"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı dava dilekçesi ile, kat maliki olan ve aynı zamanda apartman inşaatını yapan kişi olan davalı ...'ın apartman projesinde sığınak olarak gözüken yerde bazı bölümler yaparak sığınağı depo olarak çeşitli kişilere kiraya verdiğini, apartman yönetiminin sık sık kendisini bu hususta uzun zamandır uyarmasına rağmen karşı tarafın kanuna aykırı davranışının uzun zamandır devam ettiğini, Kat Mülkiyeti Kanununun 4. maddesine göre sığınakların ortak kullanım alanı olarak sayıldığını belirterek davalının müşterek sığınak üzerindeki müdahalesinin meni ile birlikte eski hale getirilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece Kat Mülkiyeti Kanununun 4/a maddesi uyarınca sığınağın ortak yerlerden sayıldığı, davalı tarafça sığınağın bağımsız bölüm şekline getirilerek kullanıldığı, ancak Kat Mülkiyeti Kanununun 42 ve 44. maddelerinde düzenlenen kararların alınmadığı ve işlemlerin tamamlanmadığı, bu nedenle davalı tarafça ortak kullanım alanına haksız olarak el atıldığının ve usulsüz olarak ilave ve yenilik yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu sığınağın projesine uygun olarak eski hale getirilmesine, Sığınağa yönelik davalının elatmasının önlenmesine, boş olarak teslim edilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava elatmanın önlenmesi istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne ve bilirkişi raporunda belirtilen dava konusu sığınağın projeye uygun olarak eski hale getirilmesine karar verilmiş ise de dosya kapsamından ve kararın içeriğinden hangi ada hangi parsel üzerinde bulunan taşınmaza ilişkin hüküm verildiği anlaşılamadığı gibi el atmasının önlenmesine karar verilen davalının dava konusu taşınmazda malik olup olmadığı dahi anlaşılamamaktadır. Bu nedenle öncelikle davacıdan hangi ada hangi parsele yönelik olarak el atmanın önlenmesini istediği açıklattırılarak bu parsele ilişkin tapu kayıtları yönetim planı ve onaylı mimari proje getirtildikten sonra mahallinde keşif yapılıp tarafların iddia ve delilleri doğrultusunda araştırma yapılıp konusunda uzman bilirkişilerden rapor alındıktan sonra sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olduğu gibi mahkemece kurulan hükümde 6100 HMK’nın 297. maddesinde belirtilen hüküm fıkrasının şartlarını da içerir mahiyette açık ve anlaşılır değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 27/02/2018 gününde oy birliği ile karar verildi.