Logo

2. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1431 E., 2023/1501 K.

DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Aile Mahkemesi

SAYISI : 2019/158 E., 2022/495 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın vekili tarafından kararın erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, nafakalar, tazminatlar yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1.Taraflarca karşılıklı açılan boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince kadının ağır kusurlu; erkek eşin ise az kusurlu olduğu belirtilerek asıl ve birleşen davanın kabulüyle tarafların evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle boşanmalarına ve fer'îlerine, erkek eşin terditli olarak açtığı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 162 nci maddesine dayalı davasının ise ispat edilmemesi nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kadın vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince, kadın vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu karar kadın vekilince temyiz edilmiştir. Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince davalı-davacı kadının evlilik birliği içinde sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışlar sergilediği, başka bir erkekle birliktelik yaşadığı, ortak çocuğa yönelik fiziksel şiddet uyguladığı, davacı-davalı erkeğin de evlilik birliğinin ekonomik yükümlülüklerini yerine getirmediği, müşterek konutu terk ettiği, tarafların 2016 yılından beri fiilen ayrı yaşadıkları, bu hale göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadının ağır kusurlu olduğu gerekçesi ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de yapılan yargılama ve toplanan delillerden; Ankara 6. Aile Mahkemesi'nin 2016/1892 Esas ve 2018/1919 Karar sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama neticesinde; erkek eşe, birlik görevlerini yerine getirmediği, evi ile ilgilenmediği, kadın eşin ve çocukların ihtiyaçlarını karşılamadığı, kadına fiziksel şiddet uyguladığı maddi vakıaları kusur olarak yüklenmiş ve karar kesinleşmiştir. Bu halde kesinleşen bu kusurların erkeğe kusur olarak yüklenmesi gerekir. Mahkemece belirlenen ve gerçekleşen kusurlu davranışlar ile bir bütün olarak değerlendirildiğinde boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları anlaşılmaktadır. Bu husus gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme sonucu boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadının erkeğe nazaran daha ağır kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.

2.Yukarıda (2) numaralı paragrafta açıklandığı üzere boşanmaya sebep olan olaylarda taraflar eşit kusurludur. Boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu eş yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilemez. Erkek yararına 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası koşulları oluşmamıştır. O halde erkeğin manevî tazminat talebinin reddine karar vermek gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

3.Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Yoksulluk nafakasının toptan ya da irat biçiminde ödenebilmesine karar verilebilmesi için, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile ödeme gücü ve isteklerinin göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır. Yasal olarak yoksulluk nafakasının, toptan veya durumun gereklerine göre aylık irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir. Toplanan delillerden, boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu, herhangi bir geliri ve mal varlığının bulunmadığı ve boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği ispatlanmış olup tarafların ekonomik ve sosyal durumları, evlilikte geçen süre, yaşları, yeniden evlenebilme şansları dikkate alındığında kadın yararına 4721 sayılı Kanun'un 176 ncı maddesinin birinci fıkrası nazara alınarak yoksulluk nafakası yönünden bir defaya mahsus olmak üzere "toptan ödeme" yönünde de değerlendirme yapılarak kadın yararına yoksulluk nafakasına karar verilmesi gerekirken hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, erkek yararına hükmedilen manevî tazminat ve yoksulluk nafakası yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, erkek yararına hükmedilen manevî tazminat ile yoksulluk nafakası yönünden BOZULMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***