"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu ana taşınmazda 39 numaralı bağımsız bölümdeki yazlığın maliki olduğunu, davalının da aynı site içindeki 30 numaralı bağımsız bölümün maliki olduğunu ve 2014 yılı yazı döneminde imara aykırı olarak kendi evinde tadilatlar yaptığını, imara aykırı bu imalatlar sebebi ile müvekkilinin yaz dönemi boyunca, gürültü, toz vs. kirliliğine katlanmak zorunda bırakıldığını, manzarasının ve hava akımı da kapatıldığını, davalı tarafın eylemleri sebebi ile amaçladığı şartlarda ve kalitede yaşayamadığını beyan ederek; davalı tarafın imar uygulamalarına ve komşuluk hukukuna aykırı olarak yaptığı imalatların yıkılmasına, İmar Kanunu ve komşuluk hukukuna uygun hale getirilmesine, müvekkilinin huzur ve sükun içinde dinlenme hakkına, gürültü, toz çıkarma şeklinde engel olunup, manzarasının ve hava akımının kapatılması sureti ile zarar verildiğinden 20.000,00.-TL manevi tazminat ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; mahkememizin görevsizliğine, talep halinde karar kesinleştikten sonra dosyanın yetkili ve görevli ... Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, HMK 331/2 maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkemece karar altına alınmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca projeye aykırı olarak yapılan imalatların eski hale getirilmesi, müdahalenin önlenmesi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun Ek-1. maddesinde, bu Kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlığın sulh hukuk mahkemesinde çözümleneceği hükme bağlanmış olup manevi tazminat davası Kat Mülkiyeti Kanununun uygulanmasından kaynaklanmadığından; anılan Kanun maddesinin bu istem yönünden uygulama imkanı bulunmamaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 2. maddesine göre, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Manevi tazminat istemi, şahıs varlığı haklarına ilişkin olup, davanın bu niteliğine göre davaya bakma görevi asliye hukuk mahkemesine ait olduğundan, mahkemece, tek parsel üzerinde kurulu ana taşınmazdaki projeye aykırılığın giderilmesi ve eski hale getirme istemi yönünden dosyanın tefrik edilmesi, yeni esasa kaydedilerek sadece projeye aykırılığın giderilmesi ve eski hale getirme istemleri yönünden görevsizlik kararı verilmesi; diğer taraftan mahkemece manevi tazminat istemi yönünden işin esasına girilerek bu konuda bir karar verilmesi gerekirken, davadaki tüm talepler yönünden, sulh hukuk mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek, davanın bütünüyle sulh hukuk mahkemesine gönderilmesi yerinde değilidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde iadesine 18/10/2018 günü oy birliğiyle karar verildi.