusur belirlemesi, tazminatlar, tedbir nafakası yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, taraflarca açılan karşılıklı boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, erkeğin davasının kabulü, kadın yararına hükmedilen tazminatlar tedbir ve iştirak ve nafakaları ile miktarları ve kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

4721 sayılı Kanun'un 4 üncü, 6 ncı, 166 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası,169 uncu, 174 üncü, 175 inci ve 176 ncı, 182 nci, 327 nci, 328 inci, 329 uncu, 330 uncu, 331 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 inci ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50, 51 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***