"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1881 E., 2024/138 K.
DAVA TARİHİ : ...
KARAR : Bozmaya uyularak kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen boşanma davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi’nin kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; bozmaya uyularak davacı kadın yararına artırılmak suretiyle yoksuluk nafakası ile maddî tazminata karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; erkeğin ortak konutu başka bir kadın için 2015 yılında terk ettiğini, kadının bu olayı anlamasının ardından fiziksel şiddet uyguladığını, tarafların ayrı yaşadıklarını, bu süreçte kadına ve ortak çocuklara maddî olarak destek sağlamadığını ileri sürerek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin anneye bırakılmasına, ortak çocuklardan her biri yararına aylık 500,00'er TL tedbir ve iştirak, kadın yararına aylık 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 50.000,00 TL maddî, 50.000,00 TL manevî tazminat ödenmesine, evlilik birliği içerisinde bozdurulan ziynet eşyalarının ise aynen iadesine, aynen iade mümkün değilse bedelinin erkekten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı kadın vekili bilirkişi raporu doğrultusunda ziynet alacağına ilişkin davasını 19.280,00 TL üzerinden ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı erkek cevap dilekçesinde özetle; kadının ortak konutu terk ederek İstanbul'a gittiğini, çocuklarla görüşmesine engel olduğunu, birlik görevlerini yerine getirmediğini, İstanbul'da başka bir erkek ile birlikte yaşadığını, ziynet eşyalarının kadında olduğunu ileri sürerek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; erkeğin evin ve ortak çocukların giderleri ile ilgilenmediği, tarafların ayrılmalarından sonra kadını arayıp sormadığı, kadının oturduğu evdeki elektrik ve suyu kestirdiği, ev sahiplerini kadını evden çıkarmaları yönünde tehdit ettiği, bunun üzerine kadının evden ayrılmak zorunda kaldığı, güven sarsıcı davranışta bulunduğu, eşi ve çocukları ile ilgilenmeyerek birlik görevlerini yerine getirmediği, böylece evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin sosyal inceleme raporundaki tespitler doğrultusunda anneye bırakılmasına, baba ile çocuklar arasında kişisel ilişki tesisine, kadın yararına aylık 300,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, ortak çocuklardan her biri yararına dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 150,00'şer TL iştirak nafakasına, yasal şartları oluştuğu gerekçesiyle kadın yararına 10.000,00 TL maddî, 10.000,00 TL manevî tazminat ödenmesine, erkeğin düğünlerde orkestralarda çalmak üzere müzik ekipmanı almak için kadına ait ziynet eşyalarını bozdurduğu, erkeğin aşamalarda ziynet eşyalarının cins ve miktarına ilişkin bir itirazının olmadığı, geri verme şartı olmaksızın ziynetlerin bozdurulduğunu ve ihtiyaçlar için harcandığını ispatlayamadığı gerekçesiyle kadının ziynet alacağı davasının kabulüyle cins ve miktarı gerekçeli kararda belirtilen ziynet eşyalarının 6 adet 22 ayar (15gr) kalın altın bileziğin (17.100,00 TL) 1 adet 18 ayar altın kalın zincir (1.450,00 TL) 1 çift 14 ayar altın küpe ( 480,00 TL) 1 adet altın saat (250,00 TL) kadına aynen iadesine, aynen iadesi mümkün değilse 19.280,00 TL'nin erkekten alınarak kadına ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı kadın vekili istinaf dilekçesiyle; kadın ve ortak çocuklar yararına hükmedilen nafakalar ile kadın yararına hükmedilen maddî ve manevî tazminat miktarlarının az olduğunu belirterek kararın bu yönlerden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde; kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen nafaka ve tazminatlar ile bunların miktarı ve kadının kabul edilen ziynet alacağı davası yönünden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 21.11.2022 tarih, 2021/1761 Esas 2022/1710 Karar sayılı kararı ile; dosya kapsamında tarafların kusurlarına ilişkin yapılan tespitlerin isabetli olduğu, kadının boşanmakla yoksulluğa düşeceği ve kadın yararına hükmedilen yoksulluk nafakası miktarının uygun olduğu, ziynet eşyalarının erkek tarafından bozdurulduğunun ve kadına iade edilmediğinin dosya kapsamında sabit olduğu, İlk Derece Mahkemesince kadın yararına hükmedilen maddî ve manevî tazminat ile ortak çocuklar yararına hükmedilen iştirak nafakası miktarlarının az olduğu, iştirak nafakasına ilişkin hükümde de dava tarihinden itibaren tedbir, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren iştirak nafakası olarak hüküm kurulması gerekirken, dava tarihinden itibaren iştirak nafakası şeklinde hüküm kurulmasının hatalı olduğu, gerekçesiyle kadın vekilinin maddî ve manevî tazminatlar ile iştirak nafakasına yönelik yapmış olduğu istinaf itirazlarının kabulüyle İlk Derece Mahkemesinin bu yönlere ilişkin hüküm fıkralarının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulması suretiyle velâyeti anneye verilen ortak çocuklar yararına aylık 150,00'şer TL tedbir nafakasına, kararın kesinleşmesinden sonra ise 500,00'er TL iştirak nafakasına, kadın yararına 20.000,00 TL maddî, 20.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesine, kadının sair, erkeğin tüm istinaf itirazlarının ise esastan reddine ziynet alacağı yönünden miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 20.09.2023 tarih ve 2023/465 Esas, 2023/4077 Karar sayılı kararı ile tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaatleri ile nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakası ile maddî tazminat miktarının az olduğu gerekçesi ile hükmün bozulmasına, bozma kapsamı dışında kalan itirazlara yönelik hükmün onanmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; uyulan bozma ilamı uyarınca, tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, nafakanın niteliği, günün ekonomik koşulları, kadının çalışması ve gelir miktarı dikkate alınarak kadın yararına aylık 400,00 TL yoksulluk nafakası ile; tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat, hakkaniyet ilkesi gereğince kadın yararına 40.000,00 TL maddî tazminata karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı kadın vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; bozmaya uyulmasına karşın bozmanın amacına uygun olarak karar verilmediğini ileri sürerek; kararın tedbir ve yoksulluk nafakası ve maddî tazminat miktarı yönünden bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadın tarafından açılan boşanma davasında bozmanın amacına uygun hüküm verilip verilmediği, kadın yararına hükmedilen maddî tazminat ve yoksulluk nafakasının miktarı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi, 174 üncü maddesinin birinci fıkrası, 175 inci maddesi, 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 inci maddesi ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmadığı gibi bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak oluşturan yönlerin de yeniden incelenmesinin hukuken mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı kadın vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...