"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Asliye Hukuk ile ... 1. Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belli edilmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü:
KA R A R
Dava, tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa dairenin bedelinin ödenmesi istemine ilişkindir.
... 4. Asliye Hukuk Mahkemesince uyuşmazlığın 4077 sayılı Kanun kapsamına girdiği ve tüketici mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
... 1. Tüketici Mahkemesi ise uyuşmazlıkta, davaya konu bağımsız bölümün bulunduğu binanın ince ve kaba sıvası ile dış cephe sıvasının, davacı tarafından yapılacağının ve satış bedelinin bir kısmının bu şekilde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, tarafların ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden kişilerden olması nedeniyle tüketici tanımı kapsamında bulunmadıkları, taraflar arasında tüketici işlemi bulunmadığından uyuşmazlık konusunun 6502 sayılı Kanun kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 4822 sayılı Kanunla değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde kanunun amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde "Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar" hükmüne yer verilmiştir. Kanunun 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukukî işlemin 4077 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut olayda; davacı vekili, davacı ile davalı yüklenici arasında yazılı konut satım sözleşmesi düzenlendiğini, davacının taşınmaz bedelinin 10,000,00.-TL'lik kısmını davalıya peşin ödediğini, sözleşme tarihinden önce var olan davacının davalıdan 18,000,00.-TL'lik alacağının mahsup edilmesi sonucu geri kalan 47.000,00.-TL'nin ise binanın tüm boya alçı vs. işçiliğinin davacı tarafından yapılması suretiyle iş karşılığı ödenmesine karar verildiğini ve müvekkilinin sözleşme yükümlülüğünü yerine getirdiği halde davalının dairenin tapusunu vermediğini öne sürerek dava konusu dairenin tapusunun iptali ile müvekkili adına tescilini, mümkün olmazsa dairenin bedelinin müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, konut satımından değil, davalı tarafından imal edilen binada davacı tarafından yapılan boya alçı vs iş karşılığı daire verilmesine ilişkin sözleşmeden, bir başka deyişle eser sözleşmesinden kaynaklandığı, davacının görülen dava ile yaptığı işin karşılığının verilmesini istediği gözetildiğinde taşeron olarak iş yapan davacının tüketici sayılamayacağı kuşkusuzdur. Davalının da tüketici olmadığı gözetildiğinde davanın genel mahkemede görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 14/11/2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.