Logo

2. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/90 E., 2024/222 K.

KARAR : Bozmaya uyularak hüküm tesisi

Taraflar arasındaki boşanma ve ziynet davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve karşı boşanma davalarının kabulüne, ziynet alacağı davasının reddine karar verilmiştir.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen karşılıklı boşanma davalarında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı-karşı davalı erkek vekili dava ve cevaba cevap dilekçesinde; müvekkilinin gazi olduğunu, kadının müvekkilini hastanede bırakıp gittiğini, gazi yakınlarının devlet memuru olabildiklerini, kadın ve ailesinin bu hakkı kadın için kullanması konusunda müvekkiline baskı yaptıklarını, bu nedenle çıkan tartışmada kadının tekerlekli sandalyede bulunan müvekkiline şiddet uyguladığını, kadının müvekkilinin cebinden habersiz para aldığını, maddî konularda yalan söylediğini, birlik görevini yerine getirmediğini iddia ederek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesi gereğince tarafların boşanmalarına, erkek yararına 20.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı-karşı davacı kadın vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; iddiaların asılsız olduğunu savunarak asıl davanın reddini istemiş, erkeğin yaralanmasından sonra tarafların ortak evlerinde kalmadıklarını, erkeğin ailesi ile kaldıklarını, erkeğin müvekkilinin boğazını sıktığını, erkeğin ve ailesinin kadının giyim tarzına karışıp baskı yaptıklarını, bu dönemde erkeğin ailesinin ortak konuttaki eşyaları boşalttıklarını, erkeğin ailesinin müvekkiline baskı uyguladıklarını, erkeğin ailesinin etkisinde olduğunu, son olayda kadını almaya geldiklerini, mahallede olay çıkartıp kadına hakaret edildiğini iddia ederek boşanmaya karar verilmesi halinde kadın yararına, aylık 2.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, 30.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminata, karşı davanın kabulü ile düğünde takılan 22 ayar 360 gr bilezik ve 40 gr altın set olmak üzere 400 gram altının, nakit paranın ve bitcoinin aynen iadesine, olmadığı takdirde bedelinin ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

A. İlk Derece Mahkemesinin Birinci Kararı

İlk Derece Mahkemesinin 27.01.2022 tarih ve 2020/101 Esas, 2022/27 Karar sayılı kararı ile asıl ve karşı davanın kabulüne, tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesi gereğince boşanmalarına, kadının maddî ve manevî, erkeğin manevî tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, kadın yararına aylık 500,00 TL tedbir, toptan 9.600,00 TL yoksulluk nafakasına, ziynet davasının reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Gönderme Kararı

1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

2.Bölge Adliye Mahkemesinin 13.04.2022 tarih ve 2022/538 Esas, 2022/524 Karar sayılı kararı ile, ziynet alacağı davası yönünden deliller toplanmadan karar verildiği, kadına yemin teklif etme hakkının hatırlatılmadığı, eksik inceleme yapıldığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

C. İlk Derece Mahkemesinin Son Kararı

İlk Derece Mahkemesinin 08.11.2022 tarihli kararı ile, erkeğin bağımsız konut temin etmediği, aile içindeki huzursuzlukların bundan sonra başladığı, aile müdehalesine sessiz kaldığı, önce memuriyet hakkından yararlandıracağını vaat edip sonrasında vazgeçerek eşine karşı maddî-manevî yardımcı olma yükümlülüğünü ihlal ettiği, kadının giyim tarzın eleştirip, giyiminin aile yapısına uymadığını söyleyerek psikolojik şiddet uyguladığı, kıskanç tavırlar sergilediği, fiziksel şiddet uyguladığı, kadının ise parasal konularda eşiyle görüş birliğine varmadan ailesine bir takım maddî menfaatler sağladığı, evlilik içi yaşadığı sorunlardan kendi ailesini sık sık haberdar ettiği, eşinin memuriyet hakkını vermeyeceğini beyanı ile eşine karşı fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladığı, ziyarete gittiği baba evinden babasının müdehalesi ile eşi ile birlikte geri dönmediği bu sebeple aile müdehalesinde sessiz kaldığı, son olayda birbirlerine karşılıklı hakaret ettikleri, boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları, maddî ve manevî tazminat koşulları oluşmadığı, boşanmakla yoksulluğa düşen kadın yararına tedbir ve boşanmadan sonra tekrar karşı karşıya gelmemeleri için kadın yararına toptan yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerektiği, ziynet alacağı davasının ispat edilemediği kadın tarafından teklif edilen yemini karşı tarafın usulüne uygun olarak eda ettiği, gerekçesi ile asıl ve karşı davanın kabulüne, tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesi gereğince boşanmalarına, kadının maddî ve manevî, erkeğin manevî tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, kadın yararına aylık 500,00 TL tedbir, toptan 9.600,00 TL yoksulluk nafakasına, kadının ziynet alacağı davasının ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı-karşı davalı erkek vekili, kadının boşanma talepli dava açmadığını, karşı boşanma davası gibi hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; karşı davanın kabulü, kusur belirlemesi, manevî tazminat talebinin reddi, kadın yararına hükmedilen nafakalar yönlerinden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı-karşı davacı kadın vekili, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi, nafaka miktarı, ziynet ve eşya davasının reddi yönlerinden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 13.01.2023 tarihli kararı ile, kadın tarafından açılmış boşanma davası olmadığı, istinaf edilen diğer konularda İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile erkeğin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının ilgili bölümlerinin kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurmasına, erkeğin boşanma davasının kabulüne tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince boşanmalarına, kadın tarafından açılan boşanma davası olmadığından bu konuda harç alınmasına ve vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, kadının tüm, erkeğin diğer istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 12.12.2023 tarih, 2022/2679 esas ve 2023/612 Karar sayılı kararı ile; erkeğin ağır kusurlu olduğu, kadın yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerektiği, yoksulluk nafakasının az olduğu belirtilerek; kusur belirlemesi, kadının maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddi, yoksulluk nafakası miktarı yönlerinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına ve bozmanın kapsamı dışındaki temyize konu diğer hükümlerin onanmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; erkeğin, bağımsız konut temin etmediği, aile içindeki huzursuzlukların bundan sonra başladığı, evlilik birliğinde ailenin müdahalesine sessiz kaldığı, önce memuriyet hakkından yararlandıracağını vaat edip sonrasında vazgeçerek eşine karşı maddî-manevî yardımcı olma yükümlülüğü'nü ihlal ettiği, eşinin giyim tarzın eleştirip, giyiminin aile yapısına uymadığını söyleyerek psikolojik şiddet uyguladığı, açıklanan nedenlerle kusurlu olduğu, kadının da parasal konularda eşiyle görüş birliğine varmadan ailesine bir takım maddî menfaatler sağladığı, evlilik içi yaşadığı sorunlardan kendi ailesini sık sık haberdar ettiği, eşinin memuriyet hakkını vermeyeceğini beyanı ile eşine karşı fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladığı, ailenin evlilik birliğine müdahalesinde sessiz kaldığı, tarafların fiili ayrılığına sebep olan son olayda erkeğin kadına yönelik "Seni Trabzon'a götüreceğim, sana orada neler edeceğim, sonra buraya geri gönderip boşayacağım." demek suretiyle de kusurlu olduğu, erkeğin bu kusuru ile Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışları bir bütün olarak değerlendirildiğinde kadının, babasının isteği ile bağımsız konut vasfı taşımayan eve dönmemesinin kadına kusur olarak yüklenilemeyeceği, böylelikle kadının az kusurlu erkeğin ağır kusurlu davranışları nedeniyle evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı anlaşıldığından kadın lehine 30.000,00 TL maddî ve 75.000,00 TL manevî tazminata, boşanma ile yoksulluğa düşeceği anlaşılmakla, günümüz ekonomik koşullarına göre kadın yararın 2 yıllık süre için toptan olarak 36.000,00 TL yoksulluk nafakası takdiri ile hükmedilen nafakanın erkekten alınarak kadına verilmesine, bozma kapsamı dışında kalan yönlerden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı-davacı kadın vekili temyiz dilekçesinde özetle; tazminatların miktarı, yoksulluk nafakasının miktarı, ziynet alacağı davasının reddi yönünden temyiz yoluna başvurmuştur.

2.Davacı-davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; kusur belirlemesi, tazminatlar, yoksulluk nafakası yönünden temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, taraflar arasında görülen 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma ve fer'îleri istemine ilişkin bozmaya uygun karar verilip verilmediği, kadın yararına tazminat ve yoksulluk nafakası şartlarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği ve miktarları noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü, 174 üncü, 175 inci ve 330 uncu maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmadığı gibi bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak oluşturan yönlerin de yeniden incelenmesinin hukuken mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple;

Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***