"İçtihat Metni"
.........
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı dava dilekçesi ile, müvekkilinin.......... de kayıtlı taşınmazın maliki olduğunu, davalı ... Yönetimi tarafından .............bağlantısını sağlayan tünele, davacı işyerinin bulunduğu kısmın iki yanına iki adet kapı takıldığını, kapıların davacının işyerinin satılmasına ve kiralanmasına negatif etki yaptığını, dükkanını satamadığını ve kiraya veremediğini, davalı yönetimin davacının başvuruları neticesinde kapılarının birini kaldırdığını, diğer kapıyı kaldırmayacağını yazılı olarak bildirdiğini, bu nedenlerle projeye aykırı olarak konulan kapının kaldırılmasını, müdahalenin menine, projeye uygun hale getirilmesine, eski hale iadesine, müdahalenin men’i ve eski hale getirme masraflarının, dava masrafları ve ücreti vekaletin davalıya ait olmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece davalı tarafından, mağazalar arası geçiş açısından güvenlik ve yangın durumuna karşı önlem alınması bakımından yapılan kapının tadilat projesine dahil edildiğini belirtmiş olmasına karşın, yargılama sırasında söz konusu tadilat projesinin yapıldığına ilişkin dosyaya da belge ibraz edilmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile,......parselde yer alan ........161 nolu bağımsız bölüm önünde bulunan atolye bloğu ile mağaza bloğu arasındaki projeye aykırı olarak yapılan kapının sökülerek eksi hale iadesine, eski hale iade için davalıya bir haftalık süre verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerle, tapu kaydı ve yönetim planının incelenmesinden; davaya konu sitenin birden fazla parsel üzerinde kurulu olduğu ve Kat Mülkiyeti Kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin 5711 sayılı Kanunun 22. maddesi ile Kat Mülkiyeti Kanununun 66. ve devamı maddelerinde düzenlenen....... uyarınca sitede henüz toplu yapı yönetimine geçilmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle uyuşmazlıkta Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerinin değil, genel hükümlerin uygulanması gerekmektedir. Buna göre görev hususu da genel hükümler uyarınca belirlenmelidir.
Hukuki uyuşmazlıklarda asliye hukuk mahkemelerinin görevi asıl, sulh hukuk mahkemesinin görevi ise istisnadır. Özel bir kanun hükmü ile açıkça sulh hukuk mahkemesinde bakılacağı bildirilmeyen bütün dava ve işler asliye hukuk mahkemesinde görülür. Bu nedenle mahkemece, genel hükümlere göre asıl görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde bakılmak üzere dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, esas hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 18/09/2018 gününde oy birliği ile karar verildi.