Logo

2. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1115 E., 2024/412 K.

DAVA TÜRÜ : Boşanma

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. Aile Mahkemesi

SAYISI : 2022/526 E., 2023/486 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, davanın kabulü, aleyhine hükmedilen nafakalar, maddî ve manevî tazminat ile velâyet yönlerinden; davacı kadın vekili tarafından ise katılma yoluyla nafakalar ile maddî ve manevî tazminat miktarları yönlerinden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;

1. Davacı kadın vekilinin katılma yoluyla temyiz dilekçesinin incelenmesinde;

6100 sayılı Kanun'un öngördüğü yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmadığı gibi İlk Derece Mahkemesi kararını sınırlı olarak istinafa getiren tarafın açıkça istinaf etmediği konularda da temyiz hakkı bulunmamaktadır.

Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesi kararının sadece davalı erkek vekili tarafından istinaf edildiği ve istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmakla, verilen karar davacı kadın vekili tarafından istinaf edilmeyerek onun yönünden kesinleşmiştir. Bu nedenle davacı kadın vekilinin, katılma yoluyla sunduğu temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

2.Davalı erkek vekilinin tüm yönlerden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

a.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle İlk Derece Mahkemesince davalı erkeğe "...evine bakmamak ve ihtiyaçlarını gidermemek suretiyle birlik görevlerini ihmal ettiği... parası olsa dahi parasını müşterek haneye harcamadığı... bu olaylardan sonra davalının evi terk ettiği..." kusurları yüklenmiş ise de; davacı kadın tarafından sunulan dava ve cevaba cevap dilekçelerinde dayanılan vakıalar arasında bu vakıaların da bulunduğu, ancak tanık deliline dayanılmadığı, dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşmasının tamamlanmasından sonra davacı kadın vekili tarafından 26.11.2020 tarihinde ıslah dilekçesi sunulduğu, taraflardan her birinin dava veya cevap dilekçesini ıslah ederek yeni bir vakıa ekleyebileceği ve bu yeni vakıa için delil gösterebileceği, davacı kadının dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında tanık deliline dayanmadığı, bu sebeple sadece ıslah dilekçesi ile ileri sürdüğü yeni vakıalara yönelik tanık bildirebileceği, Mahkemece de bildirilen tanıkların beyanlarının sadece bu yeni vakıa için hükme esas alınabileceği, bu kapsamda yapılan değerlendirmeye göre; dava ve cevaba cevap dilekçesinde de bildirilen ve yeni bir vakıa olmayan "...evine bakmamak ve ihtiyaçlarını gidermemek suretiyle birlik görevlerini ihmal ettiği... parası olsa dahi parasını ortak haneye harcamadığını... bu olaylardan sonra davalının evi terk ettiği.." şeklindeki vakıaların hükme esas alınmayacağı ve bu beyanlara dayanılarak davalı erkeğe kusur yüklenemeyeceği, ancak kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurları uyarınca erkeğin boşanmaya sebebiyet veren olaylarda yine de tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

b.Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesinin 16.04.2021 tarih, 2020/721 E. ve 2021/532 K. sayılı kararında kadın yararına aylık 300,00 TL tedbir nafakası, aylık 300,00 TL'den 12 ay boşunca her ay ödenmek üzere toplam 3.600,00 TL yoksulluk nafakası, ortak çocuk yararına aylık 300,00 TL tedbir nafakası, aylık 500,00 TL iştirak nafakası ile kadın yararına 15.000,00 TL maddî ve 15.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmiştir. Hükme karşı sadece davalı erkek tarafından istinafa başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kadın yararına aylık 1.000,00 TL tedbir nafakası, aylık 1.000,00 TL'den 2 yıl boyunca toplu olarak ödenmek üzere bir defada 24.000,00 TL yoksulluk nafakası, müşterek çocuk yararına aylık 1.000,00 TL tedbir ve iştirak nafakası ile kadın yararına 50.000,00 TL maddî ve 50.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 16.04.2021 tarih, 2020/721 E. ve 2021/532 K. sayılı sayılı kararına karşı sadece erkek tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğundan, ortak çocuk yararına hükmedilen tedbir ve iştirak nafakası ile kadın yararına hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminat miktarı yönünden erkek lehine usulî kazanılmış hak oluşmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrası kurulan hükümde, erkek lehine miktarlar yönünden oluşan usulî kazanılmış hak dikkate alınmaksızın, erkek aleyhine artırılmak suretiyle iştirak ve yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davacı kadın vekilinin, katılma yoluyla temyiz dilekçesinin istinaf edilmeyen yön temyiz edilemeyeceğinden REDDİNE,

2.Davalı erkek vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

a.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortak çocuk yararına hükmedilen tedbir ve iştirak nafakası, kadın yararına hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminat miktarı yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,

b.İlk Derece Mahkemesi kararının ortak çocuk yararına hükmedilen tedbir ve iştirak nafakası, kadın yararına hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminat miktarı yönünden davalı erkek yararına BOZULMASINA,

c.Davalı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***