"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro çalışmaları sırasında ... köyü ... ada ... nolu parsel tarla vasfıyla davalı ... adına, ... ada ... nolu parsel orman vasfıyla Hazine adına, ... ada ... nolu parsel ise çalılık vasfıyla Hazine adına tespit görmüş ve tespitin kesinleşmesi ile taşınmazlar tapu kaydına tescil edilmiştir. Davacı vekili, söz konusu taşınmazlar içerisinde yer alan bir bölümün müvekkilinin murisi ...’a ait olduğunu bir bölümün de müvekkili tarafından satın alındığını ileri sürerek, tapu kayıtlarının kısmen iptali ile mirasçılar adına tapuya tescilini talep etmiş, 24.12.2014 tarihli celsede ise talep sonucunu daraltarak davacının miras payı oranında tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda ... ada ... parsel sayılı taşınmaz yönünden açılan dava davacı tarafça müracaata bırakıldığından davanın açılmamış sayılmasına, ... ada ... ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise özel mülkiyete konu olamayacakları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından esasa ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro sonucu oluşan tapu kaydının, kadastro öncesi nedene dayalı olarak iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 1979 yılında 6831 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılmış ve kesinleşmiştir. Genel arazi kadastrosu ise 2006 yılında yapılarak çekişmeli parseller yönünden kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli ... ada ... sayılı parselin (A), (C) ve (E) harfli alanlarının kesinleşmiş tahdit sınırları içinde, kalan bölümünün ise usulünce yapılan araştırmada orman olduğu belirlendiğine; ... ada ... parselin, (B) harfli bölümünde ekonomik amaca uygun zilyetlikle iktisap koşullarını sağlayacak bir zilyetliğin bulunmadığı belirlenerek hüküm kurulduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 16/02/2017 gününde oy birliği ile karar verildi.