Logo

20. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı dava dilekçesi ile, 12 Ocak 2014 tarihli... Etap birinci olağan genel kurulunun tutanak bakımından 526 vekalet 49 asil olmak üzere toplam 575 kat malikinin katılımı ile açılmış olarak gözüktüğünü fakat kullanılan 526 adet vekaletin usulsüz olarak kullanılarak toplantı yeter sayısının sağlandığını, müvekkillerinin toplantıya katılmak için geldiklerinde kendi aldıkları vekaletleri sunarak toplantıya katılmak istediklerini fakat bu işlemden önce kendi aldıkları ıslak imzalı vekaletlerin farklı imzalarla başka kişilerce kullanıldığının tespit edildiğini, müvekkillerinin kat malikliği sıfatı ile hazirun listesinde usulsüzlük olup olmadığı hakkında incelenme yapmak istediklerini bu işlemin şimdiki yönetim tarafından engellendiğini, sitede 1-A blokta vekaletnamelerin incelenmesinde birden fazla kullanılmış usulsüz vekaletnameye rastlandığını, kat maliklerinin vekil ettiği kişilerin oy kullanmadığını ve tevkil yetkisi verilmeden başka kişilerin oy vekaletnameleri kullandığını, yapılan toplantının oy ve arsa payı çoğunluğu şartının oluşmadığını, 12 Ocak 2014 tarihli olağan genel kurul Toplantısının iptali ile bu toplantıda onaylanan yönetimin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece 16/09/2015 tarihli celse de, davacı vekiline 70 TL eksik gider avansını tamamlamak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş ve bu durum duruşmada davacı vekiline ihtar edilmesine rağmen davacı vekili kendisine verilen kesin süre içerisinde eksik olan 70 TL gider avansını yatırmadığı, dava konusu uyuşmazlığın, yerleşmiş Yargıtay içtihatları gereği de bilirkişi incelemesi yapılmaksızın çözülmesinin mümkün olmayan nitelikte davalardan olup mahkemece 1.100 kişiye toplantı gününün tebliğ edilip edilmediğinin ve kullanılan 575 vekaletnamenin usulüne uygun olup olmadığının tespitinin imkan dahilinde olmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Dava kat malikleri kurul kararının iptali istemine ilişkindir.

01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/g maddesinde gider avansı dava şartı olarak düzenlenmiştir. Gider avansı davacının dava dilekçesine göre hesaplanıp alınan avanstır. Ayrıca HMK'nın 324. maddesinde delil ikame avansı düzenlenmiştir. HMK'nın 324.maddesinin 2.fıkrasına göre, taraflardan biri avans yükümlülüğünü yerine getirmezse diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi halde talep olunan bu delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Delil ikame avansı dava şartı olmadığından yatırılmaması halinde HMK'nın 115/2. maddesi gereğince davanın reddine karar verilemez. Mahkemece avans yatırılmayan delil ileri sürülmemiş gibi davanın esası hakkında karar verilmelidir.

Somut olayda mahkemece gider avansının ikmal edilmesi hususunda davacıya kesin süre verilmiş ise de, talep edilen giderin bilirkişi ücret gideri olduğu mahkemenin 16/09/2015 tarihli ara kararından anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece depo edilmesi istenen 70,00 TL avansın 6100 sayılı HMK'nın 324. maddesi gereği delil ikame gideri olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafından 2 haftalık kesin süre geçtikten sonra 17/11/2015 tarihinde 70,00 TL eksik gider avansının yatırıldığı dosyada mevcut tahsilat makbuzundan anlaşılmaktadır. Davacı son celseden önce eksik gider avansının tamamladığına göre davanın da uzamasına sebep olmadığı dikkate alınarak HMK'nın 324. maddesi uyarınca işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 16/01/2018 gününde oy birliği ile karar verildi.

***