"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
SAYISI : 2023/312 E., 2023/442 K.
DAVA TARİHİ :20.01.2021 - 05.03.2021
KARAR : Kabul
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen boşanma davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, kadın lehine maddi ve manevi tazminata karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı ... erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.... erkek vekili dava ve cevaba cevap dilekçesinde; kadının sürekli tartışma çıkardığını, Almanya'da yaşamayı kabul etmediğini, erkeğin akrabalarını ve yakınlarını eve istemediğini, erkeğin her ay eşine 600-700 Euro göndermesine rağmen paranın yetmediğini söyleyerek yeniden para istediğini, ilgisiz ve asabi olduğunu, hakaret ettiğini, erkeğin çamaşırlarını yıkamadığını, ütüsünü yapmadığını ve en son 28.12.2020 günü erkeğin hiç tanımadığı kişilerle görüntülü görüştüğünü ve erkek kim olduklarını sorduğunda "sen bana karışamazsın" dediğini, tarafların o gün fiilen ayrıldıklarını ve akabinde çocuğu babasına göstermediğini iddia ederek tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına ve ortak çocuk ile baba arasında kişisel ilişki kurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2.... erkek vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; asıl davadaki dilekçelerini tekrar ederek birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiş, tarafların boşanmalarına karar verilmesi halinde erkek lehine 200.000,00 TL maddî ve 200.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı-davacı kadın vekili cevap ve ikinci cevap dilekçesinde; erkeğin Almanya'dan ülkeye gelmeyerek birlikte yaşamdan kaçındığını, Türkiye'de de ev tutmadığını, kadının hamilelik sürecinde ve doğumdan bir süre sonra erkeğin ablasında yaşadığını, ülkeye izinli geldiğinde eşi ve çocuğu yerine ailesi ile zaman geçirdiğini, kadının gönderilen para haricinde ekstra bir harcaması olup para istediğinde destek olmadığını, cinsel sorunları olduğunu ve tedavi görmediğini, en son olayda kadının Zoom programı üzerinden aldığı bir eğitime katılmış olduğu sırada yanına gelip hakaret ve tehdit ettiğini, darp ettiğini, bu olay sonrası fiilen ayrıldıklarını ve fiili ayrılık sürecinde de kadını maddî olarak mağdur ettiğini iddia ederek davanın reddini istemiş, boşanma kararı verilmesi halinde kadın ve çocuk için ayrı ayrı aylık 5.000,00 TL nafakaya hükmedilmesini talep etmiştir.
2.Davalı-davacı kadın vekili birleşen dava dilekçesinde; asıl davadaki dilekçelerini tekrarla tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, çocuk ve kadın için ayrı ayrı aylık 5.000,00 TL nafakaya ve kadın lehine 150.000,00 TL maddî, 150.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; boşanmaya sebebiyet veren olaylarda uzun süre ortak evi kurmayan, Türkiye’ye dönüş yapmayan, eşine fiziksel şiddet uygulayan, onu korkutan, hakaret eden ve maddî ve manevî anlamda ilgi göstermeyen erkeğin ağır, eşinin ailesine mesafeli olan ve onları evde istemeyen kadının az kusurlu olduğu ve kadın lehine boşanmanın fer'îlerine hükmedilebilmesinin yasal koşullarının bulunduğu gerekçesi ile; her iki davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, ortak çocuk Livanas'ın velâyetinin anneye verilmesine, baba ile çocuk arasında her ayın birinci ve üçüncü cumartesi günü saat 09.00'dan takip eden pazar günü saat 17.00'a kadar, her yıl temmuz ayının birinci günü saat 09.00'dan otuz birinci günü saat 17.00'a kadar, dini bayramların ikinci günü saat 09.00'dan üçüncü günü saat 09.00'a kadar ve her yıl sömestr tatilinin ikinci haftası pazartesi günü saat 09.00'dan takip eden pazar saat 17:00'a kadar kişisel ilişki kurulmasına, çocuk için aylık 2.000,00 TL tedbir ve iştirak nafakasının babadan alınarak anneye verilmesine, kadın için ara karar ile hükmedilen aylık 1.000,00 TL tedbir nafakasının karar tarihi itibariyle aylık 1.600,00 TL'ye çıkarılmasına ve kararın kesinleşmesinden sonra aynı miktar nafakanın yoksulluk nafakası olarak devamına, iştirak ve yoksulluk nafakasına her yıl TÜİK tarafından belirlenen ÜFE oranında artış yapılmasına, 50.000,00 TL maddî, 50.000,00 TL manevî tazminatın erkekten alınarak kadına verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. ... erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadının tam kusurlu olduğunu, kadının birlikte yaşamdan kaçınarak Almanya'ya gitmek istemediğini, erkeğin ailesine mesafeli davrandığını, en son kadının erkeğin tanımadığı kişilerle telefonda görüşmesi ve erkeğin de kim olduklarını sorması üzerine kadının sen bana karışamazsın dediğini ve son olayla ilgili ceza kovuşturması neticesinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar nedeniyle son olayın kusur belirlemesinde dikkate alınamayacağını belirterek; kusur belirlemesi ve aleyhe hükmedilen tazminatlar yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesi istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. Davalı-davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; kadına az da olsa kusur yüklenemeyeceğini, erkek tanıklarının beyanının soyut olduğunu, tazminat ve nafaka miktarlarının az olduğunu, ortak çocuğun baba ile seyrek görüşmüş olması ve babanın ilgisiz olması nedeniyle yatılı kişisel ilişki tesisinin doğru olmadığını belirterek; kusur belirlemesi, tazminatlar ile nafakaların miktarı ve kişisel ilişki yönlerinden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesi istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı ... erkek vekili kusur belirlemesi ve aleyhe hükmedilen tazminatlar yönünden davalı-davacı kadın vekili kusur belirlemesi, tazminatlar ile nafakaların miktarı ve kişisel ilişki yönlerinden temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemiz 22.06.2023 tarihli ilamı ile tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırının ağırlığı ile ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davalı-davacı kadın yararına hükmolunan maddî ve manevî tazminatın az olduğundan bahisle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadın lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminat yönlerinden ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına ve sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin onanmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kadın yararına 150.000,00 TL maddî ve 150.000,00 TL manevî tazminata karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde ... erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı- davalı erkek vekili, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kusur belirlemesi ve tazminatlar yönlerinden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflarca açılan karşılıklı boşanma davasında kadın yararına hükmedilen tazminatların miktarı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu, 370 inci ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddeleri
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmadığı gibi bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak oluşturan yönlerin de yeniden incelenmesinin hukuken mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
... erkek vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.