"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ..., 25/01/2012 havale tarihli dilekçesi ile; .... köyünde 5304 sayılı Kanunla değişik 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan kadastro çalışmaları sırasında; 132 ada 10, 157 ada 7, 179 ada 4, 181 ada 19, 182 ada 14, 182 ada 15, 190 ada 9, 197 ada 29, 249 ada 4, 249 ada 5, 253 ada 27, 264 ada 14, 259 ada 1 ve 292 ada 1 parsel sayılı taşınmazların 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16. ve 18. maddelerine göre ... adına tespit görmesi gerekirken yapılan kadastro çalışmaları sırasında ... adına tespit gördüğünü, dava konusu taşınmazlara ilişkin kadastro tutanaklarının iptali ile taşınmazların Hazine adına tapuya kayıt ve tescil edilmesini istemiştir.
Mahkemece, dosyalar tefrik edilerek, dava konusu 259 ada 1 parsel sayılı 1889,35 m2 yüzölçümlü taşınmaz hakkında bu dosyada tutanak zilyedi davaya dâhil edilerek yapılan yargılama sonucunda: davanın kabulüne, 259 ada 1 parsel sayılı 1889,35 m2 yüzölçümlü taşınmazın kadastro komisyon tutanağının iptaliyle orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 5304 sayılı Kanunla değişik 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre orman sınırlandırması yapılmış, taşınmaz orman sınırları dışında bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu anlaşılarak Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, mahkemece, dava konusu taşınmazın kadastro komisyon tesbitinin iptaline karar verilmesi gerekirken “kadastro komisyon tutanağının iptaline” karar verilmiş olması doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle; hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan “kadastro komisyon tutanağının” ifadeleri hükümden çıkartılarak, bunun yerine “ kadastro komisyon tespitinin” ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla HUMK'nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA 20/04/2016 tarihinde oy birliği ile karar verildi.