"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve Orman Yönetimi temsilcileri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro çalışmaları sırasında ... köyü ... ada ... parsel sayılı taşınmaz orman vasfıyla Hazine adına tespit görmüş ve tespitin kesinleşmesi ile taşınmaz tapu kaydına Hazine adına tescil edilmiştir. Davacı vekili, söz konusu orman parseli içerisinde yer alan ve dava dilekçesinin ekinde koordinatlarını belirttiği yaklaşık 50 dönümlük alanın müvekkilinin 50 yılı aşkın zamandır nizasız, fasılasız, malik sıfatıyla zilyet ve tasarrufunda bulundurduğunu ileri sürerek, tapu kaydının kısmen iptali ile müvekkili adına tapuya tescilini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda dava konusu edilen taşınmazın susuz çayır vasfında olup orman sayılan yerlerden olmadığı ve davacı lehine zilyetlikle iktisap koşulları gerçekleştiğinden bahisle davanın kabulü ile ... ili, ... ilçesi, ... köyü ... ada ... parsel sayılı taşınmazın 17.10.2014 tarihli fen bilirkişileri rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 76.041,23 m2'lik kısmı ve (B) harfi ile gösterilen 6.730,03 m2'lik kısmının tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi temsilcileri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro sonucu oluşan tapu kaydının, kadastro öncesi nedene dayalı olarak iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 2004 yılında 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılmış, çekişmeli parsel orman olarak tespit görmüş ve kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişi yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 16/02/2017 gününde oy birliği ile karar verildi.