Logo

2. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/2298 E., 2023/1833 K.

KARAR : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kadirli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2019/127 E., 2021/41 K.

Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; kadının, müvekkilinin ilk evliliğinden olan çocuklarına iyi davranmadığını, devamlı olarak para istediğini müvekkili para vermediği taktirde evi terk ettiğini iddia ederek; tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, müvekkili yararına yasal faizi ile birlikte 100.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı kadın vekili cevap dilekçesinde özetle; erkek eşin, ihtiyaçlarını karşılamadığını, ilk evliliğinden olan çocuklarının evlilik birliğine müdahalesine, müvekkilini dışlamalarına, hor görmelerine, sessiz kaldığını, müvekkiline yeni eşya alınmadığına, eski eşyaları kullanmak zorunda bıraktıklarını, eski eşinin fotoğraflarını indirmediğini, küfür ve hakaret ettiğini, evden kovduğunu, etrafa karşı kendisini küçük düşürdüğünü ileri sürülerek müvekkili lehine aylık 500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 75.000,00 TL maddî ve 75.000,00 TL manevî tazminata dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri taraflardan beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığı, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda "maddî anlamda rahat etmek için evlenen ve davacı erkeğin çocuklarına iyi davranmayan" davalı kadın ile " eve yeni eşya almayan ve eski eşinin eşyalarını kullanmaya devam eden" davacı erkeğin eşit kusurlu olduğu ve kadının boşanmakla yoksulluğa düşeceği, gerekçesi ile; davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, kadın yararına aylık 300,00 TL tedbir 500,00 TL yoksulluk nafakasına, tarafların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; kusur belirlemesi, kadın yararına nafaka takdiri ve miktarı, maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddi yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesi istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.

2.Davalı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; karşı dava konusunda karar verilmemiş olması, erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, yoksulluk nafakasının ve tazminatlar miktarı yönlerinden istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava dosyası içeriğine, dosyane, dosyadaki yazılara göre; ilk derece mahkemesi kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir aykırılığın bulunmadığı, davanın esası ile ilgili hükme etki edecek tüm delillerin dava dosyası içerisine toplandığı, kanunun olayda uygulanmasında hata edilmediği, bu nedenle inceleme konusu kararda usulüne uygun açılmış bir karşı dava bulunmadığı da dikkate alındığında davanın kabulü kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun yine kusur belirlemesinin doğru olduğu, tarafların boşanmaya neden olan olaylarda eşit kusurlu olmaları nedeniyle maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddi kararının usul ve kanuna uygun olduğu, tarafların kusur dereceleri, tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, paranın satın alma gücü dikkate alındığında kadın yararına yoksulluk nafakası takdirinin doğru, miktarının uygun ve yerinde olduğu, kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile, tarafların istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; kusur belirlemesi, kadın yararına nafaka takdiri ve miktarı, maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddi yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı kadın vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; karşı dava hakkında karar verilmemiş olması, karşı taraftan eksik harç tahsil edildiğini ve tamamlattırılmadığını, kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, yoksulluk nafakasının miktarı, reddedilen tazminatlar yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, kadının adli yardım talebinin kabulü dikkate alınarak usulüne uygun açılmış karşı dava olup olmadığı, erkeğin davanın kabulü, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun'un 190 ıncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci 133 üncü maddenin birinci fıkrası 4721 sayılı Kanun’un 4 üncü ve 6 ncı maddesi, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 169 uncu, 174 üncü, 175 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Taraflarca açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince taraflar eşit kusurlu kabul edilerek erkek eşin boşanma davasının kabulüne, kadın eş, ikinci cevap dilekçesinde karşı dava olarak taleplerde bulunmuş ise de harcı yatırılarak usulüne uygun açılmış karşı dava olmadığından, bu hususa ilişkin karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin bu kararı, davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi kadın lehine kabul edilen nafakalar ve reddedilen tazminatlar yönünden, davalı kadın tarafından ise erkeğin kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, kabul edilen nafakanın miktarı ve karşı dava talepleri yönünden istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince, tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

2.Dosyanın yapılan incelemesinde, davacı erkek vekilinin boşanma talepli dava açtığı, davalı kadın tarafından süresinde adli yardım talepli olarak cevap dilekçesi sunulduğu, kadının cevabına karşı davacı erkek vekilince cevap dilekçesi karşı dava olarak nitelendirilip karşı davaya cevap dilekçesi olarak itirazlarını sunmuşlardır. Ayrıca davalı kadın vekili tarafından süresinde sunulan ikinci cevap dilekçesi ile evlilik birliğinin çekilmez hale gelmesinde erkek eşin kusurlu olduğunu iddia ederek erkek eşin davasının reddini istemiş, karşı boşanma davalarının ve fer'î taleplerinin kabulü yönünde hüküm kurulmasını talep ettiği anlaşılmıştır.

3.Karşı dava, cevap dilekçesiyle veya esasa cevap süresi içinde ayrı bir dilekçe verilmek suretiyle açılabilecektir. Davalı kadın vekilinin ikinci cevap dilekçesinde "karşı dava" ifadesi kullanılması ve adli yardım talebinin kabul edilmiş olması ile cevap dilekçesinin karşı dava mahiyetinde olduğunun kabulü gerekir. 6100 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesine göre, maddî olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir. Kadının usulüne uygun olarak açılmış bir karşı davası olduğu gözetilerek, karşı dava hakkında da hüküm kurulması gerekirken, usulüne uygun açılmış karşı dava olmadığından karar verilmesine yer olmadığı yönünde yazılı şekilde hüküm tesisi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre yeniden hüküm kurulması gerekli hale geldiğinden tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***