Logo

20. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

.... köyü, 120 parsel sayılı taşınmaz 19.150,00 m² yüzölçümü davalı adına tapuda kayıtlı olup, taşınmazın beyanlar hanesinde ''taşınmazın 13.404,71 m²'lik kısmı orman sınırları içinde kalmaktadır" şerhi bulunmaktadır.

Davacı Orman Yönetimi vekili, 15.04.2014 tarihli dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığı iddiasıyla orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiştir.

Mahkemece, 13/10/2015 tarihli fen bilirkişisi ek rapordaki krokide (B) ve (C) harfleri ile gösterilen toplam 13.404,71 m²'lik kısmının tapu kaydının iptali ile bu kısmın ayrı bir parsel olarak orman niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, davalının (B) ve (C) harfleri ile gösterilen toplam 13.404,71 m²'lik kısmına yaptığı müdahalenin önlenmesine karar verilmiş hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir

Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Yörede orman kadastrosu 6831 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılmış, 11/04/2012 tarihinde ilân edilmiş, itiraz edilmeyen taşınmazlar yönünden kesinleşmiştir.

1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi (kurulu) tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın (B) ve (C) harfleri ile gösterilen kısımlarının orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına,

2) Davalı ...'ın müdahalenin men'i kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince:

Türk Medenî Kanununun 683. maddesi uyarınca mülkiyet hakkı bulunan malik hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde yararlanma, kullanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Yine aynı hüküm uyarınca haksız bir elatma varsa anılan hüküm malike her türlü haksız elatmanın önlenmesini isteme yetkisi de tanımıştır.

Somut olayda, davanın açıldığı tarihte dava konusu taşınmazlar davalı ... adına tapuda kayıtlı olup, davalının haksız bir tasarruf ve elatmasından söz edilemeyeceğinden müdahalesinin men'ine karar verilemez. Bu itibarla, mahkemece elatmanın önlenmesine ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yolunda hüküm kurulmuş olması usûl ve kanuna aykırıdır.

SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bentde gösterilen nedenlerle, davalı ...'ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile tapu kaydının iptali yönünde kurulan usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,

2) İkinci bentde gösterilen nedenlerle müdahalenin men'i kararına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu yönden BOZULMASINA 13/02/2018 günü oy birliği ile karar verildi.

***