"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Tapuda davalı adına kayıtlı olan ....ada 6 parsel sayılı 740,73 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 5304 sayılı Kanunun 6. maddesi ile değişik 3402 sayılı Kanunun 22. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi hükmüne göre yapılan kadastro haritalarının yeniden düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin yapılması işleminde, 837 ada 33 parsel sayılı taşınmaz olarak 740,67 m2 yüzölçümü ve yeni haritası ile malik hanesi “tapu kütüğünde olduğu gibi” şeklinde tesbit edilmiş, 3402 sayılı Kanunun 11. maddesine göre 25.02.2012 - 26.03.2012 tarihleri arasında ilân edildiği tutanak arkasına yazılmıştır.
Davacı ... Yönetimi, 26.03.2012 tarihinde, kadastro mahkemesinde taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde bırakıldığı iddiasıyla ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, yenileme kadastrosu nedeniyle mülkiyete ilişkin hakların inceleme konusu yapılamayacağı gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiş ve dosya genel mahkemeye aktarıldıktan sonra mahkemece 20.03.2014 tarihli 2013/11 E. ve 2014/45 K. sayılı gerekçeli kararda; taşınmazın orman sınırı içinde kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı ... Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 18.11.2014 tarih, 2014/5622 E. - 2014/9558 K. nolu ilamı ile; "... dosyada kroki niteliğinde bir örneği bulunan orman kadastro haritasındaki çekişmeli taşınmazı ilgilendiren ..... hattı ile uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapora ekli haritada gösterilen hat arasında açı, eğim, mesafe bakımından benzerlik bulunmadığı, orijinal harita ve tutanakların da dosyaya getirtilmediği, bu yönüyle rapor denetime elverişli olmamakla, yetersiz bilirkişi raporuna göre hüküm kurulamayacağı, bu durumda öncelikle yörede 1991 yılında yapılan orman kadastro çalışmalarına ait orijinal renkleri içeren orman kadastro haritası ve çekişmeli taşınmazı ilgilendiren ....hatlarına ilişkin orman kadastro çalışma tutanakları, işe başlama, işi bitirme, askı ilan tutanaklarının getirtilmesinden sonra, mahkemece, halen .....ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek iki orman mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu yardımıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan 6831 sayılı Orman Kanununa göre orman kadastrosu ve aynı Kanunun 2/B maddesinin uygulanması hakkındaki yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman
kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılması, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastro haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 10-12 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmesi, harita ve tutanaklar arasında uyumsuzluk olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceğinin düşünülmesi ve bundan sonra elde edilecek delillere göre karar verilmesi" gerektiği gerekçesiyle hüküm bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yargılamaya devam edilmesi neticesinde bu defa yerel mahkemece; "......noktalarına ilişkin Orman Kadastro Çalışma tutanakları, işe başlama, işi bitirme ve askı ilan tutanaklarının dosyasına getirtilerek bozma ilamında belirtilen nitelikleri haiz bilirkişiler marifetiyle mahallinde keşif icra edildiği, bilirkişi raporlarının dosyaya ibraz edildiği, yapılan inceleme ve oluşan kanaate göre, dava konusu edilen çekişmeli taşınmazın orman tahdidi dışında kaldığı, eylemli olarak yapılan orman incelemesinde de dava konusu yerin orman sınırları dışında kaldığı gerekçesiyle; davacının davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu .......köyünde dava tarihinden önce 26.03.1992 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması bulunmaktadır; 4999 sayılı Kanun ile değişik 6831/9. maddesi çalışmaları yapılmış, bu düzeltme işlemi sonucunda (4999 sayılı Kanun uygulaması) yeni oluşturulan orman kadastro hattı ve 3402 sayılı Kanunun 22. maddesi 2. fıkrası (A) bendine göre yapılan uygulama 25.02.2012-26.03.2012 tarihleri arasında 30 günlük askı ilanına çıkmış, 27.03.2012 tarihinde kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 7139 sayılı Kanununun 33. maddesi uyarınca Orman Yönetiminden harç alınmasına yer olmadığına
25/09/2019 gününde oy birliği ile karar verildi.